Category Archives: RAV

Manevi Çalışmanın Üç Koşulu

Bir grupta manevi çalışma için üç koşul vardır.

Birincisi, “kendine bir Rav yap.” Rav (öğretmen), bana yön veren, benden daha üstün bir kişidir. Onun söyledikleri benim yolumu belirler. Yön verirken, her zaman bir öğrenciye belli bir miktar özgürlük vermeli, bazen zayıf, bazen kafası karışık görünmeli, bazen de kendisiyle çelişmelidir. Bu, öğrenciye çeşitli engeller, çeşitli şüpheler ve öğretmenin haklı olup olmadığına dair düşünceler verir; bu da öğrenciye “kendin için bir Rav yap” eylemini gerçekleştirmesi için alan bırakır.

İkincisi, “kendine bir dost satın al.” Tıpkı benim gibi, benimle birlikte aynı süreçten geçen insanlar bulmalıyım, ve onlara yaptığım yatırım sayesinde onlardan güç kazanacağım. Dostlarıma yönelik çaba yatırımı yaptığım için, bu güçler benim olur — onları satın aldım; onları edindim.

Üçüncüsü ise “herkesi erdem ölçeğine göre yargıla”dır. Bu, birçok insandan engeller gördüğümde, bunu Yaradan’ın temsilcilerinden geldiği şeklinde yorumlamam gerektiği anlamına gelir; bunlar ruhumun Yaradan’a doğru aşamalı gelişimine yönelik çeşitli olaylarla kafamı karıştırmak içindir.

Dolayısıyla, önümde “kendine bir Rav yap” prensibine göre hareket etmem gereken bir öğretmen var; “kendine bir dost satın al” prensibine göre beraber çalıştığım dostlar var; ve dışsal çevre, tüm dünya, erdem ölçeğine göre yargıladığım diğer herkes vardır, aslında kendileri hiçbir eylemde bulunmazlar, ama Yaradan onlar aracılığıyla beni etkiler. Dolayısıyla, onları eylemlerinde suçlu veya erdemli karakterler olarak değil, yalnızca kuklalar olarak görüyorum.

Three Conditions of Spiritual Work

Sonsuzluk Dünyasından Bize Uzanan Bir Kablo

İyi bir çevre, Rav ve dostlardan oluşur. Eğer bir öğrenci, alttakinin GE’sinin (Galgalta ve Eynaim), üsttekinin AHP’ına bağlanması gibi, öğretmene bağlı kalmazsa, yani kendi içinde keşfettiği en saf noktasında, kalpteki noktasında kendini iptal etmez ve bu noktayı öğretmene, yani öğretmenin görüşlerine ve ruhuna bağlamazsa, o zaman kişinin yaşam ruhunu alabileceği bir yeri yoktur. Kişi, manevi gen olan Reşimo’yu geliştiren güçten yoksun olacaktır.

Bu mesele son derece açıktır: Ya böyle bir bağ vardır ya da yoktur. Ve bunların çoğu, yukarıdan gelen yardıma ve manevi şansa bağlıdır. Bu, dışsal koşullar tarafından değil; kişinin içsel çabaları ve ruhunun köküyle ilgili çeşitli faktörler ve bu ruhun içinden geçtiği yargı tarafından belirlenir.

Eğer öğretmenle bir bağ yoksa, o zaman Şamati 25 “Kalpten Gelen Şeyler” de yazıldığı gibi; Kişi, dünyayı erdem tarafına mahkûm edecek bir güce sahip olamadığı sürece, ona boyun eğdirirler, onların arzularına karışır ve kesilmeye götürülen bir koyun gibi onların ardından sürüklenir. Başka bir seçeneği yoktur; çoğunluğun talep ettiği her şeyi düşünmeye, heves etmeye, istemeye ve talep etmeye mecburdur.

Bir insanın buna karşı yapabileceği hiçbir şey yoktur. Sonsuzluk dünyasından, Kabalistler zinciri aracılığıyla inen manevi bir kanalın sonu gibi olan öğretmene fiziksel olarak yakın olsa bile, bu kanala bağlanmazsa manevi besin alamaz ve dolayısıyla gelişemez.

Geçmişte, bir öğretmenin tek bir öğrenciyi yetiştirdiği durumlar vardı. Ancak genel olarak, öğretmen grubun merkezine bağlanarak, öğrencilerine grup aracılığıyla yönelir.

Grup, öğretmen için daha alt düzeydeki manevi varlıktır. Grubun merkezine bağlanabilen öğrenci, gruba karşı kendini iptal edebilme ve arkadaşlarla bağ kurma gibi iki temel koşulu yerine getirdikten sonra, bu merkez aracılığıyla öğretmene bağlanabilecektir.

Öğretmene, Rav (yüce) denir çünkü o, öğrencilerle olan ilişkisinde üst Partzuf, üst derecedir. Bir öğrenci kendini grubun merkezine doğru iptal ettiği ölçüde, diğerleriyle olan bağ yoluyla, öğretmenin düşüncesini ve manevi edinimini içine çekebileceği bir kap alır.

Ancak bu iptal, ruhun ve kalbin derinliklerinden gelerek, manevi yola ve kişinin egoizmi üzerindeki otoriteye dair her şeyde tam olmalıdır.