Ahişena Yolunda Neşe
Kendi çabalarımızla, Yaradan’la olan bağımızı sürekli olarak koruduğumuz ve kolektif Kli (kap) yani grubumuzun hem içinde hem de dışında, hayvansal ve manevi bedenimizin her hücresinde neler olup bittiğini gözden kaçırmadan, birbirimizle ve O’nunla bağda kalmaya çalıştığımız bir koşula ulaşmaya gayret etmeliyiz.
Tüm bunlar yalnızca O’nun arzusuna, niyetine ve etkisine göre gerçekleşir. Ancak biz O’nun sürekli niyetinde ve sürekli çağrısında olmayı arzuluyoruz. Bu şekilde, içimizde meydana gelen her türlü değişimden, her türlü dalgalanmadan sevinç duyarız çünkü bunlar bize bir yerlerde var olduğumuzu ve bir şeyler yaptığımızı hissetme fırsatı verir.
Sonuçta, eğer böyle bir hareket olmasaydı, hiçbir değişiklik hissetmezdik. Rahatsızlıkları hissetmeseydik, yaşamı ya da onun içsel hareketini de hissetmezdik. İşte bu yüzden, ne olursa olsun, her türlü rahatsızlıktan memnuniyet duyarız! Bunlar bizi karşılıklı destek içinde birbirimize daha da yoğunlaşmaya zorlar çünkü ancak bu şekilde kendimizi Yaradan’ın önünde, O’nunla bir çift oluşturacak şekilde nasıl konumlandıracağımızı anlayabiliriz: O ve biz.
Bu nedenle, hayatımızı, Yaradan’la yakınlık kazanmakta değil O’na doğru hareket etmekle hissetmeye başlarız ki bu bizim için en önemli, en neşeli ve en tatmin edici şey haline gelir. Başka bir deyişle, amaç O’nunla benzerliğe ve birleşmeye ulaşmak değil, aksine buna doğru çabalamaktır çünkü manevi yaşamın hareketini tam da bu çabada deneyimleriz.
Bu herhangi bir yaratıcılık biçimine benzer; kişi yarattığında yaşar. Sürecin kendisi bir yaşam hissi verir çünkü harekettir; yeni sorunların, yeni arzuların ve bunların çözümlerinin ifşa olmasıdır. İşte bu yüzden, bu şekilde hareket ediyoruz.
Her gün ve her an, Yaradan’a doğru Ahişena yolunda ilerleme uğruna gösterebileceğimiz çabalardan sevinç duymamız gerekir.
"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

