Yaradan’ı Uyandırmak

İhsan etme arzusunu bize vermesi için, Yaradan’ı uyandırmak zorundayız. Alma arzusuna sahip olmamız yeterli değildir, zira bize yeni bir ihsan arzusu vermesi için, ihsan edende de olumlu bir arzu olmalıdır.

Yukarıda yaratılanlara genel bir iyilik yapma arzusu olmasına rağmen, O yine de bizim arzumuzun O’nun arzusunu uyandırmasını bekler.

Başka bir deyişle, O’nun arzusunu uyandıramıyorsak, bu alan tarafındaki arzunun hala eksik olduğunun bir işaretidir. Bu nedenle tam olarak yukarıda bir arzu oluşması için dua ederek, arzumuz, bolluğu almaya uygun bir Kli (kap) olmak üzere gerçek bir arzu haline gelir. (Baal HaSulam, Şamati 57, “O’nun Arzusuna Yaklaştıracak”).

Onludan Yaradan’a sürekli olarak yapılan yakarışlar, sonunda isteğimizin gerçek olduğunu ve bir cevap alacağımızı gösterecektir. Yaradan, doğanın bir kanunudur. Belirli bir çaba eşiğine ulaşmamız gerekir, o zaman yukarıdan yeni bir hayat, yeni bir nitelik yani ihsan etme niteliğini alacağız.

Henüz bu eşiği geçmedik, bu da henüz bu arzuya sahip olmadığımız anlamına gelir. İhsan etme niteliğini doğru bir şekilde kullanamayız, onu bencilce kullanırız. Üst yönetim buna hiçbir şekilde izin vermez.

Bu nedenle, Yaradan’ın onludan sürekli uyandırılışı, onluda gerçek arzunun doğru büyüklükte ve nitelikte ortaya çıkması için gerekli bir koşuldur. Başarımız sadece buna bağlıdır!

Ne yazık ki, bu ögeye yorum yapma özelliği kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

Önceki yazı:

Sonraki yazı: