Merdivenin Basamakları Hakkında Sohbetler, Kısım 4

Yaradan’a Karşı Tutuma Neden Dua Denir?

Kalbimizde hissettiğimiz tüm duygular Yaradan’dan kaynaklanır ve bu nedenle kalpteki duyguya “dua” denmez. Dua bizim Yaradan’a yakarışımızdır. İbranice “dua” (Lehitpalel) kelimesi, “yargılamak” (Lehaflil) kelimesinden gelir, yani kendi kendini yargılamaktır, duygularımızın kaynağı olan Yaradan’la olan bağımızın bir değerlendirmesidir.

Duygularımızın kaynağı iyi ve yardımsever olduğu için, duamız duygularımız ile bu iyilik ve yardımseverlik arasındaki farkı ifade eder. Kalbimizdeki kusurun boyutunu keşfederiz. Dua, kişi ile Yaradan arasındaki farkın hissedilmesidir.

Başka bir deyişle, Yaradan’ın kalbimizi doldurduğu şey ile kalbimizin hissettiği ve bizim nasıl karşılık verdiğimiz arasındaki farkı ölçecek olsaydık, kusurumuzun boyutunu görürdük. Aynı şekilde, eğer tamamen ıslah olmuş olsaydık, kendimizi tamamen iyi ve yardımsever hissederdik. Hissimiz ne kadar zıt olursa, kusurumuzun göstergesi de o kadar büyük olur.

Bu sadece kusurumuzun seviyesini değil, aynı zamanda manevi konumumuzu da gösterir. Yaradan 620 kanalın hepsinden iyilik ve yardımseverlik gücü verdiğinden, hangi kanalları daha çok ya da daha az, nerede iyi ya da kötü hissettiğimizi bilebiliriz.

Eğer ruhun tam bir resmine sahipsek, her şeyi algılar ve hissederiz, her seviyede nerede olduğumuzu biliriz ve mevcut durumumuza kıyasla ıslah olmuş durumumuzun net bir resmine sahip oluruz. Yaradan’a karşı tutumumuzu değerlendirdiğimiz tüm yönlere toplu olarak “dua” denir.

Ne yazık ki, bu ögeye yorum yapma özelliği kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed