Merdivenin Basamakları Hakkında Sohbetler, Kısım 141
Maneviyat Arzusu, Kalpteki Nokta, En Büyük Arzu Mudur?
Evet, maneviyat arzusu, gelişmeye başlayan bizler için en büyük arzudur, 5.000 yıl önce ya da 1.000 yıl önce yaşamış biri için bile, ne zaman olduğu önemli değildir. Tüm insanlık bir gelişim halindedir. Gelişim nedir? Arzuların büyümesi ve genişlemesi anlamına gelir.
Örneğin, 50 yıl önce bakkalda çeşitli ürünler bulmak zordu. Ekmek, süt ve belki bir çeşit yoğurt alabilirdiniz. Bugün bir süpermarkete giriyorsunuz ve gözlerinizin önünde her renk, tat ve boyutta, az yağlı ve çok yağlı seçeneklerle, yerel ve ithal ürünlerle muazzam bir ürün yelpazesi seriliyor. Böyle bir çeşitlilik daha önce hiç yoktu. Bu bize gelişimin ne anlama geldiği hakkında bir fikir veriyor.
Arzular sürekli büyür ve aynı zamanda hayal bile edilemeyecek kadar çok sayıda ayrıntılı kategoriye ayrılır, bu da birçok nüans sağlar. Bugün 50 çeşit yiyecek arasında ayrım yapabilir ve tam olarak hangisini istediğimizi bilebiliriz. Bu, neredeyse delilik ama durum böyle. Tek bir yiyecek kategorisi içinde bile ne kadar çok ayrım yapılabildiğine bakın; hayatın her alanında durum aynıdır.
Peki, bu neden oluyor? Çünkü alma arzusu sürekli bir gelişim sürecindedir ve daha büyük ve daha çeşitli tatminler talep eder. Bu artan ihtiyaca göre, kendimizi çeşitli öğelerle nasıl tatmin edeceğimize dair yeni düşünceler ve fikirler ediniriz. Birdenbire, arzumuzda başka bir tatla, başka bir öğeyle doldurulabilecek yeni bir “oyuk” ya da boşluk olduğunu fark ederiz.
Bu nedenle, tüm kötü ya da hayvansal arzular az çok tanıdık ve anlaşılır hale gelene kadar gelişiriz. Ardından yeni bir arzu ortaya çıkar: maneviyat arzusu. Bu arzuya “kalpteki nokta” adı verilir ve hayvansal arzulara karşı konumlandırılır. Artık birbirlerine karşı gelişmeye başlarlar. Bu noktada bir bölünme hissetmeye başlarız. Nereye varacağını ya da nasıl olduğunu anlamadan bu iki güç arasında salınan bir sarkaç gibi hissederiz.
"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

