Gerçeğe Dönüşen Soyut Bir Fikir
Başlangıçta, Yaradan’a ulaşma arzusu bize soyut bir fikir gibi gelir çünkü henüz O’nun Kendisini maddede kıyafetlendirebileceğini ve gerçek bir doyum verebileceğini hissetmeyiz. Daha sonra ise bu fikrin bize her şeyden daha fazla doyum verebileceğini görürüz ve tüm hayatımızı tamamen ona vermeye, kalbimizi ve ruhumuzu ona adamaya hazır hale geliriz.
Bu, kişinin içinde yavaş yavaş gerçekleşir ve ardından kişi gerçekten Kelim’i değiştirir, doyumu değiştirir ve farklı bir amaçla, farklı bir doyumla çalışır. Bu, “kadınlar”, “çocuklar” ve “köleler” geliştikçe, bu sırrın onlara yavaş yavaş olarak ifşa edildiği ve sonunda büyük bir bilgelik kazanıp bu fikri kabul ettikleri anlamına gelir. Bu, kişinin kendi grubunda olduğu ve bedeniyle ve grubuyla nasıl davranacağını bildiği süreçtir.
Kişi bilir veya bilmez yani bu yerde çeşitli süreçler devam etmektedir. Malhut ile ilgili, alma arzusu ile ilgili önemli değişikliklerden bahsediyoruz.
Kişi, yolun bir kısmını kendisini Malhut’tan ayırmadan geçer. Yolun bir kısmında, içinde Malhut olduğunu zaten bilir ve zaman zaman onu Bina’nın tarafından, edindiği ve büyüyen noktanın tarafından az çok eleştirel bir şekilde analiz eder ta ki kişi gerçekten ilerleme açısından, amaç açısından, Bina tarafından Malhut üzerinde hükmetmeye başlayana kadar.
Başlangıçta Malhut’u kullanmaz, buna “ve sen Benim için bir rahipler krallığı olacaksın” denir. Bundan sonra onu doğru biçimde kullanır ve buna “ve kutsal bir ulus” denir. Tüm süreç budur.
"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

