Gerçekliğimiz Nedir?
Yorum: Prensip olarak, gerçekliğimizin bir rüya olduğunu anlıyorum, ancak yine de ona bu şekilde davranmak imkânsız.
Yanıtım: Bu gerçekliği biraz daha farklı, daha bileşik bir şekilde algılamamız ve diğer durumları da dikkate alan çoklu açılardan aydınlatmaya çalışmamız gerekiyor.
Bugün toplum, bilim, krizler ve yaşadığımız her şey bizden bunu talep ediyor. Aksi takdirde dünyamızı anlayamayız. Onu sıradan bir insan gibi değil, biraz daha yüksek bir düzeyde, farklı bir şekilde tasavvur etmeli ve kavramalıyız. Hayat bizden bunu talep ediyor.
Gerçek şu ki, günlük yaşamımız, en sıradan yönleriyle bile, bu yaşamı, bu dünyayı, onun nedenlerini ve amaçlarını anlamamızı gerektirmektedir. Dünyamızda olup bitenlerden hiçbir şey anlamadığımızı ve herhangi bir çözüme ulaşamadığımızı görüyoruz.
Ne politikacılar ne sosyologlar ne de siyasi analistler bir şey sunabilir. Yukarıya doğru yükselmemiz gerekiyor çünkü arkadan baskı artarken kendimizi ileriye doğru hiçbir yolu olmayan bir tür uçuruma götüren bir sürü gibi yolumuzu kaybettik. Belki de insanlığın tamamen farklı bir yöne gitmesi gerekiyor.
Yani, gerçekliği nasıl tanımlarsak tanımlayalım, yanılsamalı olan şu anki durumumuz, bizi uyanmaya, değişmeye ve durumumuzun nedenini ve sonucunu anlamak için birçokları arasında sadece biri olduğunu fark etmeye zorlar.
Beş milyar yıl önce evrenin, yarım milyon yıl önce Dünya’nın, bir süre sonra Dünya’da yaşamın ortaya çıktığını ve bir milyon yıl sonra, er ya da geç, her şeyin sona ereceğini söylemek kolaydır. Ne olmuş yani? Hepsi bu kadar mı?
Eğer öyleyse, o zaman kendimizi dünyevi hayvansal bir çerçeveye mi hapsedeceğiz? Peki ya hayat bizi bu sorunu çözmeye zorlarsa? Her ne kadar dünyevi, hayvansal varoluşumuzda yalnızca bedenle ilgileniyor olsak da ki bu yüzden böyle bir yaşama hayvansal varoluş diyoruz, yine de içinde kalmamıza izin verilmez. Yaşamın gerçek anlamını bulmalıyız; aksi takdirde acı çekeceğiz. Doğa bizi buna zorlayacaktır.
"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

