Sevmek Ve Sevilmek

Soru: Kişinin sevildiğini hissetmesi neden çok önemlidir?

Cevap: Bunun nedeni, kişinin sosyal bir varlık olması ve hepimizin Adam HaRişon adı verilen tek bir sistemden gelmemizdir, bu sistemde tek bir kalple, hep birlikte tek bir arzuda var olduk. Birbirimize bağlıydık ve evrim süreci boyunca birbirimizden uzaklaştıktan sonra bile hâlâ içsel bir güçle birbirimize bağlıyız.

Çevrenin bir insan üzerindeki bu kadar güçlü etkisi nereden geliyor? Zira kökümüzde, doğamızın en derininde, fiziksel olarak uzak olsak da tek bir kaynakta, tek bir koşulda, tek bir arzuda birbirimize en sıkı şekilde bağlıyız.

Ben doğa tarafından böyle yaratıldım ve bu nedenle başkalarının benim hakkımda ne düşündüğü ve söylediği benim için çok önemlidir. Bu küçük çocuklar için bile geçerlidir.

Soru: İnsan için hayatta en önemli şey, sevildiğini hissetme arzusudur. Neden?

Cevap: Çünkü çevrenin insan üzerindeki etkisi çok güçlüdür.

Doğam gereği, bir hayvan olarak fazla bir şeye ihtiyacım yoktur, ailem ve çocuklarım için biraz yiyecek, bir barınak yeterlidir. Ama var olmak için gerekli olanların ötesinde bir şey elde etmek istediğimde, toplumun gözünde tanınmak, sevilmek, saygı görmek, zengin ve zeki olmak uğruna hayatımı mahvederim.

Yıllardır büyük bir ev, özel bir araba almak için çalışıyorum. Peki, neden tüm bunlara ihtiyacım var? Çünkü bu, çevrenin gözünde saygı görüyor. Başka bir deyişle, çevremin kölesiyim.

Soru: İnsan birini sevdiğinde, bu onu çok doldurur. Bir insana bu kadar derinden nüfuz eden daha güçlü bir duygu yoktur. Birine âşık olduğunda neden kendini iyi hissediyor? Neden bu şekilde yaratıldık?

Cevap: Soru farklı şekilde sorulabilir: Neden hem sevilme hem de birini sevme ihtiyacı duyuyorum? Bu doğamızdan gelir, içimizde çevreyle ilişkilerimizi hissetme, onlardan sevgi alma ve onları sevme arzusu vardır.

Soru: Benim de onları sevmem, benim için neden önemli?

Cevap: Bu, üst kökten kaynaklanır. Biz bu şekilde yaratıldık ve bizi doğuran, besleyen doğanın üst gücünden bir izlenim alırız; aynı şekilde evden, ebeveynlerden ve aileden de. Bu yüzden benim de birini sevme arzum vardır.

Bu, dünyaya karşı olan tutumumdur; çünkü aksi halde kendimi, benim de nefret ettiğim nefret dolu insanların arasında var oluyormuş gibi hissederim. Kendi evlerinde bile sevgi hissetmeyen insanlar vardır ve onların ne kadar yanlış ve kötü şekilde büyüdüklerini görürüz. Anne babalarından, ailelerinden ve çevrelerinden sevgi görmeyen bu insanlar, bu eksiklik yüzünden yozlaşmış bireyler haline gelirler.

Ve bu doğadan gelir. Biz, izole bir şekilde var olabilecek yaratıklar değiliz. Genç hayvanların bile annelerinin sevgisine ve sürülerinin yardımına ihtiyaç duyduklarını görürüz.

Soru: Hiç sevgi hissetmemiş bir insan, başkalarına sevgi verebilir mi?

Cevap: Hayır, böyle biri ne sevgi verebilir ne de sevgi alabilir. Böyle biri çok mutsuz, eksik bir varlıktır ve var olması bile zordur.

Soru: Farz edelim ki yüz yıl sonra robot ebeveynlere sahip bir çocuk doğacak. Bu ebeveynler onunla ilgilenecek, ona kraliyet sarayındaymış gibi her şeyi sağlayacaklar fakat sevgi hissi hariç. Bu çocukta ne eksik olacak?

Cevap: Her şey! O, kendisinin her şeyle dolduğunu hissedemeyecektir. O, bu tutumdan yoksun kalacaktır çünkü bizler, Adem denen bir sistemden geliyoruz ve bu sistemde hepimiz içsel olarak tek bir beden gibi birbirimize bağlıyız. Eğer aramızda herhangi bir bağ hissetmezsek, kayboluruz. Doğa bizi desteklemez ve var olamayız.

Ne yazık ki, bu ögeye yorum yapma özelliği kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed