Daily Archives: Ağustos 5, 2025

Merdivenin Basamakları Hakkında Sohbetler, Kısım 45

Çalışmanın Hazırlık Aşamasının Hiç Bitmemesi Mümkün Mü?

Maneviyatta çalışmanın yarım kalması gibi bir durum söz konusu değildir. Her derecenin çalışmasını tamamlamak zorundayız, aksi takdirde bir sonrakine geçemeyiz. Başarı ya da başarısızlık sorun değildir – tamamlanma kaçınılmazdır.

Yol boyunca karşılaştığımız zorluklar içsel kusurlar değil, içsel muhakemelerimizi keskinleştirmek için fırsatlardır. Bir engelle veya başarısızlıkla karşılaştığımızda, bu anlamamız ve geliştirmemiz gereken belirli bir niteliği vurgulamak içindir. Gerçek bir başarısızlık yoktur. Bunun yerine, her engel daha derin inceleme gerektiren bir şeye işaret eder.

Ayrıca, hiçbir kötülüğün yukarıdan gelmediğine dikkat etmek önemlidir. Yukarıdan parlayan ışık asla zarar vermez. İçimizde ıslah olması gereken yerleri ortaya çıkarır. Bu ıslahlar gerçekleşene kadar, hisler hoş olmayabilir.

 

Mutluluk Yöntemi Kimin Elinde?

Yavaş yavaş İsrail halkının ekonomide, güvenlikte, uluslararası tanınırlıkta ve hatta basit maddi varoluşta bile başarı için hiçbir umudu olmadığını görmeye başlıyoruz. Bu dünyada tamamen işe yaramaz bir parça olarak varız ve dünya bu parçayı küçümsüyor ve ondan nefret ediyor.

Bu bir doğa yasasıdır! Hepimiz doğanın içindeyiz ve doğanın yasası, dünyanın tüm insan kısmının Yaradan ile birleşme içinde olması gerektiğidir. Herkesi getirmemiz gereken şey budur.

İnsan kısmının, her birinin Yaradan’la form eşitliğine gelmesine yardımcı olan bir metodumuz var, bu sayede kişi, içinde hayvansal kısmından başka daha yüksek bileşenler olduğunu hissetmeye başlar. Hayvansal kısmında bile kendini dingin bir huzur içinde, mükemmellik ve sonsuzluk içinde hisseder.

Hepsi bu kadar! Nasıl mutlu olunacağının metodu bizim elimizde! Ve bunu herkese, öncelikle de kendi insanlarımıza açıklamalıyız çünkü onların kaderi diğerlerinden daha fazla acı çekmektir. O halde neden acı çektiklerini bilsinler; çünkü bu metodu diğerlerinden önce uygulamalı ve diğer uluslara öğretmelidirler.

Yaradan’ın Kendisi, Tora’yı tüm uluslara veremez, insanlığı varoluşun en yüksek seviyesine getiremez. Bu ancak bizim aracılığımızla yerine getirilebilir.

Işık Kelim’imizin Efendisidir

Grup içinde eylem yaptığımızda, herkesin zamanını, dikkatini ve çabasını gruba vermeye hazır olduğu bir tür hayat yaşadığımızı görürüz. Tüm bunlar doğrudur ama neden bizde gerçekte olmuyor? Çünkü biz, bunun Kelim’imizin (kaplarımızın) içinde gerçekleşmesini istemiyoruz.

Bizler Kelim’imizin efendileri değiliz. Onların tek efendisi ışıktır. Kendisini yaklaştırır ya da uzaklaştırır ve Kli buna göre yükselir ya da alçalır. Şu anda eksiğimiz olan şey, tüm eylemlerimizle, kendi başımıza hiçbir şey başaramayacağımızı idrak etmekten başka bir şey elde edemeyeceğimizi anlamaktır.

Eylemimizin arzu edilen sonucu nedir? Bir haykırışa ulaşmaktır: “Kurtar beni! Bana yardım et!” Yani, Kli kendisini hapishaneden kurtaramayacağını anlar, ancak yazıldığı gibi sadece Yaradan onu Mısır’dan çıkaracaktır.

Firavun’dan kopmayı arzulamalı ve üst güçten bunu talep etmeliyiz. Eğer bunu talep etmiyorsanız, amacınız gerçekten Yaradan’la birleşmek değildir ve başka bir amaç için karşılıklı garantiye ve Tora’nın verilmesine ihtiyacınız var demektir.

Kendinizi Gruba Adayın

Kişi ruhunda hissettiklerine dayanarak bir grup seçer; bu insanlar ilerlemek istediği aynı düşünceye sahiptir. Kimse ona “şunu ya da bunu seç.” diyemez.

Kişi, çektiği acıların bir sonucu olarak, hayat tecrübesine dayanarak, genç ve tecrübesiz olsa bile, böyle bir gelişim istediğini hisseder. Bu, Yaradan’ın onun içindeki yol gösteren elidir.

Onun için grubu bulan ve onu bu gruba getiren Yaradan’dır. Kişiye düşen sadece kendisini gruba öyle bir şekilde adamaya çalışmaktır ki grup onun “beynini yıkasın” ve doğru yönde ilerlemesi için tüm görüşlerini, düşüncelerini ve arzularını ona aktarsın.

Eğer kişi gruptan sadece bunu almaya hazırsa, işte burada kişinin özgür seçimi yatar; bu, kendisini grupla ilişkili olarak konumlandırmak, böylece grubun onu ilerletmesini sağlamak ve kendisini başka şeylerin arasında dağıtmamaktır. Sonuçta, yaptığı her şey yalnızca gruptan yön almak içindir, başlangıçta gruba gelmesinin nedeni olan yön.

Sonra kişi ilerler ve ilerleyişi mantık ötesine geçer çünkü ilk başta kişi bunu istemez. Ancak grubun yardımıyla ilerlemek için gücü bulur. Tek başına olsaydı, kendi aklının üzerine çıkacak güce sahip olamazdı. Seçeceği sebep her ne olursa olsun, bu onun sebebi olurdu; mantık ötesi olmazdı.

Yaradan’a Doğru – Grup Aracılığıyla

Soru: Yaradan’ın varlığı şimdiden ifşa edilmiş olmalı mı?

Cevap: Yaradan’ın varlığı şu anda bizim için aşikar olmak zorunda değildir ve zaten olamaz. Bu, form eşitliği ölçüsünde ifşa olur. Ancak, karşılıklı garantiyi (Arvut) sağlayan grup içindeki bir güç olarak O’nun varlığına talep olmalıdır.

Bu, bankadan aldığınız bir teminat gibidir ve bana gelip: “Banka benim için bir garanti verdi.” dersiniz.

O’nun garantör, ortak, güç ve destek veren ve aynı zamanda doğru kararı verdiğimizde işleri yerine getiren kaynak olduğu hissi olmalıdır.

Bu, çocukların babalarından ne isteyecekleri konusunda birbirlerine danışmaları gibidir: “Bunu, şunu ve öbürünü istiyoruz.” Ancak bir grup halinde birleşirlerse ve babalarından doğru istekte bulunurlarsa, babaları onların isteğini derhal yerine getirir.

Diyelim ki baba onlara fındık almak istiyor ama onlar dondurma istiyor. Onlar doğru arzuya -fındık- ulaşana kadar, baba onlara hiçbir şey almayacaktır. Onlarla birlikte olmayacaktır. Çok basit görünebilir ama sonuçta Baal HaSulam, Yaradan ile olan ilişkimizi böyle tarif etmektedir.

Yaradan bizden gizli olduğu için, çalışmalarımızda şu soruyu aramızda tartışabiliriz: “O bizden ne istiyor?”

Birbirimiz için varız ve içinden geçtiğimiz tüm iniş çıkışlarda, üst olanın arzusunun ne olduğunu, yapışmanın (Dvekut) ne anlama geldiğini, ihsan etme uğruna doğru niyetin ne olduğunu ve benzeri gibi konuları anlayabiliriz.

Grup ile her şey bir laboratuvardaki gibi yapılabilir. Ancak Yaradan ile durum böyle değildir çünkü O gizlidir. Bu, çocuklar ve babaları arasındaki ilişkiye çok benzer: Eğer babanın onlar için hazırladığı şeye karşılık gelen doğru talebi bulurlarsa, o zaman hemen onun arzusunu keşfeder ve ondan tatmin olurlar.

Doğru Dağıtım Yapısını Arayın

Soru: Dağıtım konusunda daha çok neyin eksikliği var: fiziksel mi yoksa içsel çabalar mı?

Cevap: Hem içsel dağıtımda yani kendi içimizde, hem de grup içindeki dağıtım (gruptan her bireye ve her bireyden gruba) ve grup dışındaki dağıtımda yani insanlara yönelik dağıtım konusunda eksikliklerimiz var.

İnsanlara hem içsel olarak, düşüncelerimizde, bunu düşündüğümüzde ve gerçekleşmesini istediğimizde ki buna topluluk için dua denir, hem de dünyada kabul gören şekilde, eylemlerle dağıtım yapmalıyız. Başka bir deyişle, hem düşünceler, arzular seviyesindeki manevi düzeyde hem de fiziksel, bedensel eylemler düzeyinde.

Kişinin, başka hiçbir şekilde kabul etmeyeceği ama kendisi için iyi olan şeyi kabul edebileceği formlar aramalıyız. Tıpkı hasta bir kişi için özel olarak uygun yiyeceklerin hazırlanması gibi: örneğin, daha çok sıvı, çok yağlı değil, vb. Öyleyse bunu yapmalıyız. Bizim görevimiz, insanlara yutabilecekleri şekilde ilaç hazırlamaktır.

Ancak bu, geride kalmamız gerektiği anlamına gelmez. Sonuçta, hasta bir kişi söz konusu olduğunda, zaman kaybetmezsiniz; Ona hemen onun için iyi olanı verirsiniz, ancak her şeyin onun içinde daha iyi emilmesi için onu kabul edebileceği bir biçimde verirsiniz. Burada da durum aynıdır!

Bu nedenle, insanların kapasitelerini de göz önünde bulundurarak, hassas ve yavaş bir şekilde dağıtım yapmamız gerekiyor.

İçsel Sürgün

Mısır’dan çıkan İsrail oğulları, aldıkları Tora’nın yardımıyla çölde kırk yıllık yolculuk boyunca ıslahlarına devam ederler, İsrail topraklarına girerler ve İlk Tapınak olarak adlandırılan seviyeye ulaşırlar.

Bundan sonra hem kendi içlerinde hem de dünya ulusları arasında artan daha da büyük bir Aviut (bayağılık) ile karışmaları gerekir. Bu, elbette, ruhlar sistemi ile ilgilidir, ancak buna karşılık gelen süreçlerin fiziksel bedenlerde de meydana geldiği tarihten açıkça görülmektedir.

Sonuç olarak İsrail’den olan her kişi, ilave bir Aviut hisseder ve sonra artık edindikleri, Yaradan’a yapışma derecesinde kalamayacakları zaman içsel sürgün adı verilen şey gerçekleşir.

Şimdi daha azını yapabilirler; yeni arzular içlerinde güçlenir. Bu, kişinin kendi içindeki dünya ulusları ile bir bağlantıya girdiği ve buna uygun olarak, yıkıma yol açan dışsal süreçlerin ortaya çıktığı anlamına gelir.

Yıkım, tek bir güçle, tek bir düşünceyle birleştiğimiz yaşam algısından, zihinsel olarak kopmamız ve arzuların çokluğuna düşmeye başlamamız anlamına gelir.

Karşılıklı Garantiye Götüren Pratik Eylemler

Soru: Çabalarımızı nasıl en etkili şekilde yönlendirebiliriz ki bizi en kısa yoldan karşılıklı garantiye ulaştırsın? Hangi pratik eylemleri yapmalıyız?

Cevap: Bu eylemlerin çalışma, iç grubun varlığını destekleme ve dış dağıtım gibi alanlarda olduğunu görüyoruz. Tüm bunlar pratik kısımla ilgilidir ve karşılıklı garantiyi gerçekleştirmemiz için araçlardır. Ve eğer birisi başka bir yol olduğunu düşünüyorsa, o zaman bunun böyle olup olmadığını kontrol etmeliyiz.

Sonuçta amaç tektir: maneviyata yönelmiş bir grup öğrencinin karşılıklı garantiyi sağlamakla yükümlü olduklarını anlamaları. Bu yükümlülük öyle bir zorunluluk haline gelmelidir ki onları düzeltecek ve karşılıklı garanti seviyesine götürecek olan üst ışığı gerçekten kendine çeksin. Buna “yapacağız ve duyacağız.” denir.  Biz her şeyi yapmaya hazırız, yeter ki bu koşul aramızda gerçekleşsin.

 

Arvut’u Yerine Getirmek İçin “Yakıt”

Soru: Karşılıklı Garanti (Arvut) koşulunu yerine getirmeye çabalamamız için bize yakıt verecek olan nedir?

Cevap: Yakıt yukarıdaki saran ışıktadır. Eğer eksikliklerden değil de destek olarak hizmet edebilecek şeylerden bahsediyorsanız, o zaman destek yalnızca ışıkta mevcuttur. Kli’de destek bulamazsınız.

Şunu sorabilirsiniz: “Eğer Kli’de destek yoksa, diğer kaplarla birlikte içinde bulunduğum bu karşılıklı garanti nedir? Onlar da kim? Tıpkı benim gibiler!”

Bu doğru. Ama tam da bu sayede ışığı ifşa ediyorsunuz. Baal HaSulam ne söylüyor? Bunun gerçekleşmesini arzu ettiğimiz andan itibaren, alma arzumuzun üzerinde bize kendimiz için endişelenmemize gerek olmadığı hissini veren bir örtü, perde edinmeye başlarız. Hiçbir eksiğim olmayacağına dair bir güven duygusu belirir.

Böyle bir güven nereden geliyor? Dostlarım beni doldurmaya, ihtiyaçlarımı karşılamaya gerçekten hazır mı? Beni hiç doldurmuyorlar ve dolduramazlar da! Belki de benim grubumda herkes ruhen “yoksullaşmıştır”! Hiç fark etmez. Yukarıdan bir karşılık, bir örtü alıyorum, hiçbir eksiğim olmadığı hissine kapılıyorum. Bu ışığın gücüdür!

Bazen büyük bir ilham alırız. Daimi ve mutlak bir biçimde aldığınız bu ilham, alma arzunuzu susturur. Alma arzunuzun sizinle alay ettiğini, aslında hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını anlamaya başlarsınız; sadece sizi sürekli dürtükleyip duruyordu. Ve şimdi, o artık sustu ve siz özgürsünüz.

Soru: O zaman Arvut zaten ortaya çıkmış oluyor. Peki ya o zamana kadar? İlk andan o ana kadar?

Cevap: Başlangıç ve o nokta arasında dahi, yalnızca ışık aracılığıyla destek ve güç alırsınız. Işıktan başka bir şeyden değil. Kelim’in içinde bir şey aramayı bırakın! Arvut’un kendisi ve ona giden tüm aşamalar yalnızca ışık vasıtasıyla elde edilir.

Bu nedenle Baal HaSulam en önemli şeyin çalışma sırasındaki çabanın kalitesi olduğunu, böylece sizi değiştirecek ışığı çekmek için çalıştığınızı söyler. Sadece bunun içinde güç bulursunuz.

Grubun Çalışması

Soru: Karşılıklı garanti (Arvut) konusundaki endişeden bir anlık kopuşun bile bir düşüş olduğu nasıl hissedilir?

Cevap: Sadece grup bize öyle bir hissiyat, farkındalık, önem hissi verebilir ki Arvut olmasaydı kendimi korkunç bir durumda hissederdim.

Baal HaSulam her şeyin kötülüğün ifşasına bağlı olduğunu yazar. Eğer bir mikroskobum varsa, mikropların korkunç bir şey olduğunu görüyorum. Ama mikroskobum yoksa bu beni rahatsız etmiyor, suyu rahatlıkla içiyorum.

Ama mikroskoptan bakıp orada neler olup bittiğini görürsem, korkunç yaratıklar göreceğim! Birbirlerini nasıl yiyip bitiriyorlar! Ve beni de yiyip bitirecekler! İşte o zaman geri çekilirim. Yani her şey kötülüğün ifşasına bağlıdır.

Bunu tek başıma göremem ama etrafımdaki bin kişi bundan bahsederse, benim için sadece bin kat değil milyon kat daha somut hale gelir.

Ancak kişi grubu dinlemeye hazır olmalıdır. Ve grup, kişiyi ikna etme sürecini onu gerçekten içine alacak şekilde inşa edecek kadar bilge olmalıdır. Her birimizin kapalı olduğunu anlamamız gerekir. Kişi bunu algılayamaz. Kabuğunu kırmak ve içine girmek gerçekten gereklidir. Bu da grubun çalışmasıdır.