Tüm Evren Ölçeğinde Büyük Yanılsama
Her ruh, ışıkların ve Kelim’in (kapların) giderek zayıfladığı, manevi derecelerin bir zinciri, bir merdiveni aracılığıyla sonsuzluk dünyasına bağlıdır. Sonsuzlukla bağ kurduğum anda, bu sistemi uyandırırım. Aslında, bu sistem benim içimde vardır ve sadece bana dışımdaymış gibi görünür.
Evrende iki şey vardır: insan ve Yaradan. Ve insana, Yaradan’ın dışında var olduğu hissi bir şekilde verilmesi gerekiyor ki, O’ndan ayrılığın, karşıtlığın, mesafenin, yakınlaşmanın ve Yaradan’a yapışmanın ne olduğunu anlayabileyim. Bu nedenle, ben kasıtlı olarak, gerçekliği içimde olan ve dışımda olan olarak ikiye bölünmüş bir şekilde algılayacak biçimde yaratıldım.
O zaman “ben” ve Yaradan’ın ne olduğunu, kırılma ve bağı, bilinçsizlik ve gizliliği, ya da tersine O’na yaklaşmayı ve tek bir bütün halinde birleşmeyi anlamak benim için daha kolay hale gelir.
Yaradan, içimde hissettiğim her şeyi dışarı atar ve algımın ikiye bölündüğü ortaya çıkar: içsel olan, aldığım her şey; dışsal olan ise, doğru niyet olmadan verdiğim şeylerdir Dolayısıyla, dış dünya, bana kasıtlı olarak yabancı ve farklı olarak sunulan Kelim’imdir, böylece ihsan etmenin ne olduğunu anlayabilirim. Eğer onlarla kendimin bir parçası olarak ilişki kurmaya başlarsam, o zaman ihsan etmenin benden ne kadar uzak olduğunu ve ne kadar zıt ve istemediğim bir şey olduğunu anlayacağım!
Komşunuzu kendiniz gibi sevmeye çalışın; bu hiç de kolay değildir. Yapamam. Ve bu da ihsan edemeyeceğim, Yaradan’a yaklaşamayacağım anlamına gelir. Hayır, durun, ben Yaradan’ı istiyorum! Ama O’nu nasıl istiyorsunuz? Bunu göstermelisiniz ve bu da doğru olan tek yoldur.
"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

