Sonsuzluğa 125 Adım

Işık, bizi haz alma arzusuyla yarattı ve aynı ışık bu arzuyu sürdürür ve geliştirir. Sıfırdan, son yani dördüncü seviyeye kadar bu arzunun sürekli olarak daha da derinlerine dalarız.

Arzunun giderek daha derin bir derinliğine inmeye ve onu almaktan ihsan etmeye, kötülükten iyiliğe dönüştürmeye çalışarak, onun içinde manevi dünya adı verilen yeni bir gerçekliği ifşa ederiz.

Yani, bu haz alma arzusunu 0, 1, 2, 3 ve 4. safhalarda fark eder ve kullanırız; başlangıçtaki egoist niyetin gücünden gelen ışığın yardımıyla, bu arzunun katmanlarında ifşa olan kötülük ve nefreti; sevgiye, iyiliğe ve ihsan etmeye dönüştürürüz.

Bu haz alma arzusu içinde, komşumuza veya Yaradan’a, ışığa karşı nefretten sevgiye ve almaktan ihsan etmeye dönüştürebildiğimiz arzuya bağlı olarak, 125 safha veya beş dünya keşfederiz.

Ve kötülük, elbette, varlığını sürdürür! Aksi hâlde iyiliği neyin üzerine inşa edebiliriz? Kötülük olmazsa iyiliğin değerini nasıl bilebiliriz? Haz alma arzusu, üzerinde durduğumuz tüm zıt koşullardan geçip 125 basamaklı bir merdiven gibi yükselip sonsuzluk dünyasına geri dönmedikçe, iyi niyetlerle varlığını sürdüremez.

Bu nedenle, tüm bu gerilim, nefretin üzerine çıkabileceğimiz tüm potansiyel, her seferinde onu daha da derinlerde ifşa ederek varlığını sürdürür.

Ne yazık ki, bu ögeye yorum yapma özelliği kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

Önceki yazı: