Üst Dünyayı Algılamaya Kendimizi Nasıl Hazırlanırız?
Bedenin doğası öyledir ki, başkalarındaki erdemlerden çok kusurları görür. Bu yüzden bilgeler şöyle demiştir: “Herkesi haklı çıkarmaya çalışın.” Yani, mantık dahilinde bir dostumun haklı olmadığını görsem bile, onu haklı çıkarmaya çalışırım. Ve dostumun erdemlerini mantık dahilinde bile görebiliyorsam, bu daha da iyidir.
Sonuçta, bir başkasının haklı olup olmadığı benim için önemli değildir ve aslında bunu gerçekten yargılamak imkânsızdır. Benim için önemli olan, kendimi manevi dünyaya göre ayarlamaktır. Eğer tüm dostlarımın erdemli, nazik ve saygın insanlar olduğunu düşünüyor ve onları sanki Yaradanmış gibi yüce görmek istiyorsam, o zaman kendimi buna göre ayarlarım, üst dünyaya dair görüşümü, algımı düzeltirim.
Bu nedenle, dostumun erdemlerini mantık dahilinde görüyorsam, bu, kendimi doğru görüşe zaten ayarladığım anlamına gelir. Eğer bunu görmüyorsam, o zaman sanki onu haklıymış gibi görmeye ve hayal etmeye çalışmalıyım, çünkü bu “sanki” aracılığıyla maneviyatı, gerçeği görmeye yaklaşırım.
Dostlarımızı, her birinin kendi yolunda, yüce olarak görmek arzu edilir. Her insan bende olmayan niteliklere sahiptir. Sürekli olarak onlarda yalnızca olumlu nitelikleri ararsam bu, “Kolomb’un gemisini” görmeme, maneviyatı görmeme yardımcı olacak.
Böyle yaparak, egoizmimi azaltır ve bana dışsal olan nitelikleri yüceltirim. Ve bu sayede maneviyatı yüceltirim çünkü şu anda benim için sıfırdır, çünkü onu hissetmem veya anlamam. Eğer dostumu gözümde yüceltirsem, maneviyatı algılama yeteneğimi de artırırım.
"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

