Kendin İçin Mi Başkaları İçin Mi Yaşamak Daha İyi?
Soru: “Kimseye aldırış etmeyin, sadece kendiniz için yaşayın.” Böyle bir tavsiye hakkında ne düşünüyorsunuz?
Cevap: Bu hiçbir şeyi çözmez. “Kendin için yaşa”, yani kendim için yaşayacağım, başkasını düşünmeyeceğim. Ve sonra ne olacak?
Yorum: Bir gün aynı şekilde öleceğim, bu açık. Beni endişelendiren herkesin beni unutacak olması. Onlara bu kadar sıcaklık verdiğim herkese.
Cevabım: Bunu söylemeye gerek yok. Unutacaklar.
Soru: O zaman beni herkes, hatta uğruna çok iyilik yaptıklarım bile unutursa sonuç nedir?
Cevap: Başkalarının içinde yaşamaya niyetim yok çünkü onlar da ölümlüdür. Peki, onlara yatırım yapmamın ne anlamı var?
Soru: Amaç nedir?
Cevap: Sadece Yaradan’a yaklaşmak için.
Soru: Yani benim kendi bireysel amacım var mı?
Cevap: Elbette, aksi takdirde, insanlar ne içindir?
Yorum: “Başkaları için yaşıyorum” dediğimde, sanki başkaları için yaşıyormuşum gibi geliyor. Ama siz, “Yaradan’a yaklaşmak için başkaları için yaşıyorum” diyorsunuz.
Cevabım: Elbette, çünkü başkaları da bugün burada ve yarın yok.
Yorum: Yani diğerleri ve diğer her şey sadece ben hareket edeyim ve Yaradan’a yaklaşayım diye var oluyorlar.
Cevabım: Kesinlikle.
Yorum: Bu, demek oluyor ki, bu amaç her zaman kişinin önünde ana hedef olarak, merkezi bir amaç olarak kalmalı.
Cevabım: Ebeveynlerimin bana ne kadar yatırım yaptığını hatırlayabilirim ve bu asla benden ayrılmaz. Ama torunlarıma baktığımda, onlar pek önemsemez; büyüklerinin onların varlığı için ne kadar fedakârlık yaptığını hissetmezler. Ve böyle devam eder; bir kuşaktan sonra bu his neredeyse tamamen kaybolur.
Soru: Yani bu dünyadaki her şey geçici, gelip geçici ve sadece Yaradan’a yakınlığımız kalıcıdır?
Cevap: Elbette.
Soru: Peki, Yaradan’a yaklaşmak ne demektir?
Cevap: Yaradan’a yaklaşmak, birbirimize karşı sonsuz bir ilgi zincirine girmek demektir. Karşılıklı ilginin sonsuz olduğunu hissetmeliyiz.
Soru: Bu sonsuz mu, yoksa sonsuzluğa mı götürür?
Cevap: Bu, sonsuzluğu algılamaya götürür.
Soru: “Sonsuza dek yaşayabilirsin, sonsuzluğu hissedebilirsin” dediğimizde, gerginleşiyoruz ve bunu reddediyoruz. Acaba bunun nedeni hep kendimiz için yaşamamız mı?
Cevap: Kesinlikle.
Soru: Eğer kendimizi başkalarına yönlendirebilseydik, sonsuzluk artık bir hayal gibi görünmez miydi?
Cevap: O zaman sonsuzluğu hissetmeye başlardık. Sanki başkalarının içinde yaşar ve orada sonsuzluğu hissederdik. Duygularımızla Yaradan’a daha da yaklaşırdık ve zaman yok olur; geriye yalnızca his kalır.
Soru: Yaradan nasıl bir şeydir? “Yaradan’a yaklaşmak” dediğimde, gerçekte neyi arzuluyorum?
Cevap: Başkalarına karşı mutlak ilgiyi. Diğer kişi için!
Soru: Kendi kendimi düşünmeden mi?
Cevap: Eğer kendimi unutup yalnızca diğerini düşünürsem, o zaman sonsuzluğa girerim.
Soru: Peki “karşılığında ne alacağım?” gibi bir düşünce hiç yok mu? Böyle bir şey var mı?
Cevap: İşte bu ödülünüzdür. Tam olarak diğerine karşı tutumunuzda, sonsuzluğu hissetmeye başlarsınız.
Soru: Yani nihai hedef Yaradan’a yakınlık mı ve çevremizdeki her şey bu amaç için mi verilmiş?
Cevap: Evet.
Soru: Peki ya savaşlar, acılar, trajediler ve hastalıklar?
Cevap: Onlar olmadan bunları hissedemezdik. Onlar da gerekli. Kötü eğilim, bizlerin onun üzerinde yükseldiğimizi hissedebilmesi için bilinçli olarak yaratıldı.
Soru: Görevimiz bunların hepsinin üzerinde yükselmek mi?
Cevap: Evet.
Yorum: Anladım. Teşekkür ederim. Bunu bile aydınlattınız. İnsanlar için tüm bu acılar büyük bir sıkıntıdır, ama siz diyorsunuz ki: “O da amaç için.”
Cevabım: Bu gerekli.
Soru: Peki bu olmadan yapılabilir mi? Hayatı sadece sorunsuz bir şekilde geçirmekle?
Cevap: Hayır, bir kişi bunu yapamaz. Öfkeden, kötü eğilimden geçmelidir; aksi takdirde iyiyi hissedemeyecektir.


