Yaradan Benim İçin Savaşıyor
Bizim büyük haz alma arzumuzda bir kıvılcım, ruhun embriyosu vardır. Bu nedenle, Yaradan’dan gelen her şey iki kısma ayrılmalıdır: Biri, “beden” denen, egoizm olan haz alma arzusuna göre hareket eder; diğeri ise, yaratılışın amacı olan, bu noktayı büyütmek ve onu giderek Yaradan’a daha çok benzer hale getirerek manevi merdivenin basamaklarında yükseltmek için, ruha göre hareket eder.
Bu nedenle, günahkârların tökezlediği yerde, erdemliler sevinir ve yükselir. Sonuçta, günahkârlar ve erdemliler, kötü ve iyi eğilimlerdir.
Yaradan için çalışmayan kişi, hayatın zorluklarından dolayı ağlar; diğeriyse bu zorluğu kendisine değil, haz alma arzusu olan egoizmine vurulan bir darbe olarak görür. Dolayısıyla, bunda Yaradan’a yükselmek için bir araç görür. Yaradan onu bu şekilde uyandırır ve egoizmini iptal etmesine, kalbindeki noktaya, üst güce bağlanmasına yardımcı olur.
Hayatınızın her anına bu şekilde yaklaşmalısınız. Yaradan, herkese “engeller” gönderir. Eğer kişi bu nahoş etkilerin, egoist arzusunu ezmek için gönderildiğini anlarsa, sevinir. Çünkü artık bu darbeyi egosuna yönelik olarak değerlendirebilir ve kalbindeki noktayla Yaradan’a tutunmaya ve daha da yükselmeye çalışabilir.
Anlaşılan o ki, tüm engellerimiz, Yaradan’a daha sıkı tutunmak adına, onları doğru bir şekilde aşmak amacıyla çaba göstermemiz için birer çağrıdır. Hoş olmayan duygular, egomuza karşı çalışır; onun varlığını işaret eder ve onu ezmemize yardımcı olur.
Kişinin savaşması gerekmez, sadece Yaradan’ın etkisini ayırt etmeli, olumsuz etkiyi egomuza yönlendirmeli ve olumlu etkiyi ise Yaradan’a bağlanmamıza, kalpteki noktayı yükseltmemize yardımcı olması için kullanmalıyız. Bu nedenle “erdemlilerin geçtiği yerde günahkârlar tökezler.”
Yaradan, bize engeller göndererek zaten bizim için savaşıyor. Kral’ın sarayında savaşılacak düşman yoktur. Sadece yukarıdan gönderilen sorunları egomuza ait olarak değerlendirip, onu daha fazla bastırmaya ve kalpteki noktayı giderek daha çok yükseltmemiz gerekir.
O zaman, Yaradan’ın, Yaradan’ın çalışması denilen, bu işi yaptığını görürüz. Yaradan, bu savaşı yürütüyor ve benim için tamamlayacaktır. O her şeyi yapacak; benim ise her defasında duyarlı olmam ve Yaradan’ın nahoş etkisinin nereye yöneldiğini, nasıl egoma vurduğunu ve kalbimdeki noktayı davet ettiğini doğru bir şekilde belirlemem gerekir.
Kişi kendisini daima ikiye ayırmalıdır: ezilmesi, kullanılmasının durdurulması ve kısıtlanması gereken bir egoist arzu; ve her fırsatta Yaradan ile birleşmeye yönlendirilmesi gereken bir kalpteki nokta.
"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

