Arzuların Köleleri

Soru: Rambam’ın “kadınlara ve çocuklara ‘köleliğin’ anlamını ifşa etmeyeceksiniz” sözlerini nasıl anlamalıyız?

Cevap: Kişi, alma arzusuna çeşitli şekillerde bağımlıdır. Eğer alma arzusu tatmin edilmezse, kişi ilerleyemeyecek ve arzusuna öncelikle ihtiyacı olan şeyi sağlamak zorunda kalacaktır. Bu nedenle ona arzunun “kölesi” denir.

“Kölelerin” seviyesi birkaç kategoriye ayrılır. Kölelik içinde olduklarını anlamayan ve esaretlerinin farkında olmayan gerçek köleler vardır.

Ayrıca, alma arzuları konusunda kendilerini zayıf ve küçük hisseden ve bunun hem zihinlerine hem de kalplerine hükmettiğini bilen “çocuklar” ve “küçükler” de vardır. Bazen kişi kendini dışarıdan tanıma ve ne kadar güçsüz olduğunu görme fırsatına sahip olur; bazen de küçük bir çocuk gibi sebepsiz yere bir şeyler yaptığı bir koşula düşer.

“Kadınlar” derken, kendimizi bağımlı hissettiğimiz bir koşulu kastediyoruz. Alma arzusu vardır ve bu bir koca gibidir, bir efendi gibidir. Bu yüzden de doldurmamız gereken bir bağımlılık ve eksiklik (doldurulmamış arzu) hissederiz. Bu yüzden onu doldururuz.

Çeşitli tutumlardan bahsediyoruz. Yapabileceğimiz bir şey yok. İnsanlar onları kullanıyor ve bu şekilde var oluyorlar. Aksi takdirde yaşamak mümkün değildir. Arzularını yerine getirmek için ek hazlar ararlar: moda, kamuoyu ya da başka bir şey.

İnsanların hayatta bazı hedefleri olmalı ki kendilerini yavaş yavaş doldurabilsinler. Bu futbol ya da hayattaki başka bir oyun olabilir. Tüm dünya için bazı değişiklikler olabilir, bir şey, sonra yaşadığını hissetmek için başka bir şey.

Buna hayat denir, haz türlerinde bir değişiklik. Bu bizim dünyamız. Ne zaman yeni bir moda çıksa, ne zaman bir şey, bir olay ya da yenilik olarak duyurulsa bunu görebilirsiniz. “Harry Potter,” sonra “Matrix”, sonra başka bir şey. Bu size yaşam duygusu verir. Yoksa ne için yaşanır ki? İnsanlar bu şekilde çalışır: canlı tutmak için yeni bir şey ararlar.

Buna “kadın” denir. Kendini bağımlı hisseder ve bu bağımlılığa kapılı çünkü başka bir yolu yoktur. Nasıl var olabilir ki? “Bir erkeğe bağımlı” olduğu, “bir erkek istediği” söylenir. Talmud ve TES, bir kadının “bekar olarak dokuz ölçüye sahip olmaktansa bir ölçüyü ve aptallığı (yani bağımlı olmayı) tercih ettiğini”, söyler.

Bu üç kategori hakkında çok konuşabiliriz: “Köleler”, “çocuklar” ve “kadınlar”, psikoloji açısından dünyamızda kendini nasıl gösterdiği, sosyal çevrelerde nasıl işlediği, maddeye nasıl indiği ve onun içinde nasıl işlev gördüğü hakkında. Bunu zaten görüyoruz. Halk bunu anladığına göre, bunu derslerde anlatmaya başlayabilir ve oradan nedenlere, manevi köklere geçebiliriz.

Ne yazık ki, bu ögeye yorum yapma özelliği kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

Önceki yazı:

Sonraki yazı: