Merdivenin Basamakları Hakkında Sohbetler, Kısım 86

Kendimizi Grubun Kararına Nasıl Boyun Eğdirebiliriz?

Toplumdaki diğer gruplardan farklı olarak, Kabala’da gruba boyun eğmek, aptallığa yol açan kendini sınırlama yoluyla elde edilmez. Normal bir toplumda, kişi toplumun taleplerine ne kadar uyarsa, o kadar iyi bir vatandaş veya dindar bir birey olarak kabul edilir. Bundan fazla bir şey gerekmez.

Hayatlarını fazla kargaşa olmadan sessizce yaşamak isteyen insanlar, içlerindeki yoğunluğu azaltmalı ve gizlemelidir. Gerçekte olduklarından biraz daha azmış gibi davranmalıdırlar. Böylece toplumun etkisini ve kurallarını kabul ederler ve karşılığında toplumun desteğini alırlar. İnsanlar hayatlarını bu şekilde huzur içinde sürdürürler ve sanki hiç doğmamışlar gibi hayatlarını sonlandırırlar.

Kabala ile meşgul olan bir grupta ise tam tersi geçerlidir. Grubu birleştirmek için arzularımızı, kişiliklerimizi ve içimizdeki her şeyi tam olarak kullanmamız gerekir, herkesten farklı olmak için değil, herkesi bir araya getirmek için. Bu, normal bir toplumdan nasıl farklıdır? Dış toplumda, yani manevi amaca doğru ilerleyen bir grubun dışında, arzularımızı güçlendirerek değil, kendimizi azaltarak ve gizleyerek birliği sağlarız.

Kabala’da, sosyal uyum için ne kadar çok çalışırsak, özgüvenimiz o kadar güçlenir, yeteneklerimiz o kadar artar ve grubu birleştirmeye o kadar çok katkıda bulunuruz. İki tür toplum, zıt yaklaşımlar kullanır. Kabala’da, her üyenin tüm gücünü ve enerjisini kolektifi birleştirmek için adadığı bir grup oluştururuz. Buna göre, birlik, önceden boyun eğme, kendini gizleme veya kolektifin içinde erime değil, çabanın bir sonucudur.

Kabala’da herkes öne çıkar ve birbiri ile bağ kurar. Böyle bir ortamda elde ettiğimiz birlik çok yüksek bir seviyededir.

Ne yazık ki, bu ögeye yorum yapma özelliği kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed