Dua, Çalışmak İçin Güç İstemek Midir?
Dua, başka seçeneğimiz olmadığı zaman talep etmek anlamına gelir. Yalnızca başka alternatifimiz olmadığında Yaradan’a döneriz. Yavaş yavaş, Yaradan’ın varlığını hatırlamaya başlarız ve bu hatırlama bile Yaradan’ın yaptığı bir şeydir. O, sanki O’nu kendi başımıza hatırlıyormuşuz gibi gösterir. Gerçekte, kendi başımıza Yaradan’ı asla düşünmeyiz.
Alma arzusu, tamamen kendi içinde kapalı olacak şekilde yapılandırılmıştır. Bu, kapalı bir sistemdir. Yaradan, küçük, algılanamaz bir ışık huzmesi gönderir ve aniden şöyle düşünürüz: “Ah, Yaradan var!” O’nu, hiçbir yardım almadan, sanki kendi başımıza hatırlamış gibi hissederiz.
Ama gerçekte, bize varlığını hatırlatan ve O’na dönmemizi sağlayan Yaradan’dır. Bu süreç tekrar tekrar gerçekleşir ve tüm amacı O’nunla olan bağımızı güçlendirmektir. Bu süreç sayesinde, içsel manevi sistemimizi inşa ederiz. Yaradan’ın niteliklerini bu şekilde edinir ve O’na benzer hale geliriz.
Ancak, bunun gerçekleşebilmesi için, Yaradan’ın tam tersini tanıyabilmemiz için, “kendimizi” anlayabilmemiz için, Yaradan’ın bizi, ulaşmak üzere olduğumuz durumun tam zıttı olan hoş olmayan durumlara sokması gerekir.
Filed under: Dua, Kabala, Maneviyat, Yaradan -
Merdivenin Basamakları Hakkında Sohbetler, Kısım 118 için yorumlar kapalı