Kaynakların Önemi

Geçmişin büyük Kabalistleri bizim için manevi bir sistem hazırladılar, tıpkı bizim bu dünyayı onu kullanabilecek bir sonraki nesil için hazırladığımız gibi. Yeni doğmuş bebekleri çevreleyen ve daha sonra gelişimleri boyunca her yıldan yıla onlara eşlik eden binlerce ayrıntıyı hayal edin.

Bir insanın büyüyebilmesi ve bu hayata doğru bir şekilde girebilmesi için ne kadar çok şey yaptık! Her aşamada onları geliştirecek, destekleyecek ve ileriye taşıyacak bir şeyler yaratmaya çalışıyoruz. İnsanlık onların doğumu için muazzam bir hazırlık yaptı. Manevi âlemde de durum aynıdır. Kabalistlerin bizim için ne hazırladıklarını hayal bile edemeyiz.

Bugün onların materyallerini alıyorsunuz ve zaten açık ve net bir şekilde yazılmış olanı başkalarına açıklamaya başlıyorsunuz ve her şey çok basit ve mantıklı bir şekilde açıklanmış olmasına rağmen neden bahsettiğinizi bile anlamıyorlar. Bu dünyadaki bitişleri, üst dünyadaki başlangıcı görüyorsunuz ve bunu onlara açıklamaya çalışıyorsunuz.

Dünyamızı ilgilendiren şeyleri bile algılamıyorlar: özgür irade, yönetim sistemi, insan davranışı, egoizmin etkisi altında insanlığın gelişimi, krizlerin nedenleri veya birbirimize bağlılığımız. Dünyada çok az insan bundan söz ediyor ve söz edenler bile bunu hissedip idrak edemiyor. Peki, kaynaklar olmadan bunu nasıl yapabiliriz? Keşke kendi hatalarımızdan öğrenebilseydik.

Yorum: Yine de birçok şeyi açıkladığınızda, tıpkı Rabaş’ın makaleleri bizim için neyse sizin metinlerinizin de gelecek nesiller için öyle olacağını düşünüyorum.

Cevabım: Belki de öyledir. Ben, bir anlamda, bu ya da gelecek nesil ile Rabaş arasında bir ara bağlantıyım.

Tabii ki, kendimi Kabalistik metinler ve insanlar arasında bir bağlantı halkası, bir adaptör olabilecek biri olarak görüyorum çünkü Baal HaSulam ve Rabaş’ın yazdıklarını açıklıyorum. Görevim, kişi ile kaynaklar arasında bir temas noktası oluşturmaktır.

Ne yazık ki, bu ögeye yorum yapma özelliği kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed