Soru: Her gün yeni bilgiler vermeniz önemli mi?
Cevap: Evet, öğretmenim Rabaş, benimle sık sık bu konuda konuşurdu. Bana kopuk, odaklanmamış bir bakışla bakar ve sadece konuşur ve konuşurdu çünkü birilerine sesini duyurması gerekiyordu.
Konuşun! Böylece bu bilgi havada asılı kalacak, birinden geçecek (anlaşılsın ya da anlaşılmasın, önemli değildi), dünyaya girecek ve onun içinde var olacaktı. Daha sonra insanlar ona doğru çekilecek, onu keşfedecek ve onu ifşa etmeleri daha kolay olacaktı.
Soru: Yani bu bilgiyi sözel olarak ifade etmek önemli mi?
Cevap: Sözelleştirmek çok büyük bir anlam ifade eder. Bu yüzden bize “konuşan varlıklar” (Medaber) deniyor. Bu bizim seviyemizdir; bizi hayvanlardan ayıran şey budur.
Yorum: Ama biz bunu fiziksel bir düzeyde konuşuyoruz.
Yanıtım: Bu önemli değil. Bilgiyi kendi içinizden ifade edersiniz. Konuşmak içeride anlamsal bloklar inşa etmek demektir.
Soru: Ya birisi sadece kendi kendine konuşursa? Bilginin başka birinden geçmesi gerekir mi?
Cevap: Tercihen başka biri aracılığıyla olur. Örneğin, Baal HaSulam için bilgiyi başkaları aracılığıyla iletmek yeterli değildi; yazıp sonra da yakardı. Artık bunun bir önemi yoktu çünkü bilgi çoktan dünyaya girmiş, yankılanmış, rolünü yerine getirmiş ve o andan itibaren dünya onunla birlikte var olmaya devam etmişti.
Manevi bilgi fiziksel değildir. Almanız, sıkıştırmanız, paketlemeniz, çıkarmanız veya işlemeniz gereken bir şey değildir. Hayır, tamamen farklı taşıyıcılar üzerinde çalışır.
Filed under: Kabala, Maneviyat -
Bilgiyi Dünyaya Taşıyın için yorumlar kapalı