İçsel Olarak Güzel Bir İnsan Ne Anlama Gelir?

Soru: Örneğin, içsel güzelliğin dışsal her şeyden daha önemli olduğu sonucuna varırsam, bir insanda bu dışsallığı fark eder miyim?

Cevap: Hâlâ bir insan olarak kalırsınız.

Soru: Yani hâlâ bunun güzel bir insan olduğuna dair içimde bir işaret mi olur?

Cevap: Evet, hatta dahası, daha incelikli bir zevk geliştirirsiniz. Her şeyde uyum görme ihtiyacınız daha da artar. Sizin için güzellik zaten uyumda yatar. Ve uyumu gördüğünüzde bundan keyif alırsınız.

Soru: Bir insanın iç güzelliği sizin için nedir? Bu nedir?

Cevap: Bir insanın iç güzelliği, adaletin ve hatta iyiliğin, en azından etrafındaki her şeyde adaletin mümkün olduğunu gördüğü zamandır. Her şey, almanın ve vermenin manevi yasasına göre dengelendiğinde; yani alma ve ihsan etme yasasına göre dengelendiği zamandır.

Soru: Peki, içsel olarak güzel bir  insan, çevresindeki her şeyin mutlak uyumunu hisseder

mi?

Cevap: Evet.

Yorum: Ve kötülük yok, hiçbir şey yok…

Cevabım: Hiçbir şey yoktur! O kendini Yaradan’la aynı hizaya getirmiştir. Artık hiçbir şey kötü, pis veya iğrenç olamaz. Her şey tam bir uyum içindedir. Çünkü o, dışsal tezahürleri değil, tüm yaratılışı içeriden yöneten gücü görür.

Yorum: Çok güzel, maneviyatın maddiyata da yansıması. İlginç. Ben insanın bir anda her şeye dikkat etmeyi bıraktığını düşünürdüm. Ama siz tam tersini söylüyorsunuz.

Cevabım: Hayır! Dahası, tam bir ıslaha yaklaşıldığında, çiftleşmenin tadı ve güzellik anlayışının yalnızca Kabalistlerde kaldığı yazılmıştır. Bu çok, çok karmaşıktır.

Soru: Yani yalnızca Kabalistler mi hem maddi hem de içsel olarak gerçek anlamda haz alabilirler?

Cevap: Evet. Çünkü onlar bunu Yaradan’ın bir yaratılışı olarak görürler.

Ne yazık ki, bu ögeye yorum yapma özelliği kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

Sonraki yazı: