Niyetimizi Yaradan’a Aktarmak

Soru: Kişi, Yaradan’a memnuniyet getirme niyetine dahil olduğunda, bunu mantığa dönüştürmekten nasıl kaçınır? Sonuçta, Yaradan’a ihsan ettiğini, O’na bağlandığını anlar ve hisseder.

Cevap: Ancak kişi, Yaradan’a yalnızca niyet aracılığıyla bağlıdır. Başka hiçbir şey yapmaz. Yalnızca niyetini Yaradan’a atfeder.

Soru: Peki, bundan haz almaktan, bunu mantığa dönüştürmekten nasıl kaçınır? Bu niyetin bir sonraki aşaması, devamı nedir?

Cevap: Yaradan’ın kişiden ne yapmasını istediğinin bir önemi yok. Bu konu alakasızdır. Hemen orada durabiliriz.

En önemli şey, niyetimizi değiştirmiş olmamızdır ve bu durumda ne ortaya çıkarsa çıksın, her şeyi Yaradan’a aktarmayı arzulamamızdır. İşte o noktada, bu belirli durumun o anda bittiğini söyleyebiliriz.

Soru: Doğru niyette olduğumuzda, eylemler eklememiz gerektiğini söylediniz. Bu nasıl yapılır?

Cevap: Tek başına niyetin hiçbir anlamı yoktur; mutlaka eylem de olmalıdır. Ancak maneviyattaki eylem, elle tutulur, elden ele aktarılabilecek bir şey değildir; çünkü maddesel değildir.

Aksine, yalnızca düşüncemin başlangıcını ve sonunu kendimden Yaradan’a aktarırım.

Ne yazık ki, bu ögeye yorum yapma özelliği kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

Sonraki yazı: