Günün Boşa Geçmediğinden Emin Olun

Yorum: Bir insanın ne istediğini açıkça bildiği anlar vardır. Diyelim ki kırmızı bir araba ya da üç katlı tuğla bir ev ister ve ona ulaşmak için çabalar.

Bazen de insanın içinde bir şeyler hissettiği ama tam olarak ne olduğunu anlamadığı zamanlar da vardır. Bir tür soyut bir form vardır.

Cevabım: Fark etmez. Yine de isterler. Yine de bir şeye uzanırlar ve işte bu, onların büyümesine yardım eder.

Çocukken bir şeyin peşinden nasıl gideriz? Gerçekten neye çabaladığımızı bilir miyiz? İleriye, geriye itilip dururuz; bir şeyleri açar, atar, söker, inşa eder, yerleştiririz, vb. gibi. Küçük çocukların neler yaptığını izleyin. İşte böyle gelişirler. Onların örneğini takip edin.

Soru: Peki bir çocuğun örneğini doğru bir şekilde nasıl takip edeceğiz? Her şeyi yapıyor gibi görünseniz de, yine de yanlış yolda ilerleyebilirsiniz.

Cevap: Ama siz küçük bir çocuk değilsiniz. Kendinizi ve hedefinizi net bir şekilde analiz etmelisiniz. Hedefiniz ne kadar yüce, ebedi ve mükemmelse, basit hayvansal varoluştan o kadar uzaklaşır ve o kadar insan olursunuz. Bir hedef belirlemeli ve onu içtenlikle arzulamalısınız. Başka nasıl olacak? Sabah kalktığımda hiçbir şey istemiyorsam, o zaman ben nasıl bir insanım? İşte bu yüzden günümün bir programı var ve her şeyi tamamlamalıyım: bloğumdaki soruları cevaplamak, materyaller hazırlamak, bir programa çıkmak, ders vermek vb. Bu benim görevimdir ve bundan kaçamam.

Ama bunun ötesinde, yerine getirmem gereken başka bir içsel program daha var: bazı nitelikler üzerinde çalışmak, bazı değerler üzerinde çalışmak, netleştirmeler yapmak ve kendimi belirli bir içsel duruma getirmek. Bu bir zorunluluktur! Bu olmazsa, gün boşa gitmiş demektir.

Ne yazık ki, bu ögeye yorum yapma özelliği kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed