Category Archives: Zohar

“Beni Arayanlar Beni Bulacaktır”

  1. Zohar, “Beni arayanlar Beni bulacaktır” metninden bahseder ve “Yaradan nerede bulunur?” diye sorar. Yaradan’ın yalnızca Tora’da bulunduğunu söylerler. Ayrıca, “Sen gerçekten de gizlenen bir Tanrısın” ayetiyle ilgili olarak, Yaradan’ın Kendisini kutsal Tora’da gizlediğini söylerler. (Baal HaSulam, “On Sefirot’un Çalışılmasına Giriş”)

Mesele şu ki, Yaradan’ı “takip edenler” ve O’nu ifşa etmek isteyenler, O’nu mutlaka ifşa edeceklerdir. Ve bu ancak Tora’yı çalışarak yapılabilir, çünkü Yaradan onun içinde gizlidir. O, Tora’yı tamamen bu koşulla yaratmıştır.

Yaradan neden Kendini gizler? Bu, O’ndan ayrıldığımızı hissetmemiz ve Yaradan’dan O’nu ifşa etmemize yardım etmesini istemeye başlamamız içindir. Bu nedenle, “Beni arayanlar Beni bulacaktır” ifadesini iyi anlamamız gerekir. Yani, bu talebin gerçekten ne olduğunu netleştirmeliyiz.

Yaradan’ın İfşasına Giden Yol


Zohar Kitabı’nı okuduğumuzda, kalpteki tüm noktalarımızı onun içinde birleştirmek istediğimiz ortak bir alan yaratmaya çalışırız; işte bu, Tora’yı çalışmak anlamına gelir. Böyle bir niyet olmadan Tora çalışması yoktur.

Kalpteki nokta, Yaradan’a yönelen arzu anlamına gelen İsrail’dir (Yaşar–El). Çalışma aracılığıyla, bizi ıslah eden ışık olan Tora’ya ulaşmaya çabalarız. O zaman, aramızdaki bağ içinde Yaradan’ı ifşa ederiz.

Aramızdaki bu bağda ve dolayısıyla Yaradan’ın ifşasında, 125 derece veya 5 dünya, yani NRNHY’nin 5 ışığı vardır.

Birleşme çabalarımıza başladığımız bağın tamamen yokluğu “bu dünya” olarak adlandırılır. Aramızdaki nihai birlik noktası ise sonsuzluk dünyası olarak adlandırılır.

İşte bu şekilde, “Adam HaRishon”, “Şehina” veya “sonsuzluğun Malhut’u” olarak adlandırılan kolektif Ruh’un tüm sistemi ifşa olur. Bu manevi kabın (Kli) formuna “Yaradan” (Kadoş Baruh Hu) denir; bu, ifşa ettiğimiz ihsan etme ve sevgi niteliğidir.

Her şey bu sistemin içinde vardır. Kabala bilgeliğinin tamamı, yalnızca “form eşitliği” yasasına göre Yaradan’ın nasıl ifşa edileceğini anlatır. Nitekim şöyle denmiştir: “Yaratılan sevgisinden, Yaradan sevgisine.” Birbirimize bağlanarak, aramızda, ihsan etmenin üst gücüne benzeyen bir bağ sistemi oluştururuz.

Zohar Kitabı’nı okurken bu tasvir her zaman gözümüzün önünde olmalıdır. Sürekli olarak, bu bağ merdiveninde nerede olduğumu, Zohar’ın o an neyi anlattığını, başkalarıyla bağ kurmak isteyip istemediğimi ya da buna karşı mı direndiğimi ve beni engelleyen şeyin ne olduğunu incelemeliyim.

Sürekli olarak yalnızca şunu düşünmeliyim: Ben (İsrail), başkalarına, bizi birleştiren güç (Tora) aracılığıyla nasıl bağlıyım ve doğru bağımızın içinde ihsan etmenin asli niteliği (Yaradan) nasıl ifşa oluyor?

Zohar’ın Bizi Etkilemesine İzin Verin

Soru: Uzun bir süre Zohar Kitabı’nı kabul edemediğinizden bahsettiniz.

Cevap: Evet, bana itici geldi. Onun gereksiz olduğunu düşündüm. Sonra ışık beni öyle bir etkiledi ki, içimde bir dönüşüm meydana geldi. Öğrencilerimle hep bu örneği kullanırım.

Soru: Peki, birisi Zohar’dan bir alıntı alıp okursa, bunun onun üzerinde bir etkisi olur mu?

Cevap: Hayır, sadece kişi bu kitap aracılığıyla kendini ıslah etmek istediği ve bir şekilde ondan bir şeyler çıkarmaya çalıştığı ölçüde bir etkisi olacaktır. Ama örneğin bir dilbilimci bu kitabı incelemek ister ve herhangi bir içsel dürtü ya da talep olmaksızın okursa, çok az bir etki alacaktır.

Soru: O halde bizi etkilemesini istiyorsak, bu niyetle mi okumalıyız?

Cevap: Evet bu yeterlidir. Bununla birlikte, Zohar’ı dostlarınız aracılığıyla hep birlikte okuduğunuzda daha da iyi olur, böylece sizi etkileyebilir ve sizi bölen egoizme karşı sizi tek bir arzuda birleştirebilir.

Soru: Diyelim ki derste oturuyorum ve Zohar’ın beni etkilemesini istiyorum. Diğer herkesi de etkileyecek bir niyeti nasıl oluşturabilirim?

Cevap: Bunun bu şekilde olmasını istersiniz.

Soru: Bunların hepsini zihnimde toplayamasam bile mi?

Cevap: Deneyin. Bu deneme sizin niyetiniz, içsel çalışmanızdır. Diğer her şey önemsizdir.

Zohar Kitabı Neden Gizlendi?

Soru: Tora’nın bir tefsiri olan Zohar Kitabı neden yazıldı? Musa’nın yazdığı Tora yeterli değil miydi?

Cevap: Hayır, Zohar Kitabı, İkinci Tapınağın yıkılmasından sonra, Zohar Kitabı’nın yazarlarının bulundukları seviyeden yazılmıştır, öyle ki en yüce seviyeyi edinebilmişlerdir. Zohar Kitabı’nda böyle yazar.

Bu, karanlığın çöktüğü son nesildir.

Zohar Kitabı, mevcut koşulumuzda, onun yardımıyla son ıslaha yükselmeye başlamamız için yazılmıştır.

Soru: Tam olarak aynı zamanda, bugüne kadar çalışılan Mişna da yazıldı ve gizlenmedi. Birkaç yüzyıl sonra Talmud’un yazımı tamamlandı ve herkes onu da çalışıyor. Ama Zohar Kitabı gizliydi. Aralarındaki fark nedir?

Cevap: Gerçek şu ki, Zohar Kitabı özel bir dille yazılmıştır. Üst dünyanın sistemini, ona nasıl yaklaşabileceğimizi ve ne yapmamız gerektiğini anlatır.

Kabala bilimi gibi, İkinci Tapınağın yıkılışından günümüze gelene kadar 2000 yıl boyunca ifşa edilmemesi gerekiyordu.

Bu “2000 yıllık” koşula “maneviyattan sürgün” denir. Tapınağın yıkılmasıyla bir reddediş ve dünyamız seviyesine, yani en yüksek seviyeyi edinmeye başlamamız gereken en karanlık koşula bir iniş söz konusudur.

Bunun için Zohar Kitabı olan bir rehberliğe ihtiyacımız vardır. Bütün Kabalistler onunla büyüdüler.

Soru: Bugün herhangi biri, Zohar Kitabı’nı, Talmud’u ya da Mişna’yı okumaya başlasa, tek kelimesini bile anlayamayacaktır. Neden diğerleri gizlenmedi de Zohar Kitabı gizlendi?

Cevap: Zohar Kitabı, Kabala’nın dilinde yazılmıştır. Bu yüzden gizlenmiştir.

Ek olarak, manevi bir yükseliş koşulunda yazılmıştır. Yazarları, onları bir araya getiren, birleştiren ve üst dünyayı nasıl edinebileceklerini açıklayan büyük Kabalist Rabbi Şimon’un on öğrencisiydi. Aralarındaki bağda ifşa olan her şeyi yazdılar. Bu, Zohar Kitabı oldu.

Mişna ve Talmud üst derecelerden bahseder, ancak daha üstü kapalı, alegorik bir şekilde. Bu nedenle onları inceleyenler bizim dünyamız hakkında konuştuklarını düşünürler. Bu ilki.

İkincisi, Mişna ve Talmud’un yazarları, Zohar Kitabı’nın yazarlarıyla aynı seviyede değillerdi. Arada büyük bir fark vardır.

Baal HaSulam’ın belirttiği gibi, Zohar Kitabı’nı yazanlar, Üçüncü Tapınak seviyesinde yani en yüksek edinim seviyesindeydiler.

Gelecek Nesil İçin

Soru: Eğer Zohar Kitabı’nı açsaydım ve kimse bana bunun önemli olduğunu söylemeseydi, muhtemelen onda hiçbir şey bulamazdım, sadece bir peri masalı. Bizimle hiçbir ilgisi olmayan birinin bu kitabı açtığını hayal edin. Orada ne bulur? Ne okur?

Cevap: Hiçbir şey, ama bu kitap hakkında benden öğrenecektir. Aynı zamanda, derslerimizin bazı kayıtlarına sahip olacaktır. Kitabı açacak ve kaydedilmiş derslerimizi izlemenin veya dinlemenin yanı sıra, onu çalışacak ve bu ona üst dünyaya bir giriş sağlayacaktır.

Bundan önce, Rabaş’ın grup hakkındaki, insanlar arasındaki bağ hakkındaki makaleleri ve ayrıca Zohar Kitabı’na yaklaşımı şekillendiren, Baal HaSulam’ın makaleleri gibi diğer literatürü okumalıdır. İşte bu şekilde Zohar Kitabı’nın kendisine ulaşacaktır.

Eminim ki sonunda insanlar özellikle bununla meşgul olacaklar.

Bence sonraki nesil nihayetinde, bir insanın şimdiki kadar çok çalışmasına gerek olmadığı sonucuna varacak. Sadece gezegenimizi tüketmek ve tamamen gereksiz şeyler üretmek için çalışmalı mı?! Sadece varlığı için gerekli olanı üretecek ve kalan tüm zamanını ise manevi bilgiyi öğrenmeye, yaymaya ve bilgi alışverişine harcayacak.

İnsanlar yavaş yavaş her iki dünyada da var olduklarını hissetmeye başlayacaklar. Eminim ki bu, bir sonraki nesilde olmasa da, ondan bir sonraki nesilde olacak. Ama kesinlikle olacak.

Yorum: Ama siz bizzat şu anki koşulda yaşıyorsunuz.

Cevabım: Kendi zamanımda yapmam gerekeni yapıyorum. Kendimi Kabalistlerin zincirinde bir halka gibi hissediyorum. Net bir amacım var. Sanırım bu, hayatımda açıkça görünüyor – neye kendimi adadığım ve neyi yerine getirdiğim. Bununla ilgili hiçbir sorum ya da sorunum yok.

Zohar Kitabı’nı Keşfedin

Soru: Zohar Kitabı ana Kabalistik Kitap olarak kalacak mı?

Cevap: Evet, çok ilgi çekici bir şekilde yazılmış güçlü bir bilgi kaynağıdır. Öyle bir tarz kombinasyonunu bir araya getiriyor ki, bundan daha çekici bir şey olduğunu sanmıyorum. Bir insanı bu kadar tatmin edebilecek başka bir şey düşünemiyorum. Eğer kişinin önünde bu kitap varsa, aslında daha fazlasına ihtiyaç yoktur.

İhtiyacınız olan tek şey onu okumak, onunla bağ kurmak ve kendinizi onda bulmak için hazırlık yapmaktır. Ama bir kez onu elde ettiniz mi, size her haliyle sonsuz derinlikler ifşa eder.

Bu kitap, dünyamızla ilgili her şeyi ifşa ediyor. Gerçekten her şeyi: trajediler, komediler, bilim, felsefe, toplum, kişisel yaşam, uzay, genel olarak her şey. Üstelik öyle bir anlatıyor ki, sanki bir tuvali dokuyor ve siz o çok yönlü ve tuhaf görünen bağlantıları hissetmeye başlıyorsunuz: “Birdenbire nereden çıktı bu?!”

Bu çok yönlülük, bu bağlantıların şaşkınlığı hayranlık uyandırıyor! Bunu başka hiçbir kitapta göremiyorum. Baal HaSulam ve Rabaş, bizi Zohar Kitabı’na yaklaştırmak için her şeyi yaptılar ama asla onun yerini alamazlar. Bu nedenle, bu kitabı anlamanız ve kendiniz için keşfetmeniz gerekir.

Ruhlar Sistemini Uyandırın

Soru: Öğretmeniniz Rabaş, bu bilgeliğin gizlendiği dönemdeki Kabalistler zincirinin son halkasıydı. Şimdi siz onun halefisiniz. Ama sistem her şeyi öyle bir şekilde düzenliyor ki.

1995’i şu anda olanlarla karşılaştırırsak, o zamanlar sadece birkaç kişi Kabala çalışıyordu, ama şimdi Kabala çalışmakla ilgilenen tüm bu insanların nereden geldiğini bile bilmiyorum. Bu nasıl oluyor?

Cevap: Bu, ruhlar sisteminin uyanmaya başladığı anlamına geliyor. Bu benimle ilgili değil. Materyallerimizi her yere dağıtsak da, onları bir vitrin gibi herkese sunmaya çalışsak da, bu tek başına insanları özellikle uyandırmaz.

Onlar yukarıdan, içlerinden, ruhlarının tarafından uyanırlar. O anda, çalışmalarına başlayabilmeleri için doğru Kabalistik materyallere sahip olmalarını sağlamak için çabalıyoruz.

Soru: Tembelliğimiz ya da hız eksikliğimiz, maneviyatın aktarılmasını geciktirebilir mi?

Cevap: Elbette. Bu nedenle, görevimi net bir şekilde bilerek, hem zaman hem de hacim açısından mümkün olduğunca yerine getirmeye çalışıyorum.

Soru: Görevinizi tam olarak biliyor musunuz?

Cevap: Hayır, beni nelerin beklediğini bilmiyorum. Belki yeni bir ihtiyaç ortaya çıkacak. Ancak Kabala’yı dünyadaki her insan için mümkün olduğunca erişilebilir hale getirmem ve kaynakları herkese sunmam gerektiğini biliyorum.

Bu, Zohar Kitabı’nı erişilebilir kılmak, ardından Rabaş’ın tüm makaleleri ve Baal HaSulam’ın Kabalistik materyalleri üzerinde çalışmak anlamına geliyor. Başka bir deyişle, bunları dünyadaki herhangi bir kişinin anlayabileceği ve kavrayarak ilerleyebileceği şekilde aktarmalıyım.

Zohar Kitabı’nı Anlamak

Soru: Zohar Kitabı dersleri sırasında, evde bilgisayarın başındaydım. Herkesle birlikte okumak beni çok etkiledi. Şu anda böyle bir fırsatım yok çünkü o sırada işte veya yoldayım. Zohar’ı okurken yalnız kaldığımda ne yapmalıyım?

Cevap: Her koşulda dinleyin. Sadece dinleyin.

Yorum: Ama Zohar’dan gelen imgeler, bana itici geliyor ve sadece dinlemeye değil, içsel bir etkileşime ihtiyacım var.

Yanıtım: Zohar’ın, grubun manevi koşulları hakkında ne söylediğini anlamaya çalışın. Sonuçta, tüm Kabala sadece onlunun manevi koşullarından bahseder, tabii ki Zohar Kitabı da buna dâhildir.

Soru: Zohar’ın söyledikleriyle meşgul olup düşünmem ve fiziksel imgeleri gözümde canlandırmamam mı gerekiyor?

Cevap: Hayır. Direnmeli ve fiziksel imgeleri gözünüzde canlandırmamalısınız. Aksine, doğru veya yanlış her şey manevi imgelere çevrilmelidir, ancak dünyevi tasvire direneceğiniz gerçeği sizin büyük zaferiniz olacaktır.

Minnettarlık İhsan Etmektir

Soru: Zohar Kitabı’nı okumaktan bilinçli olarak mutlu olmak ve aynı zamanda hissettiğim bu haz, Yaradan’a ihsan olarak kabul edilir mi?

Cevap: Hayır, bu hala bir almaktır.

Soru: Peki, Yaradan’a teşekkür ettiğimde ve bunun arkasında O’nun olduğunu anladığımda, bu ihsan mıdır?

Cevap: Evet, eğer tüm bunların arkasında Yaradan’ın olduğunu hisseder ve O’na teşekkür edersen, o zaman bu Yaradan’a ihsandır.

 

 

Büyük Öğretmenler İle İçsel Bağ

Soru: Bize iletmek istedikleri şeyi anlamaya yavaş yavaş yaklaşmak için büyük öğretmenlerle – Baal HaSulam, Rabaş ve sizinle ve onlar aracılığıyla Zohar Kitabı’nın yazarlarıyla – nasıl bir içsel bağ kurmalıyız?

Cevap: Şu anda aramızda, birbirimizle karşılıklı yardımlaşma ve bağ içinde var olan bağ türlerinden başlayarak birliğimizi inşa etmeliyiz.

Tek bir bedendeymiş gibi var olduğumuz bir koşula ulaşabiliriz ve bu koşulda manevi ışığı -Zohar Kitabı’nın ışığını- almaya başlayabiliriz.

Ve böylece yavaş yavaş bu kitabın bize ne anlatmak istediğini anlamaya yaklaşacağız.

Öğretmenlerimizi olabildiğince yakından, sanki içimizi dolduruyorlarmış gibi algılamamız gerekir. Ve onlar için ne kadar çok çabalarsak, bize o kadar yaklaşacaklardır. Sonunda onların doğrudan içimizde var olduklarını hissetmeye başlayacağız.