Neden Tora’ya İhtiyaç Duyarız?
Sürekli olarak tek bir temel ilke, Arvut (karşılıklı garanti) ilkesi üzerinde çalışmalıyız. Atalarımız da bunun üzerinde çalıştılar, ancak Aviut (bayağılık) seviyeleri gereği özel bir yöntem olan Tora’ya gerek yoktu.
Onların yöntemi basitti. Onlar bunun böyle olduğunu anladılar ve ruhlarının saflığıyla, tıpkı doğada yaşayan bir Bedevi’nin, doğayı tamamen hissettiği ve binlerce kilometre ötedeki şeyleri duyumsadığı gibi üst olanı hissettiler. Bu sadece yaratılışla olan doğal bir bağdı. Ancak egoizm büyüdüğünde, bir yöntem ve araçlar gerekli hale gelir.
Bu yöntem nedir? Tora aslında ne hakkındadır? Atalarımızın sahip olduğu aynı bağa, ancak farklı bir alma arzusu düzeyinde, nasıl ulaşacağımızı öğretir. Bu arzu büyüdükçe daha fazla eyleme, ayrıca bireysel çabaya ve tüm grubun kolektif çalışmasına ihtiyaç duyulur.
Ataların kendi aralarında Arvut üzerinde çalışmasına gerek yoktu. Onlar için bu, bir annenin çocuğuna olan sevgisi gibi doğal olarak geldi. Bu gereklilik, Yaradan’ın ifşasıyla açıkça ortadaydı; var olmanın başka bir yolu yoktu.
Ancak alma arzusu bir kez ortaya çıktığında, her şey değişir. Aviut (bayağılık) artar ve herkes birbirinden uzaklaşır. Bu ayrılığın üstesinden gelmek için çeşitli yöntemler, araçlar, çabalar ve öğrenme gereklidir.
"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

