Category Archives: Sabah Dersleri

Dersi Nasıl Daha İyi Özümseyebiliriz?

Soru: Bazen ders sırasında düşüncelerim dağılıyor ve dersin sadece %10’unu algılayabiliyorum. Herkesin dersten daha fazla yararlanmasının bir yolu var mı?

Cevap: Her dersi birkaç kez dinleyin, ders konusunu dostlarınızla tartışın ve bu şekilde daha fazla özümseyeceksiniz. Tartışma yoluyla derse hazırlanmak daha fazla özümsemenizi sağlayacaktır çünkü düşünceleriniz, arzularınız ve özlemleriniz birbiriyle etkileşime girer ve bu sayede Kabalistlerin bahsettiklerini almaya daha hazır hale gelirsiniz.

Manevi Çocuklar

Soru: Bazen ders sırasında öğrencileriniz yürümeye ya da bir şeyler yapmaya başlıyor. Nasıl sabırlı davranıyorsunuz?

Cevap: Kişi bir fincan kahve ya da soğuk su almak için ayağa kalktığında, yorgun olduğunu, yeterince uyumadığını, zor zamanlar geçirdiğini anlıyorum. Ama ben öğrencilerime sevgi ve anlayışla yaklaşıyorum.

Onlar uğruna her şeyi yaptığım insanlar; onlar benim için çocuklarımdan daha önemli. Esasen onlar benim manevi çocuklarım.

Benim onlardan başka neyim var? Bu bilgileri başka kimlere aktaracağım? Kimi eğitmek istiyorum? Onlar, onlar aracılığıyla mümkün olduğunca çok şey vermek ki böylece doğru şekilde dağıtıma devam etmelerini sağlamak.

Bu nedenle onlara karşı tutumum, yarattıkları karışıklığı biraz yumuşatıyor. Tıpkı bir annenin çocuğu gürültü yaptığında onu duyamaması gibi. Onun için bu normaldir ama bir yabancı için titreşen ve gürültülü bir şey dayanılmazdır.

Gevşemeyin!

Soru: Her ders sırasında, niyetiniz tüm alanı kapsıyormuş gibi geliyor ve oturmak, dinlemek ve her şeyi özümsemek çok hoş. Bu iyi bir işaret mi? Yoksa bir tür çalışma yapmadığımı mı gösterir?

Cevap: Bu, kendiniz için belirlemeniz gereken bir şeydir. Benden duyduklarınızı işlerken içsel bir gerilim hissediyor musunuz? Onu özümsemeniz, içselleştirmeniz, başkalarıyla bağlamanız ve bir şekilde hepsini gerçekleştirmeniz gereken bir durumda mısınız?

Yorum: Evet, böyle bir gerilim var, ancak bunu daha fazla nasıl aktaracağım net değil.

Benim Yanıtım: Ancak bu farklı bir konu.

Size bir şey söyleyeceğim: ciddi bir hazırlığınız ve ciddi bir potansiyeliniz var. Gerçekten de başarabilirsiniz. Gevşemeyin!

Yaradan’a, O’nu içimizde Kendisini ifşa etmeye zorlamak için doğru niyetle böyle bir kolektif arzu sunmalıyız. Yapmamız gereken budur.

Kalplerimizi Okuduklarımıza Yaklaştırmak

Soru: Maneviyat üzerine çalıştığımız yıllar boyunca, dersleri yazdığımız ve kenarlarına notlar bıraktığımız yığınla defter biriktirdik. Not alırken özel bir tat ve aynı zamanda bir çaba hissediyorsunuz. Dersler sırasında not almanın değeri nedir?

Cevap: Bir zamanlar not almamıza izin verilmezdi; her şeyi hatırlamak zorundaydık. Ve bu memnuniyetle karşılanırdı. Bugün her şey kaydediliyor; bunun sonu yok.

Başlangıçta ben de notlar aldım. Çok yazdım ama sonunda bıraktım.

Her şeyden önce, kalbe dikkat etmek en iyisidir. Bu yüzden kalbinizin üzerine yazın diyor; bu çok önemli.

Daha sonra kalbiniz değişse ve hatırlamak istediğiniz şey gitse bile, kalbinizi okuduğunuza, duyduğunuza yaklaştırdığınız ve içinizde kalmasını istediğiniz gerçeği kalır, her zaman kullanamasanız da. Ancak ihtiyacınız olduğunda her şeyi hatırlayacaksınız.

Bir Kişiyi Etkileme Seviyeleri

Soru: Bazen ders sırasında hiçbir şey duyamıyorum; bu sanki kütük gibi olmaya benziyor ve bazen de her kelimeye sıkıca yapışıyorum. Hangisi daha iyi ve neyi hedeflemeliyim?

Cevap: Kişinin dersteki insanların genel alanıyla iki türlü bütünleşmesi vardır. Eğer düşüncelerinde ve arzularında onlarla hiç birlikte değilse, o zaman sadece yer kaplıyor demektir. O sırada pratik olarak içinden neredeyse hiçbir akım geçmez; bir alıcı bile değildir.

Zaten pek de fazla bir şey ona bağlı değil, belki de kendisine belli bir içsel, duyusal bilinç bütünlüğü verilmiştir. Bazen her şeyi açık bir zihinle algılarız, bazen de yarı bilinçli, yarı uykuluyuzdur. Bazı içsel psikolojik durumların bize müdahale etmesi oldukça olasıdır. Ve tüm bunlar bizi etkiler.

Bununla birlikte kişi, birlikte çalıştığı kişilerin genel sistemiyle olan bağına, daha önce onlarla ne kadar bağda olduğuna, bugün daha pasif olsa bile yine de ona yardım edeceklerine ve onunla ilgileneceklerine dair, onlarla bir anlaşma yapıp yapmadığına bağlıdır. Onlar sadece onunla değil, bu genel sistem içerisinde görevlerini üstlenebilecekleri noktayı geçici olarak terk eden herkesle ilgilenirler.

İnsanlar arasındaki etkileşim çeşitli düzeylerde gerçekleşir: duyusal ve bilgisel düzeyde, ya bizim dünyamız düzeyinde ya da daha derin katmanlarda. Bu bizim çalışma şeklimizdir.

Baal HaSulam, bir kişi yalnızca Çince konuşsa ve derslere otursa bile yine de bir şeyler hissetmeye başlayacağını yazar. Elbette bu zaman alacaktır ama bunun bir önemi yok. Belki de bu duyguların içine daha da doğrudan girecektir, zira kendi içindeki üst dünyayı, bu sistemi, bu içsel bağı, bu zinciri ifşa etmeye başlayacaktır.

1983 yılında Kabala üzerine yazdığım ilk kitabımda, dünyamızın bu güçlerden örülmüş bir sistem üzerinde yer aldığına dair hislerimi paylaşmıştım. O zamandan bu yana uzun yıllar geçti, ancak bu izlenim değişmediği gibi daha da güçlendi ve kendini daha fazla ifşa etti. İzlenim doğruydu. Biz bu sistemi Kabala’da çalışıyoruz.

Yorum: Ama derslerde kendine hâkim olamayan ve uyuyan öğrenciler var.

Cevabım: Önemli değil! Onların zamanı henüz gelmemiştir. Şimdilik içsel potansiyel biriktiriyorlar ve sonra bunu başaracaklar. Bir kişinin bünyesinin ne kadar karmaşık, ne kadar ciddi olduğunun, sahip olduğu farkındalık ve duygu eksikliğinin kuluçka döneminin ne kadar şiddetli ve uzun olduğunun pek de önemli olmadığını söyleyebilirim. Bırakın devam etsin.

 

Onlu Ve Öğretmen

Soru: Ders sırasında önce öğretmene mi yoksa onluya mı içsel olarak bağlanmamız gerekiyor, yoksa aynı anda mı olması gerekiyor?

Cevap: Siz ve onlu bir bütün olmanız için onlu ile bağ kurmanız gerekir ve sonra öğretmeni dinleyebilir ve söylediklerini onluda uygulayabilirsiniz.

Onlu asıl şeydir ama onluda ne yapacağımızı bilmek için bir öğretmene ihtiyacımız vardır.

Erkekler, Kadınlar ve Islah Olmuş Ruhlarla İlgili

Soru: Neden kadınlar daha sonra yapabilirken, erkekler sabah derslerini dinlemelidir? Onlar daha fazla ıslah olduğundan mı?

Cevap: Çünkü biz birbirimizden farklıyız.

Soru: Kadınlar erkeklerden daha fazla mı “ıslah olmuş”? “Üst Plan” özellikle kadın bedenlerine daha çok ıslah olmuş ruhları mı yerleştirir?

Cevap: Evet, onlar daha çok ıslah oldu; onlar noksanlıklarını hissetmiyorlar.

Regarding Men, Women, And Corrected Souls

Herşey Başlangıca Döner, Fakat Farklı Bir Boyutta

thumbs_laitman_922Soru: Hergün ve her dakika, her şeyin baştan başladığı ne anlama gelir?

Cevap: Hiç bir zaman, daha önce geçmiş olduğumuz aynı durumdan başlamayız. Her seferinde yeni bir konu, yeni bir hissiyat vardır. Fakat, her seferinde sıfırdan başlarız, öncesinde ne olduğunu unuturuz, tıpkı hiçbir şey yapmamışız gibi.

Hiçbir şey hatırlayamadığımız böyle durumlar vardır; sanki bir sisin içinde bulunmuş gibiyizdir, kafa karışıklığı, anlamadığımız ve alışık olmadığımız bir durumda. Kaybolduğunuzu hissedersiniz; sanki yolunuzu kaybetmişsiniz ve etrafınızda neler olduğununun farkına varamıyorsunuz. Herşey size garip ve yabancı gelir.

İşte bu, sizi, içinizde netleştirmeyi gerçekleştirmeniz gereken, bulunduğunuz yeri ve ne yaptığınızı araştırmanız gereken, yeni bir koşula nasıl getirdikleridir. Bu, içinde on bütün Sefirot’u, arzuları, ışıkları ve koşulları içerdiğinden, her yeni koşula nasıl başlamanız gerektiğidir.

Sonrasında, kişi buna alışmaya başlar, tıpkı içindeki disketi değiştirmiş gibi, yeni bir program yüklenmiş ve sonrasında farklı bir şekilde davranmaya, tepki vermeye başlamıştır, dünyayı farklı bir şekilde görür, artık herşey farklıdır. Birçok değişikliklerden geçme ihtiyacına alışmamız gereklidir. Sadece gelişmeyen bir kişi değişmez.

Tüm doğa gelişmektedir, cansız, bitkisel ve hayvansal bile. Aynı zamanda sıradan insanlar, yani tüm insanlık gelişmektedir. Fakat bir Kabaliste göre, gelişim, gerçekliğin farklı bir şekilde içe alınması ile ifade edilir, gerçekliğin bir bölümünde, neden ve ne hissettim ve ne anladım. Ve bu, aynı zamanda yeni koşulların kalitelerinde de çok güçlü değişikliklerin gerçekleştiği maneviyat merdivenini tırmanmaya başlamamızdan önce bile gerçekleşir. Maneviyat merdiveninde, ardarda gelen iki koşul arasındaki fark  çok büyüktür. Aslında, bunlar basitçe farklı boyutlardadırlar.

Günlük Kabala Dersinin 1. Kısmından, 26.11.2014, Baal HaSulam’ın Yazıları

Tüm Seviyelerin Deneyimi

Soru : Bizlere herbirimizin derste kendi yeri olduğunu söylüyorsunuz, bir kişi uyuyorsa bile , bu çok güzel.

Cevap :  Ben bunun çok güzel olduğunu söylemiyorum, ancak kişi uyuyakalırsa, bu onun içinde bulunduğu seviyenin işaretidir.

Öğretmenimin yanında geçirmiş olduğum 12 yıllık süre boyunca, birbuçuk aylık bir süre zarfında uyuya kaldığım bir dönemim oldu. Bunu itiraf etmeye çok utanmıştım, uyumadığıma dair bir izlenim yaratmaya çalıştım.  Her çeşit niyetin içerisindeydim fakat özetle uyuyordum. Bazen Rabaş beni ayağı ile itekler ve “Bu ne?” diye sorar ve ben de uyanırdım.

Bazen, diğerlerini daha iyi anlamak ve onlarla birlik olabilmek için bu koşullardan geçmek gereklidir. Bir dakikalığına bile olsa, diğer kişilere doğru nasıl hareket edeceğimizi bilmek gereklidir. Ve bu yüzden, bir Kabalistin geçeceği, endişe verice, berbat koşullar da vardır.  Yaratılışta var olan, duran, bitkisel, hayvansal, insan , tüm arzular, tüm düşünceler yani tüm koşullardan ve seviyelerden geçmelisiniz.

28 Şubat 2014’de yayımlandı

Dünya Zohar Haftası’ndan “İntegral Egitim Kongresi” Üçüncü Gün, 4 Şubat 2014, Çalıştay 5

 

Sınıfta Uykuya Dalmamak Nasıl Mümkündür?

Soru: Siz on saat konuşup yorulmayacağınızdan bahsediyorsunuz. Bizler ders boyunca uykuya dalmayacağımızdan ve yorulmayacağımızdan nasıl emin olabiliriz?

Cevap: Bu, önem derecesine bağlıdır. Eğer bu benim için önemliyse, bu durumda uykuya dalmayacağım. Yani, sürekli kendimizi heyecanlandırmamız gerekir. Önem derecesi yukarıdan gelen amaçla sağlanır, daha doğrusu egoizm yükselir ve bu yüzden ego “sıkışır” ve tekrar önemi gözümüzde yükseltmemiz gerekir bu da çevreye bağlıdır.

İyi bir dinlenmeden sonra sınıfta uyanık kalmak problem değildir. Sorun, yorgunluğa rağmen kendini yükseltmektir. Bu, çok önemlidir. Kişinin bu konuda çalışması gerekir.

Çevrenizdeki dostlar da atmosferi doldurmak için vardır. Şimdi, daha önce birçok kez duyduğunuz alışılmış kelimeleri söylüyorum. Onların içinde yeni bir şey görüyor musunuz? Eğer göremiyorsanız, o zaman bu bir problemdir. Kişi yenilik hissetmez gerçeğine kayıtsız kalmamalıdır. Bu, sadece kişiye bağlıdır ve kelimelerin hepsi aynıdır. Bizler kendimize kızgın olmalıyız.

13/06/2013 Krasnoyarsk Kongresi’ne Hazırlık