Her Şey Tek Bir Düşünceyle Yaratıldı

Her şey tek bir düşünceyle yaratıldı ve bu tek düşünce, yaratılışın başlangıcından sonuna kadar her şeyi kapsar ve içine alır. Oradan gelen her şey zaten orada mevcuttur; ancak bizim ıslah eksikliğimiz nedeniyle bize parçalanmış ve aşırı derecede çelişkili görünür.

Ancak tüm bu bölünme ve ayrışma, bu parçalar arasındaki tüm “antagonizm” ve karşıtlık, yalnızca içimizde, algımızda mevcuttur. Onları tek bir bütün olarak görecek, her ayrıntının birbirini tamamladığı bir birlikten yoksunuz.

Eğer arzularımızı ihsan etme niyetiyle donatarak ıslah edersek, bu iki kutup (sol ve sağ çizgi) birleşir ve orta çizgide bütünleşir. O zaman hem Yaradan’ın gücü hem de yaratılışın gücü tek bir noktada birleşmiş olur. Bizi ayıran tüm bu ayrıştırıcı güçlerin, aslında birliği ortaya çıkarmak için gerekli olduğunu anlarız. Onlar olmadan bu birliğe ulaşamazdık. Işığın avantajı, karanlığın içinden elde edilir.

Işığın, birliğin, ihsan etmenin, sevginin üstünlüğü ancak karanlık aracılığıyla, onun zıt koşullarıyla elde edilir. Aksi takdirde, bunu edinemez, yapışmanın tadını anlayamaz ve hissedemezdik. İnsan her şeyi ancak iki zıtlığın arasındaki karşıtlık sayesinde kavrar.

Dolayısıyla yaratılış düşüncesinde tek bir nitelik vardır. Ancak yaratılanın içine, kendisini düzeltebilmesi ve bu iki zıt niteliği tek bir bütünde birleştirebilmesi için, iki zıt nitelik yerleştirilmiştir. Bunu yaparak yaratılan Yaradan’a benzer hâle gelir.

Yaradan’ın mükemmelliği, O’nun eşsiz niteliği olan ihsan etmede yatar. Yaratılan ise, iki niteliği: ihsan etme niyetiyle alma arzusunu içerdiğinde mükemmelleşir. Niyeti, ihsan etmektir, buna karşılık doyum alma arzusuna sahiptir. İşte bu iki nitelik arasındaki farktan, birliği algılar.

Bu yüzden “Kişi ne kadar büyükse, egosu da o kadar büyüktür” denir. En büyük ayrılık ve zıtlık, sonsuzluk dünyasını edinmeden hemen önce ifşa olur. O noktada kişi, alma ve ihsan etme arasında sonsuz bir boşluk hisseder, bu iki niteliği birleştirmenin ve birbirini tamamlamalarının imkânsızlığını hisseder. Bu, kişinin son ıslahı yapmadan hemen önce hissettiği şeydir.

Ne yazık ki, bu ögeye yorum yapma özelliği kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed