Category Archives: Günlük Dersler

Soruları Yanıtlama Sistemi

Soru: İnsanlar size soru sorduğunda, kelimeleri mi dinlersiniz yoksa kişinin içsel dürtülerini mi hissedersiniz?

Cevap: Mesele şu ki, ben bir soruyu ses olarak algılamam. Önce soruyu soran kişinin bir resmini kendi içimde oluşturmam gerekir; sonra bu resmi genel bir resme, genel bir imgeye dönüştürmem gerekir (bana sordukları o özel şeyle ilgili olmayan bir imgeye). Ancak bundan sonra onu gerçekten var olan doğru resimle karşılaştırabilirim.

Sonuçta, insan soruyu tam olarak doğru şekilde sormaz. Sorduğu durumu anlamıyor olabilir, onu yanlış hayal ediyor olabilir. O zaman duygularını ve olgularını uyandıran derin bir resmi ortaya çıkarmam gerekir. Tüm bu çeşitli tipte hisler, birbirinin üzerine katmanlanmış hâlde, aynı anda içimde var olmalıdır. Ancak o zaman soru soran kişiyle bağ kurabilir ve hem onun hem de diğerlerinin sorusuna cevap verebilirim.

Yorum: Bu oldukça karmaşık bir sistem!

Cevabım: Bu karmaşık bir sistem değil; başka türlü yapamam ki. Aksi hâlde nasıl bir cevap olurdu? Düz, tek katmanlı bir cevap. Oysa dört ekran olmalıdır; tıpkı Windows’ta olduğu gibi, biri diğerinin arkasında, ışığın olduğu en içteki ekrandan, üst güçten, kişinin durumlarının tasvirinden, hissedebildiği dışa doğru, oradan da sözde kelimelerle ifade ettiği daha da dıştaki ekrana kadar uzanır.

Bütün bunları hissetmem gerekir; aksi takdirde verilen cevap gerçekten bir cevap olmaz. Ya dışsal, dünyevi psikoloji seviyesinde kalır ya da yarı mistik, tam olarak açıklanmayan bir şey olur.

Soru: Farklı insanları aynı stüdyoya koyup hepsini aynı şekilde giydirsek ve hepsi aynı soruyu sorsa, her birine farklı mı cevap verirdiniz?

Cevap: Hayır. Birkaç kişi aynı soruyu sorsa bile, bunun pratikte kişiye bağlı olduğunu düşünmüyorum. Soruyu genel bir seviyeye taşımaya çalışırım ve onu hiçbir şekilde bireysel düzeyde bırakmam.

Prensip olarak, ne tür kişisel sorular olabilir ki? Hepsi aslında aynıdır. Herkes aynı durumlardan geçer; yalnızca birbirimizle karşılaştıramayacağımız o içsel hislerde küçük farklılıklar vardır. Ben kırmızıyı, sıcaklığı, acıyı ve tatlıyı nasıl hissediyorsam, sen de öyle hissedersin; fakat bunu nasıl hissettiğimizi birbirimizle karşılaştıramayız.

Sadece aynı izlenimleri aynı kelimelerle, uzlaşmaya dayalı olarak ifade ederiz. Bu yüzden, bu tür tartışmaların içine girmemiz gerektiğini düşünmüyorum.

Zohar Kitabı şöyle der: Bu çalışma, bir şeyi kendi içimizde nasıl algıladığımızı, nasıl anladığımızı ve ona nasıl uyum sağladığımızı inceleyen çok derin bir çalışmadır. Sonuçta her birimiz, tüm evrene ve tüm dünyalara yayılmış son derece karmaşık bir sistemiz. Bu nedenle, en azından şimdilik, özel ve genel hakkında konuşmak doğru değildir. Bu konu, diğer Kabala kitaplarının değil, Zohar Kitabı’nın seviyesine aittir.

Endişelenmemiz Gereken Şeyler

Soru: Bana 1995 yılında küçük bir odaya sığabilen küçük bir grupla çalışmaya nasıl başladığınızı anlattınız. Daha sonra daha büyük bir odaya taşındınız ve daha sonra şu anki binayı satın aldınız. O zamandan bu yana uzun yıllar geçti. Bina daha da büyümeli mi?

Cevap: Bunu henüz düşünmedim.

Kabala çalışmaya devam edin ve bu konuda hiçbir sorunuz olmadığını göreceksiniz çünkü Yaradan’ın, üst gücün merhametindesiniz. O size ne verirse onu alın ve bu çerçevede ıslah edin. Başka bir şey değil.

Diyelim ki binlerce kişi yerine 50 kişi kalmış olsun, endişeleneceğimi sanmıyorum çünkü bu yukarıdan geliyor. Bu benim kararım değil, benim seçimim değil. Gelip giden insanlar var ve ben onları durdurmak için hiçbir adım atmıyorum. Siz gidiyor musunuz? İyi şanslar! Hepsi bu kadar.

Neden bu konuda endişeleniyorsunuz? Tüm dünya için ve ne zaman ıslah olacağız diye endişelenin.

Herhangi bir kusur aramayın. Aksine, dostlarınızla bağ kurmanın, onlara bir şeyler vermenin, onlardan bir şeyler almanın ve onlarla birlikte olmanın doğru yolunu arayın. Sadece birlik olma üzerinde çalışın. Birliğin dışında hiçbir şey sizi rahatsız etmemelidir.

Manevi Çocuklar

Soru: Bazen ders sırasında öğrencileriniz yürümeye ya da bir şeyler yapmaya başlıyor. Nasıl sabırlı davranıyorsunuz?

Cevap: Kişi bir fincan kahve ya da soğuk su almak için ayağa kalktığında, yorgun olduğunu, yeterince uyumadığını, zor zamanlar geçirdiğini anlıyorum. Ama ben öğrencilerime sevgi ve anlayışla yaklaşıyorum.

Onlar uğruna her şeyi yaptığım insanlar; onlar benim için çocuklarımdan daha önemli. Esasen onlar benim manevi çocuklarım.

Benim onlardan başka neyim var? Bu bilgileri başka kimlere aktaracağım? Kimi eğitmek istiyorum? Onlar, onlar aracılığıyla mümkün olduğunca çok şey vermek ki böylece doğru şekilde dağıtıma devam etmelerini sağlamak.

Bu nedenle onlara karşı tutumum, yarattıkları karışıklığı biraz yumuşatıyor. Tıpkı bir annenin çocuğu gürültü yaptığında onu duyamaması gibi. Onun için bu normaldir ama bir yabancı için titreşen ve gürültülü bir şey dayanılmazdır.

Gevşemeyin!

Soru: Her ders sırasında, niyetiniz tüm alanı kapsıyormuş gibi geliyor ve oturmak, dinlemek ve her şeyi özümsemek çok hoş. Bu iyi bir işaret mi? Yoksa bir tür çalışma yapmadığımı mı gösterir?

Cevap: Bu, kendiniz için belirlemeniz gereken bir şeydir. Benden duyduklarınızı işlerken içsel bir gerilim hissediyor musunuz? Onu özümsemeniz, içselleştirmeniz, başkalarıyla bağlamanız ve bir şekilde hepsini gerçekleştirmeniz gereken bir durumda mısınız?

Yorum: Evet, böyle bir gerilim var, ancak bunu daha fazla nasıl aktaracağım net değil.

Benim Yanıtım: Ancak bu farklı bir konu.

Size bir şey söyleyeceğim: ciddi bir hazırlığınız ve ciddi bir potansiyeliniz var. Gerçekten de başarabilirsiniz. Gevşemeyin!

Yaradan’a, O’nu içimizde Kendisini ifşa etmeye zorlamak için doğru niyetle böyle bir kolektif arzu sunmalıyız. Yapmamız gereken budur.

Kalplerimizi Okuduklarımıza Yaklaştırmak

Soru: Maneviyat üzerine çalıştığımız yıllar boyunca, dersleri yazdığımız ve kenarlarına notlar bıraktığımız yığınla defter biriktirdik. Not alırken özel bir tat ve aynı zamanda bir çaba hissediyorsunuz. Dersler sırasında not almanın değeri nedir?

Cevap: Bir zamanlar not almamıza izin verilmezdi; her şeyi hatırlamak zorundaydık. Ve bu memnuniyetle karşılanırdı. Bugün her şey kaydediliyor; bunun sonu yok.

Başlangıçta ben de notlar aldım. Çok yazdım ama sonunda bıraktım.

Her şeyden önce, kalbe dikkat etmek en iyisidir. Bu yüzden kalbinizin üzerine yazın diyor; bu çok önemli.

Daha sonra kalbiniz değişse ve hatırlamak istediğiniz şey gitse bile, kalbinizi okuduğunuza, duyduğunuza yaklaştırdığınız ve içinizde kalmasını istediğiniz gerçeği kalır, her zaman kullanamasanız da. Ancak ihtiyacınız olduğunda her şeyi hatırlayacaksınız.

Kaynaklara Karşı Doğru Tutum

Soru: Kaynaklarla doğru bir şekilde bütünleşebilmek için, kaynakları okurken arzu edilmesi gereken doğru şey nedir?

Cevap: Bize verilen her şey, kişinin bilip bilmediğine, anlayıp anlamadığına, İbranice konuşup konuşmadığına veya bununla hiçbir ilgisi olmadığına bakılmaksızın, onu Yaradan’a bağlayabilmesi için gereklidir. Bu, ne bildiğinden veya anladığından bağımsız olarak herkes için geçerlidir.

Bu yüzden, ders sırasında kaynakları okuduğumuzda veya Kabala bilgeliğinin hangi bölümünü çalışırsak çalışalım, sadece şunu düşünmelisiniz: Bilge adamlar olmadan “Yaradan ile minimum bağa nasıl ulaşabilirim”! Göreceksiniz ki bu aslında çok basittir, hatta metne karşı, işe yarayan naif bir tavır diyebilirim.

Üst kaynağa tutunmak ve her yönden kendimize odaklamaya başlamak için kullanabileceğimiz daha fazla araçtan bahsediyoruz.

Kendimizi Yükselterek, Dünyayı Yükseltiriz

Dersten sonra bizler dünyanın içine gireriz, ve tüm dünya, tüm insanlık, Adam HaRişon’un tüm Kli’si, bizim-on dostun arasına girer. Dünya, onlunun içinde, bağ kurduğum dostlarımın arasında akmaya başlar ve onun düşüncelerini ve arzularını bize getirir.

Bizler, dünyanın arzularını hissetmeliyiz; aksi takdirde, genel ıslaha ulaşamayacağız. Bunun siyaset olmadığını, ekonomi olmadığını, ama Adam HaRişon’un ortak ruhunun muazzam arzusunun aramıza girip bizi etkilediğini, böylece bu engeller üzerinden birliğe dönmemiz gerektiğini anlamalıyız. Eklenen egoizme rağmen, daha da güçlü bir şekilde yeniden bağlanırız.

Kocaman dünyadan gelen izlenimler bizi ayırmamalı. Bizler, dünyadan yalnızca daha sonra ıslah etmek için çalışabileceğimiz izlenimleri alırız.

Birbirimizle olan bağımızı koparmazsak, gün içinde bizi etkileyen tüm koca dünya bize uygun bir şekilde bağlanacak, bizler de onu ıslah edebileceğiz. Kendi içimizde dünyayı ıslah ederek, onun dışarıda da değişmesine neden oluruz çünkü içsel ve dışsal arasında zaten bir bağ doğmuştur.

Eğer dünya gün içinde bizleri bölemez ve onluda birbirimizden ayıramazsa o zaman, birliğimizi ona aktarır ve böylece dünyayı ıslah ederiz. Bu, yavaş yavaş manevi Partzuf’umuzun, onun sonunun (Sof) bir parçasına dönüşür. Henüz onunla aktif olarak çalışamayız, ancak o, zaten Partzuf’un faydalı bir parçası haline gelir.

Böylece günbegün dünyadan yeni arzular emer ve birliğin gücünü ona aktarırız. Tüm insanlık bir Kli’ye, tek bir ruha aittir. Onluda birleşmeye çalışarak, dolayısıyla manevi kabın ve başın (Toch ve Roş) iç kısmını inşa ederiz. Ve henüz birliğe gelmemiş diğer tüm insanlar, Partzuf’un sonudur (Sof). Bu nedenle, bu arzuları birleştirmeliyiz.

Genel ıslah zamanında yaşıyoruz ve bizler tüm dünyayı düşünmeliyiz. Bu nedenle, keşişler gibi bir mağarada, küçük yerleşim yerlerinde yaşamış geçmişin Kabalistlerinin aksine, bizler insanlar arasındayız. Kabalistler her zaman yalnızlık için çabaladılar çünkü henüz dünyayı ıslah etmek için çalışmaya gerek yoktu.

Ama biz farklı bir zamanda yaşıyoruz ve istesek de istemesek de tüm dünyadan izlenimler alıyoruz. Gün boyunca onun arzularını emeriz ve onları işlememiz gerekir. Ve onluda birleştiğimizde, birleşmemizin dünyadan alınan arzuları da içerdiğini hesaba katmalıyız. Ve koca dünyaya geri döndüğümüzde, onu ıslah olmuş arzularla etkileriz ve dünya değişir, ıslah ve birleşmenin gerçekleşmesine doğru ilerler.

Erkekler, Kadınlar ve Islah Olmuş Ruhlarla İlgili

Soru: Neden kadınlar daha sonra yapabilirken, erkekler sabah derslerini dinlemelidir? Onlar daha fazla ıslah olduğundan mı?

Cevap: Çünkü biz birbirimizden farklıyız.

Soru: Kadınlar erkeklerden daha fazla mı “ıslah olmuş”? “Üst Plan” özellikle kadın bedenlerine daha çok ıslah olmuş ruhları mı yerleştirir?

Cevap: Evet, onlar daha çok ıslah oldu; onlar noksanlıklarını hissetmiyorlar.

Regarding Men, Women, And Corrected Souls

Günlük Kabala Dersi

1. Bölüm: Şamati Makalesi, No: 189: Eylem Düşünceyi Etkiler

Video –   Mp3

2. Bölüm: Zohar Kitabı – Yaratılış Bölümü Sayfa 66

Video –   Mp3

(Bu bölümün çevirisi olmadığından İbranice linkleri verilmiştir.)

3. Bölüm: Talmud Eser Sefirot – Sayfa 322

Video –   Mp3

(Bu bölümün çevirisi olmadığından İbranice linkleri verilmiştir.)

4. Bölüm: Baal HaSulam’ın Yazılarından – Özgürlük Makalesi

Video –   Mp3