Maneviyatta Dahi Aklınızı Yitirmemelisiniz

Yaratılan, boş bir arzudur, Yaradan ise Işıktır. Bu boşluk, kendisine tamamen zıt olan Işık ile nasıl bir bağ kurabilir? Aksi takdirde, doğası gereği boş bir alma arzusu olan yaratılan, sonsuza kadar boş kalır.

Bu iki zıtlık nasıl birleşebilir? Sonuçta, tüm doğayı yöneten form eşitliği yasasına göre, zıt kutuplar misali birbirlerine yaklaşamazlar veya birleşemezler. Bu nedenle, alma arzusu ile ihsan etme arzusunu harmanlamak gerekir.

Roş’ta (baş), ihsan etmek için alma niyeti ortaya çıkar. Ancak Guf’ta (beden) egoist güç yani kişinin kendi rızası için alma arzusu ortaya çıkar. Böylece baş ve beden arasında bir kırılma meydana gelir, aralarındaki bağ kopar, uyum içinde düşünme ve hareket etme yeteneği kaybolur.

Başta bir düşünce varken, bedende tamamen farklı bir arzu vardır. Kalp ve akıl artık bir arada değildir.

Ne yazık ki, bu ögeye yorum yapma özelliği kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed