Emirle Ve Seçimle

Bu dünyadaki tüm eylemlerimiz, özgür olduğumuz durumlar hariç, yukarıdan gelen emirlerle gerçekleştirilir. Benim özgür iradem sadece yukarı doğru yükselmede, yani ruhu Yaradan’a benzemek için ıslah etmekte yatmaktadır.

Benim içimdeki ve çevremdeki her şey, üst dünyanın kanunları tarafından Yukarıdan dikte edilir. Eğer dünyevi hiçbir şeyde özgür iradem yoksa, her şey Yukarıdan dikte ediliyorsa, o zaman dünyevi eylemler için ne ceza ne de ödül vardır! Sonuçta, bunların hiçbirini ben yapmadım, bunlar yukarıdan benim aracılığımla yapıldı.

Bu nedenle, Yaradan’a benzeyene kadar hepimizin hayvanlar gibi olduğumuz söylenir. O’na benzediğimiz ölçüde, “Adam” – “benzer” (İbranice’de Domeh) olarak adlandırılırız.

Yaradan’a benzerlik, “kalpteki nokta” olarak adlandırılan, O’na doğru küçük bir arzu, bir özlemle başlar. Eğer bu arzu varsa, kendini ifşa etmişse, kişi kaçınılmaz olarak Kabala’ya gelecektir; onu oraya götürecektir.

Kalpteki nokta, sizin geliştiğiniz bir damla meni gibidir. Ancak manevi beden, ruh, ancak kişinin kendi çabalarıyla geliştirilebilir. Bu, bizim tek özgür irademizin yattığı yerdir (Baal HaSulam’ın “Özgür İrade” makalesine bakın).

Tüm dünyayı arka plana itin ve onu geliştirmeye başlayın, kendinizi daha üst bir sisteme yükseltin. Sadece orada kalmak için her şeyden vazgeçmeye hazır olun.

Bu, tek seçenek, sizin lehinize kaydedilebilecek tek eylemdir. Ödül, ruhun içindeki yaşamdır!

Ne yazık ki, bu ögeye yorum yapma özelliği kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed