Girişler Uğruna Çıkışlar

Çabanın ölçüsü, giriş ve çıkışların (yükseliş ve düşüşlerin) sayısına göre belirlenir. Şöyle yazıldığı gibi: “Çünkü Siyon’dan, Tora çıkacaktır” (yani düşüşlerden – Yetsiot’tan). Yaradan, insanı yoldan atar; yine de o, inatla çalışmasına geri döner ve devam eder. İlerlemesi tam da bu düşüşlerden, bu çıkışlardan inşa edilir.

Bir düşüş, Yaradan’ın insana haz alma arzusunu eklemesi ve onu yoldan çıkarması demektir. Buna rağmen, insan bu yeni egoist arzuyla birlikte çaresiz kalarak ve gözlerini kapatarak tekrar yola döner: “Boyunduruğa koşulmuş bir öküz gibi, yüke koşulmuş bir eşek gibi.” Böylece sonunda, çalışmalarda ve grupla bağ kurmada yeterli arzu ve çaba ölçüsünü biriktirir ki, artık nerede olduğunu, kiminle uğraştığını ve bu sürece nasıl dahil olabileceğini hissetmeye başlar.

İnsana nasıl egoizm eklendiğini ve onu yoldan çıkardığını ama her şeye rağmen nasıl çalışmalara ve gruba tutunduğunu fark etmeye başlar. Bu tam bir uyuşukluk ve anlayışsızlık halleri kolay olmasa da, kişi yavaş yavaş bilincine döner ve yenilenmiş bir ilham yaşar. Ve sonra, bir kez daha kalbin katılaşması gelir.

İşte bu çıkışların hepsinden Tora ortaya çıkar. İnsan, sürecin tam da böyle olması gerektiğini, asıl önemli olanın Yaradan’a yapışmak olduğunu, bunun için de gruba yapışması gerektiğini anlamaya başlar.

Bütün bu süreç, Pesah Bayramı hikâyesinde, Mısır sürgününde ayrıntılı şekilde anlatılır. Tora tarih veya coğrafyadan bahsetmez; yalnızca insanın manevi gelişiminin temel aşamalarından geçen yolculuğunu anlatır: alma arzusunun, yani başlangıçtaki egoist doğasının hâkimiyetinden, farklı bir doğaya – ihsan etme arzusuna geçişini. Bu, yeni bir niteliğe, manevi dünyaya gerçek bir doğuşu işaret eder.

Bundan sonra yol, artık bu kadar kritik dönüm noktaları içermez. En büyük dönüşüm, egoist niyetten çıkıp ihsan etme niyetine girmektir.

Ne yazık ki, bu ögeye yorum yapma özelliği kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed