Category Archives: Rabaş

Baal HaSulam’ın Yüceliğini Tanıyın

Soru: Bize, Baal HaSulam’ın yolunu ve metodunu nasıl izleyip hedefe en hızlı şekilde ulaşabileceğimiz konusunda tavsiyelerde bulunabilir misiniz?

Cevap: Baal HaSulam’ın yazdığı her şeyi ve onun metodunu genel olarak zaten çalıştık. Şimdi sadece bunu uygulamamız gerekiyor. Bu kişiyle, bu ruhla, onun hayatının eseriyle tanışmakla onurlandırıldık. Onun düşünceleriyle yaşıyoruz; onun inşa ettiği “binada” var oluyoruz.

Kabala bilgeliği gelişiyor çünkü ruhlar gelişiyor. Giderek daha fazla ruh, son ıslah aşamasına geliyor; kendi farkındalıklarına yaklaşıyorlar.

Son sürgün sona erdi ve şimdi bizler, bu son sürgünden tam kurtuluşa, Yaradan’ın ifşa olmasına doğru geçen ilk kişileriz. Burada gerçekten desteğe, yardıma, büyük bir ışığa, Baal HaSulam’ın bize aktardığı çalışmaya ihtiyacımız var.

Bunu kullanmanın bize ne kadar yardımcı olduğunu kendi içimizde görebiliriz; onun metodunu tam olarak izlersek, ıslah eden ışığı uyandırdığımızda başarıya ulaşırız.

Bu ışık hala içimizde gizli bir şekilde etki ediyor ve sonuçları dışarıdan pek görünmüyor. Ancak her geçen gün bu güç büyüyor, daha görünür hale geliyor ve biz de onu daha fazla hissedebiliyoruz. Umarım yakında okuduklarımızı hissetmeye ve bu formları, nitelikleri ve tasvirleri kendi içimizde hissetmeye başlayacağız.

Zohar Kitabı’nda ve On Sefirot’un Çalışılması’nda okuduğumuz her şey, tüm bu tasvirler içimizden geçecek ve bunun bir film olduğu bizim için netleşecek.

Şu anda arzularımız, bize bu dünyanın resmini çizdiği gibi, daha sonra da arzularımız, sadece ihsan etme arzumuz, bize ikinci doğanın, üst dünyanın resmini çizecek. O zaman Baal HaSulam’ın bizim için ne yaptığını anlayacağız!

O aslında, kişinin ancak edinimin ifşasından sonra Tora’yı çalışmaya başladığını yazar. Sonuçta, gelecek dünyanın resimlerini ifşa ettiğinizde, tüm bunların ne için olduğunu bilmeniz gerekir! Yetişkinlere ihtiyaç duyan bir bebek gibi.

O zaman Baal HaSulam ve RABAŞ’ın sizi küçük bir çocuk gibi önemsediğini ve size tüm dünyayı açıkladığını hissedeceksiniz.

Onların yardımıyla, bunun daha derinine inmeye, anlamaya ve kendi bağımsız eylemlerinizden bazılarını gerçekleştirmeye başlayacaksınız.

Her seferinde daha fazla ilham alırsınız ve bu harika öğretmenler, her an, her adımda sizinle ilgilenen ve sizi destekleyen bu iki eğitmen, sizin yanı başınızda durur.

Baal HaSulam’ın yarattığı girişimin, yaptığı o büyük hazırlığın; “çocuk bakımı”nın, “okul”un ve bizim için hazırladığı manevi yaşamın tüm “üniversitesinin” önemini henüz kavrayamadık. O olmasaydı, hiçbir Kabalistik okul bize yardım edemezdi.

Baal HaSulam’ın metoduna göre, yaptığımız ifşalara ve manevi dünyayı edinmemize ancak onlar katkıda bulunabilirler.

Gerçekten umuyorum ki böyle bir ifşaya ulaşacağız ve o zaman onun gerçek yüceliğini ve bize olan sevgisini anlamaya başlayacağız. Bundan sonra, farklı bir seviyede etkileşim kurabilir ve birbirimizi anlayabiliriz.

Gerçek dünyada, her şeyi gerçek bir bakış açısıyla ele alıp tartışabileceğimiz ve birbirimizi anlayabileceğimiz bir yerde sizinle buluşmayı fazlasıyla umuyorum.

Tüm bunları RABAŞ ve Baal HaSulam ile birlikte, onların yardımıyla yapacağız. Onların bizi sürekli desteklediğini ve özenle sarmaladığını hissedeceksiniz.

Onlara layık olmaya çalışacağız!

Bir Çocuğa Annesinden Daha Yakın Kimse Yoktur

RABAŞ, babası Baal HaSulam’ın, onun yolunu izleyerek ve tavsiyelerine uyarak Yaradan tarafından O’na yapışmak için bize ebedi hayatın verileceğini vaat ettiğini söylemiştir.

RABAŞ’ın kendisi, yalnızca babasının çalışmalarını ve öğütlerini kullanarak yüksek manevi edinime ulaşmıştır. Bizim neslimize üst dünyayı ifşa etmek için Baal HaSulam’ın çalışmalarından başka pratik bir yöntem yoktur.

Bu nedenle onun ruhu bize özellikle yakındır. Sonuçta her şeyi bize olan faydasına göre değerlendiririz. Musa, RAŞBİ, ARİ, Baal HaSulam ve RABAŞ gibi Kabalistlerin mertebelerini karşılaştırmayız.

Nasıl ki bir çocuk için en önemli şey annesiyse, ben de benden önceki ruha: RABAŞ ve Baal HaSulam’dan manevi sonsuz yaşamı alma açısından, bağlıyım. Elbette daha birçok yüce ruhlar vardır, fakat biz manevi sisteme yalnızca RABAŞ ve Baal HaSulam aracılığıyla bağlanabiliriz.

“Baruch’un Oğulları” Olarak Anılmanın Onuru

Rav Baruch Shalom HaLevi Ashlag (RABAŞ), Kabala’nın tüm bilgeliğini aldığımız kaynaktır. Hepsi bize onun ağzından akar. Onun tüm makaleleri, tüm açıklamaları ve büyük babası Baal HaSulam’dan aldığı tüm öğretileri, onun aracılığıyla bize aktarılır. Umalım ki tüm bunları, o yüce ruhun şerefine, doğru bir şekilde kabul edelim ve gerçekleştirelim.

Elbette manevi dünyada ölüm diye bir şey yoktur. Bu nedenle, bugün bile RABAŞ olarak anılan aynı güç tarafından yönetiliyoruz. Bunu anlamalı, hissetmeli ve onun bize bıraktığı mirastan asla kopmamalıyız. RABAŞ’ın yazılarını tüm ana dillere tercüme etmek ve tüm dünyaya yaymak bizim yükümlülüğümüzdür.

Onun tüm öğüt ve tavsiyelerini mümkün olduğunca titizlikle ve dikkatli bir şekilde yerine getirmeli ve onu Öğretmenimiz ve manevi babamız olarak görmeliyiz. Manevi dünyada, sonsuzlukta, bu dünyadaki ve ötesindeki yaşamımız boyunca elde edebileceğimiz her şey buna bağlıdır.

Dereceler ve ruhlar merdiveni asla değişmez ve bu nedenle hepimiz ona bağlıyız. RABAŞ, onunla ve birbirimizle olan bağımız aracılığıyla yaşamı aldığımız kaynaktır. Bu nedenle, kuruluşumuz onun adını taşır: Bnei Baruch (“Baruch’un Çocukları”).

Bizler gerçekten onun oğullarıyız, bu onura layık olalım!

Gelin ve bize kutsal ışıklarını veren ve ruhlarını ruhlarımıza iyilik yapmaya adayan öğretmenlerimize ne kadar minnettar olmamız gerektiğini görün. Onlar, çetin azap yolu ile tövbe yolu arasında ortada dururlar. Bizi ölümden daha zor olan ölüler diyarından kurtarırlar ve en başından beri hazır ve bizi bekleyen ilahi hazlara, yüce nezakete ve payımıza düşen hoşluğa ulaşmaya alıştırırlar…

Bilgelerimiz zaten şöyle demişlerdir: “İbrahim, İshak ve Yakup gibilerin olmadığı hiçbir nesliniz yoktur.” (Baal HaSulam, Panim Meirot uMasbirot Kitabının Girişinden, Madde 8)

Bu, Kabalistlerin kendilerinin manevi yaşamın kaynağı olduğu ve Yaradan’dan gelen bolluğun bize aktığı, dünyamıza ıslah ışığı ve doyum ışığı olarak indiği anlamına gelir. Işık, Adam HaRişon’dan itibaren tüm Kabalistler zincirinden geçer ve biz onu RABAŞ’tan alırız.

Bu nedenle, bize kutsal ışıklarını aktaran ve ruhlarını ruhlarımıza iyilik yapmaya adayan öğretmenlerimize minnettarlığımız ne kadar büyüktür.

RABAŞ Bizim İçin Yolu Açar

Dolayısıyla, bize kutsal ışıklarını veren ve ruhlarını, ruhlarımıza iyilik yapmaya adayan hocalarımıza ne kadar müteşekkir olmamız gerektiğini gelip görün. Onlar ağır ıstıraplar ile tövbe yolunun ortasında dururlar. Onlar bizi ölümden beter olan ölüler diyarından kurtarırlar. (Baal HaSulam, “Panim Meirot uMasbirot” Kitabına Giriş)

Büyük Kabalist, öğretmenimiz RABAŞ’ın anma gününde, gerçeklikten uzak olan maddi dünyada adet olduğu gibi, anılara kapılmıyor ve onun vefatına yas tutmuyoruz.

Bu günü, kökümüze daha da güçlü bir şekilde bağlanmak, tutunmak, daha da yakınlaşmak için bir fırsat olarak algılıyoruz. Çünkü RABAŞ, Yaradan’ın bize belirli bir formda ve güçteki ifşasıdır.

Yaradan’a, bize böyle bir elçi gönderdiği ve bu elçi aracılığıyla üst güce yaklaşma, kendimizi ıslah etme ve bizlere Yaradan’a benzeme olanağını açtığı için teşekkür etmek isteriz. RABAŞ aracılığıyla kendimizi Yaradan’a bağlarız çünkü o, bizimle Yaradan arasında bir ara derecedir ve onun sayesinde var oluruz ve onun aracılığıyla manevi yükseliş için gerekli olan her şeyi alırız.

RABAŞ, bizi Yaradan’la bağlayan bir sistem olarak bize ifşa olur, bu sistem aracılığıyla kendimizi gerçekleştirebilir ve gerçeğe yaklaşabiliriz. Bu nedenle, onun dışsal görünüşünü ve dünyevi alışkanlıklarını değil, her şeyden önce onu, Yaradan’ın bize karşı özel bir ifşası, Yaradan’ın böyle bir formda tezahürü olarak düşünürüz.

RABAŞ’a ne kadar çok değer verirsek, Yaradan’a o kadar çok yaklaşırız, Yaradan’ın onun aracılığıyla yarattığı o özel ifşayı yüceltiriz. Böylece “RABAŞ” olarak adlandırılan bu üst güç, bizi Yaradan’a bağlayan ve O’na yaklaştıran bir kanal haline gelir.

Yaradan’ın bu ifşası, bir dereceye kadar dışsal biçimde görünmüştü, sonra bu dışsal görünüm kayboldu. Ancak biz, bu dışsal yok oluşa, bu sönükleşmeye rağmen, aynı şekilde kendimizi içsel olarak aydınlatmalı ve RABAŞ’la, bu manevi kökle, daha yüksek derecemiz gibi bağ kurmalıyız ki onun aracılığıyla Yaradan’la bağ kuralım.

Yaradan, bazı özel ruhlar aracılığıyla alt derecelerdeki birçok ruha etki eder. Sanki beyin, önemli bir organa komut verir, o da vücudun çeşitli hücrelerine sinyaller gönderip onların davranışını yönlendirir. Baal HaSulam’ın devamı olan RABAŞ, bizim neslimizde bir dönüm noktası oldu — manevi yükselişin modern, pratik metodunun kaynağı oldu.

Bu nedenle, onunla bağ kurma, ondan çağımıza uygun metodu alma ve onu uygulama fırsatının bize bahşedilmiş olmasının, bize ne büyük bir armağan olduğunu anlamalıyız.

Öğretmenimiz RABAŞ’a o kadar minnettar olmalıyız ki, onun ruhu, gerçekliğin bu parçası, tüm ıslah metodunu oluşturup bize aktarabilecek kadar yüceydi. O olmasaydı, manevi dünyaya ulaşmamız olağanüstü derecede zor, hatta belki de tamamen imkânsız olurdu.

Üst güç, Adam HaRişon sisteminde yayılır; yukarıdan aşağıya doğru ifşa olarak sistemin her parçasına hayat verir. Ve ışık, Adem HaRishon’un beden zincirindeki bir sonraki organları canlandırmak için, sistemin alt katmanlarına yayılmak zorunda kaldığında, sistemin daha yüksek, özel parçalarının, bu çalışmaya dahil olması ihtiyacı ortaya çıkar.

Gelişim yukarıdan aşağıya doğru işler; dolayısıyla, daha alt bir derece geliştiğinde, bu bütün üst derecelerde değişiklikler doğurur. Her ıslah, “Son Nesil” denilen daha aşağı ruhları uyandırmak, onları da Yaradan’a benzerliğe getirmek içindir.

RABAŞ, bütün neslimiz üzerinde etkili olan büyük, evrensel bir gücü simgeler. Bize düşen tek şey, Baal HaSulam’ın metodunu – ki RABAŞ tarafından bize aktarılmış ve açıklanmıştır – gerçekleştirmektir. Bu nedenle, dünyayı tek bir sistem olarak algılamak ve bunu doğru biçimde uygulamak için, RABAŞ’ın makalelerini çalışırız, RABAŞ bizi en pratik biçimde buna yönlendirir.

Baal HaSulam bize bir rehber olarak değil, tüm yaratılışı baştan sona, hatta sınırlarının ötesine kadar bilen bir bilim insanı olarak ifşa olur. RABAŞ ise tıpkı bir yetişkinin bir çocuğa rehberlik etmesi gibi, elimizden tutar ve ıslahın sonuna kadar bu yolda bize rehberlik eder. O bizlere yolu açar ve yanımızda yürür.

Bizim neslimizde ifşa olan ağır, bayağı ruhlar, RABAŞ’ın ortaya koyduğu metot olmadan Yaradan’la yapışmaya ulaşamazlardı. Çünkü RABAŞ, Baal HaSulam’ın yazdığı o yüksek derecelere nasıl ulaşılacağını açıklar.

Baal HaSulam, daha yüksek dereceler ve daha yüksek koşullar hakkında bilimsel bir araştırmacı gibi yazar. RABAŞ ise bu derecelerin kendisinden değil, insanın bunları edinmek için yapması gereken içsel çalışmadan yani araçlardan: çevre, birlik, kendini iptal etmekten bahseder.

Baal HaSulam bu kitaplarda tüm üst sistemi anlatır, ancak bu kitaplar kişinin yükselebilmesini sağlayacak ders kitapları değildir. O, bir senfoni bestelemiş bir besteci gibidir. Fakat o eseri okuyup çalabilmek için önce nota bilgisini ve gam tekniğini öğrenmemiz gerekir. Bunun için başka birine, bir öğretmene ihtiyacımız vardır ve işte bizim için böyle bir öğretmen, bizi tüm yol boyunca yönlendiren RABAŞ oldu.

Onun açıklamaları olmasaydı, Baal HaSulam’ın öğretilerinde kafamız karışabilir ve bunları kendi hayal gücümüze göre yanlış yorumlamaya başlayabilirdik. Ancak RABAŞ’ın bu tür bir başarıya ulaşmamızı sağlayan açıklamalarını fark edersek, o zaman Baal HaSulam’ın ne hakkında yazdığını anlamaya başlarız.

Baal HaSulam Ve Rabaş’ın Öğretileriyle “Beslenmek”

Soru: Baal HaSulam, ARİ’nin başlattığı ruhun ıslahına ne eklemiştir?

Cevap: ARİ’nin kendisi hiçbir şey yazmamıştır. Yazanı, öğrencisi Marhu (Chaim Vital) idi ve yazıları ARİ’nin ölümünden sonra üç nesil boyunca yayımlandı.

Baal HaSulam, ARİ’nin tüm öğretilerini açıkladı ve sistematik hale getirdi. Ondan önce, ARİ’nin öğretisi yapılandırılmış bir şekilde düzenlenmemişti ve bu yüzden onu doğru bir şekilde çalışmak mümkün değildi. ARİ’yi çalışmaya başlayan birçok kişi sonunda Ramak’ın eserlerini çalışmaya yönelirdi.

Baal HaSulam’ı keşfedene kadar ben de Ramak’ı çalıştım. Ramak’ın kitapları açık ve düzenli olduğu için ARİ yerine Ramak’ı çalışmayı tercih eden birçok Kabalist gördüm.

ARİ’nin yazıları yapılandırılmış değildi. Baal HaSulam onları sistematik hale getirdi, detaylandırdı, açıkladı ve düzenledi: üç çizgi, birinci ve ikinci kısıtlamalar, Yaradan ve yaratılan varlık, dünyaların tanımları, Sefirot, Partzufim, NRNHY, KHB, ZON ve hatta Elan kitabında üst dünyaların diyagramlardan oluşan bir koleksiyon bile oluşturdu.

Her ne kadar daha sistematik hâle getirebileceği bazı bölümler eksik olsa da (örneğin Adam HaRishon ve BYA’nın saf olmayan dünyaları), bunlarla ilgilenmemeyi tercih etmiş gibi görünüyor. Baal HaSulam olmasaydı, ARİ’nin metoduna sahip olamazdık. ARİ’yi anlamak imkânsız olurdu.

Bugün diğer Kabalistleri okuduğumuzda, onları yalnızca Baal HaSulam’ın çalışmalarına aşina olduğumuz için anlayabiliyoruz. O olmasaydı, kafamız karışırdı.

İster Hasidizm, ister Ramak, ister Agra üzerine kitaplar olsun, ne okursanız okuyun, bunları yalnızca Baal HaSulam’ı çalıştığınız için anlarsınız. Rabaş’ın makaleleri olmasaydı, bizden ne istendiğini ve Yaradan çalışmasının gerçekte ne anlama geldiğini anlayamazdık.

Birbirlerini tamamlayan bu iki Kabalist; Baal HaSulam ve RABAŞ olmasaydı, ıslah metoduna doğru bir yaklaşıma sahip olamazdık.

Ruhumun Kökü Onda

Soru: Siz duygusal bir insan değilsiniz, öyleyse neden öğretmeniniz Rabaş hakkında konuştuğumuzda, gözlerinizin aniden nemlendiğini, sanki başka biri gibi olduğunuzu görüyorum? Gerçekten başka birisi gibi!

Cevap: Yapacak bir şey yok çünkü ruhumun kökü onda. Bu yüzden farklılaşıyorum.

Soru: Ruhunuzu bu şekilde buldunuz, değil mi?

Cevap: Evet, yani bir şekilde, onunla tanışmadan milyonlarca yıl önce, ruhumun kökü oradaydı ve ben de onu bulana kadar orada yavaş yavaş onu arıyormuş gibiydim. Bunu nasıl kelimelere dökebilirim bilmiyorum.

Soru: Yani bu hayattaki yolculuğunuz, tüm arayışlarınız bir şekilde ruhunuzun bu köküne mi çıkıyordu?

Cevap: Evet.

Yorum: O zaman siz mutlu bir insansınız, ruhunuzun kaynağını bulmuşsunuz. Herkesin buna ihtiyacı vardır.

Cevabım: Herkes buna sahip ve herkes bunu aramalı.

Büyük Rabaş

Yorum: Size ve Baal HaSulam’ın yazılarına kendimi yakın hissediyorum, ancak Rabaş sanki ikisinin arasında bir yerde duruyor ve onu tam olarak kavrayamıyorum.

Cevabım: Bir yandan seni anlıyorum. Ancak öte yandan, durum tamamen böyle değidirl. Rabaş bize manevi çalışmanın tüm temellerini verdi. Ondan önce, sistematik olarak sunulmamışlardı. Kabalistler ya Tora üzerine yorumlar yazdılar ya da mektuplar ve makaleler yazdılar, ancak kişinin Yaradan’ı edinmek için yapması gereken içsel çalışmanın sistematik bir sunumu, bize sadece öğretmenim Rabaş tarafından verildi.

Bu konuda 500’e yakın makale yazdı. Onlarda, manevi yola sıfırdan başlayan ve ilerleyen bir kişinin tüm koşullarını kesinlikle ifade etti.

Rabaş’ın yaptığı şey, Kabala‘ya paha biçilmez bir katkıdır! Bu, yeni başlayan biri için o kadar paha biçilmez, yeri doldurulamaz bir yardımdır ki, Zohar Kitabı’ndan, On Sefirot Çalışmasından veya başka herhangi bir eserden alınamayacak bir yardımdır!

O, bir yandan büyük bir Kabalistti, öte yandan ise kendini gizleme biçimiyle, her şeyi saklayışıyla ve babasının gölgesinde kalışıyla son derece gizli ve marifetli biriydi.

“Bir şekilde onu görmüyorum, sadece kayıp gidiyor” derken haklısınız. Gerçekten de: “Ben kimim ki? Babam büyük bir Kabalistti.” diyerek kendini küçülttü.

Rabaş, öyle keşiflere, öyle başarılara ve öyle yazılara sahip en büyük Kabalistti ve tüm bunlara rağmen, bunları sürekli olarak “Sadece biraz çalışıyorum” vb. diyerek sakladı. Kimse onu tanımıyordu ya da anlamıyordu.

O harika bir uygulayıcı, harika bir sistemleştirici, harika bir öğretmen, harika bir eğitimciydi!

Makalelerinde, her insana, her ruha, her tarza, her zaman ve içinden geçtiğimiz durumlara uygun, çeşitli formlarda manevi çalışma sistemini ortaya koydu.

Yaptığı şey hakkında durmadan konuşabilirim! Onun benim öğretmenim, bana en yakın ve en değerli kişi olmasından dolayı değil, gerçekten bizim için bir şey yaptığı için ve onsuz ileriye doğru tek bir adım bile atamazdık. Atamazdık!

Artık nihayet makalelerini ciddi bir şekilde çalışmaya başladığımıza göre, umarım bunun farkına varırız. Bu başka hiçbir şeyle kıyaslanamayacak kadar ciddi bir çalışmadır.

Rabaş – İçsel Manevi Çalışma Ansiklopedisinin Yaratıcısı

Baal HaSulam saf bilimle uğraşan bir bilgindi. Yüksek akademik bir üslupla yazardı. Ve öğretmenim Rabaş bize çok yakındır. Bizi kollarıyla tutar ve bize: “İşte böyle yürümelisiniz. İşte tam da bu yüzden böyle ve böyle koşullar yaşıyorsunuz.” diye gösterir. Sizi sürekli küçük bir çocuk gibi yönlendirir, yardım eder, besler, kundaklar, sizi büyütmek için her şeyi yapar.

Rabaş, özünde, içsel manevi çalışmanın Kabalistik bir ansiklopedisini yaratmıştır. Makalelerinde geçmemiz gereken tüm koşulları açıklamıştır. Bu nedenle, kişi bunları her zaman çalışırsa, hiçbir sorunu olmaz.

Bu makalelerin kısaltılmış bir versiyonu üzerinde çalışırken ve onları tekrar tekrar gözden geçirirken, bunun bir çocuğun onsuz hayatta kalamayacağı bebek mamasına ne kadar benzediğini görüyorum. Kişi, Baal HaSulam’ın gerçekte kişiye verdiği Kabala besinini alamaz. Baal HaSulam onun üzerine öyle bir ışık döker ki, sanki bir bebeğin önüne biftek koymuş gibidir.

Ama Rabaş öyle yapmaz.  Tüm bunları lapaya, haşlanmış sebzelere, uygun porsiyonlarda tüketilebilecek süte dönüştürür. Bunu inanılmaz bir şekilde başardı! Ve öyle bir tarzda, öyle bir biçimde ki, tarif etmek imkânsız!

Nasıl yazdığını hatırlıyorum, her gün biraz daha, biraz daha, biraz daha ve haftanın sonunda makale ortaya çıkardı. Bana verirdi, ben de kopyalarını çıkarır ve öğrencilere dağıtırdım. Ve sonraki hafta boyunca yeni bir makale çıkana kadar onu okurduk. Ve sonra yine aynı şey. Başka bir deyişle, manevi alanda ustalaşmaya yönelik sistematik, içsel, manevi bir çalışmaydı.

Zohar Kitabı’nı Keşfedin

Soru: Zohar Kitabı ana Kabalistik Kitap olarak kalacak mı?

Cevap: Evet, çok ilgi çekici bir şekilde yazılmış güçlü bir bilgi kaynağıdır. Öyle bir tarz kombinasyonunu bir araya getiriyor ki, bundan daha çekici bir şey olduğunu sanmıyorum. Bir insanı bu kadar tatmin edebilecek başka bir şey düşünemiyorum. Eğer kişinin önünde bu kitap varsa, aslında daha fazlasına ihtiyaç yoktur.

İhtiyacınız olan tek şey onu okumak, onunla bağ kurmak ve kendinizi onda bulmak için hazırlık yapmaktır. Ama bir kez onu elde ettiniz mi, size her haliyle sonsuz derinlikler ifşa eder.

Bu kitap, dünyamızla ilgili her şeyi ifşa ediyor. Gerçekten her şeyi: trajediler, komediler, bilim, felsefe, toplum, kişisel yaşam, uzay, genel olarak her şey. Üstelik öyle bir anlatıyor ki, sanki bir tuvali dokuyor ve siz o çok yönlü ve tuhaf görünen bağlantıları hissetmeye başlıyorsunuz: “Birdenbire nereden çıktı bu?!”

Bu çok yönlülük, bu bağlantıların şaşkınlığı hayranlık uyandırıyor! Bunu başka hiçbir kitapta göremiyorum. Baal HaSulam ve Rabaş, bizi Zohar Kitabı’na yaklaştırmak için her şeyi yaptılar ama asla onun yerini alamazlar. Bu nedenle, bu kitabı anlamanız ve kendiniz için keşfetmeniz gerekir.

Öğretmenle Bağ Kurmanın Gücü

Soru: Kendimizi öğretmene karşı hükümsüz kıldığımızda, sanki onun perdesine dahil oluyoruz. Bunun maddenin dışında gerçekleştiğine, fiziksel bedenin acısının bile bu yapı kadar önemli olmadığına dair bir his var.

İnşa etmekte olduğumuz bu güç manevi, maddesiz, doğru mu?

Cevap: Bu sizin öğretmenle, genel olarak bir sonraki dereceyle olan bağınızın gücüdür.

Öğretmenle bağ kurarak onun bilgisine ve inancına bağlanmış olursunuz. Yani, küçük olanın büyük olanla bağ kurması gibi, mantık ötesi bir inançla ona bağlanırsınız.

Soru: Siz bizim öğretmenimizsiniz. Ama Rabaş, Baal HaSulam, Yaradan da var, bu durumda bizim direkt öğretmenimizi mi kastediyoruz?

Cevap: Siz bağ kuruyorsunuz, örneğin benimle,  bu da ben sizi Rabaş’a, Baal HaSulam’a ve Yaradan’a bağlıyorum demektir.