Daily Archives: Ağustos 3, 2025

Birlikte Makale Okumanın Faydası

Soru: Dostlarımızın maneviyat özlemini doğru bir şekilde özümsemeyi nasıl öğrenebiliriz?

Cevap: Onlarla bütünleşmeye çalışın ki onların soruları sizin sorularınız, arzuları ve özlemleri de sizin özlemleriniz olsun. Bu, çocuğunun arzularını hayatının merkez odağı haline gelene kadar özümseyen bir anne gibidir, onun için yaşar.

Soru: Prensip olarak, bu tür bir özümseme, toplantılarımız için bir araya geldiğimizde dünyevi düzeyde de gerçekleşiyor. Birisi diğerleriyle bir şey paylaştığında, sanki kişi kendisine cevap veriyor gibi oluyor. Bu, kişinin fikirlerini bir başkası aracılığıyla işleme aldığı düşünce düzeyinde de çalışır mı?

Cevap: Elbette, kesinlikle. Bu, kişi bir şeyleri başkalarına açıklamaya başladığında veya hatta başkasıyla ilişkilendirmeden sadece kendisi için yazdığında bile olur.

Soru: Bu yüzden mi öğretmeniniz Rabaş’ın tüm makalelerini içselleştirmemiz gerektiğini söylüyorsunuz?

Cevap: Bu tamamen farklı bir şey. Rabaş’ın makalelerini içselleştirdiğinizde, yazarla, yani kendi seviyenizin çok üstünde bir seviye ile bağ kurarsınız.

Soru: İnsanlar bu makaleleri birlikte okuyup tartıştıklarında ne olur?

Cevap: Makaleleri birlikte okuyarak insanlar birbirlerine yatırım da yapmış olurlar. Bu muazzam bir fırsattır, Rabaş’ın gerçekte ne söylediğini kavrayabilecekleri geniş bir ortak kap yaratırlar. Sonuçta, küçük bireysel zihinleri birleşir ve kat kat güçlenir.

 

Bir Kabalistin Görevi

Yorum: Yüksek manevi seviyelerdeki bir Kabalist olarak, sürekli kendi arzunuza karşı gidiyorsunuz ve derslere yeni gelenlerle aynı sevinçle değil, büyük olasılıkla zorlu bir koşulda geliyorsunuz.

Cevabım: Ne olmuş yani? Bu benim görevim. Elbette benim için zor ama en büyük yükümlülüğü hissediyorum. Bu konuda bir soru bile yok.

Bunun dağıtımın, Yaradan’ın çizgisini bu dünyada yürütmenin bir aracı olduğu bir durumdayken nasıl derse gelmem? Bunu yapmak için yetkilendirildim.

Ben sadece yukarıdan gelen bir görevi yerine getiriyorum ve bunu gerçekleştirme fırsatı bulduğum için minnettarım. Ve her gün üç saatlik bir ders vermeyi, açıklama yapmayı, blog yazmayı, soruları yanıtlamayı ve televizyon programına çıkmayı başarmam bir mucize.

Bunu bir hediye, Yaradan’ın bana yaptığı büyük bir iyilik olarak görüyorum. Zor olup olmaması ne fark eder ki? Bu çok önemli, çok gerekli! En azından ben böyle görüyorum. Bana güç veren de bu.

Merdivenin Basamakları Hakkında Sohbetler, Kısım 131

Bariyerden Önce Erkek Ve Dişi Koşulları Nasıl Hissedilir?

Rabaş’ın bahsettiği sayısız manevi farkındalık içimizde bir kopya olarak mevcuttur. Bariyerden önce bile çeşitli manevi safhaları hayal edebiliriz. Doğru, bunlar yalnızca hayal gücünde mevcuttur, ancak bazı ince hisleri şimdiden deneyimleriz. Henüz tam duygulara sahip değiliz ve hayal ettiğimiz şey doğru değildir, ancak gerçeğin bir gölgesi vardır.

Başka bir deyişle, kalpteki noktanın içinde, her bir kavram, his ve bunlar arasındaki ilişkiler için zaten bir hacim, bir alan vardır. Kalpteki noktanın içindeki her tanım arasında belli bir mesafe, bir tür boşluk vardır. Bir şeyin sağ tarafa, başka bir şeyin sol tarafa ait olduğunu hissedebiliriz. Bir şey biraz daha yakın, diğeri daha uzak hissedilir. Bunlara karşılık gelen bir içsel hissiyatımız var, ancak henüz gerçek bir his değil, sadece hafif bir hassasiyet, sanki gerçek şeyi “koklayabiliyormuşuz” gibi. Kapların kırılması nedeniyle içeride bir tür algılamaya izin veren kıvılcımlar kalır.

Kıvılcımlar aracılığıyla nasıl bir şeyler hissedebiliriz? Kalpteki noktayla çalışırsak, çeşitli saran ışıkları kendimize çekeriz. Çalışma sırasında gelen ışık homojen değildir; kaba göre birçok olasılık taşır. Bu basit bir ışıktır (Ohr Pashut), tam anlamıyla içsel ışık (Ohr Pinimi) veya saran ışık (Ohr Makif) değil, ama bizi sürekli saran ince bir aydınlanmadır. Kalpteki noktayla nasıl çalıştığımıza, onu nasıl geliştirdiğimize ve içinde nasıl ayırımlar yaptığımıza bağlı olarak, saran ışık bu ayırımlar üzerinde zaman zaman farklı şekilde hareket eder.

Bu ışık henüz Hassadim, Hohma ve benzeri gibi belirli derecelere belirgin bir şekilde bağlı olan berrak iç ışık NRNHY (Nefeş, Ruah, Neşama, Haya, Yehida) gibi olmasa da, yine de nüanslar ve gölgeler içerir. Bu nedenle, sadece kalpteki nokta içinde hassasiyet geliştirmekle kalmaz, aynı zamanda genişlemesine neden olur ve bir tohum hücresi gibi gelecekteki organların büyümesi için hazırlar. Bu tohum hücresinin içinde ruhun gelecekteki bedeninin gelişeceği minik noktalar, minicik tohumlar olduğuna dair belirli bir duyarlılığa sahip olabiliriz. Bariyerden önce bile bu tür hassasiyetlere sahip olabiliriz.

Elbette bu hala sadece bir tohum, bir damladır. Bu nedenle kendimizi bu damlaya karşı hazırlamalı, onun organlar ve farklı parçalar geliştirmesini ve Yaradan’a karşı ilişkiler kurmasını dilemeliyiz. Organlar – “el”, “ayak”, “karaciğer”, “baş” vs – Yaradan’a yönelik çeşitli arzularımızdan doğan farklı ilişkileri temsil eder. Böyle olmasını dileriz ama henüz içimizde bu arzuları ve farkındalıkları bulamayız, yine de onları arar ve onlar aracılığıyla Yaradan’la nasıl ilişki kurabileceğimizi araştırırız.

Bu arayışı, bu çabayı tamamladığımızda (tam olarak Yaradan’ın elindeyken), ancak o zaman Yaradan yanıtını verir: Tohumu canlandırır ve tohum gelişmeye başlar. Başka bir deyişle, işin yarısını kendi çabalarımızla yapmalıyız ve tüm çabamızı adadıktan ve payımızı tamamladıktan sonra ki buna “ölçümüzü doldurmak” denir, o zaman yukarıdan alırız.