Category Archives: Egoizm

Egoizmden Kurtulma Aşamaları

İnsanlar egoist doğalarının farkına vardıktan sonra ikinci aşamaya gelirler: “Nefret ettiğin şeyi dostuna yapma.” Kişi bir başkasına zarar vermekle kendisine zarar verdiğini anladığında, bu zaten kişinin içinde niteliksel bir değişimdir.

Yorum: Olağanüstü durumlarda, örneğin savaşta, insanların zarar vermemek bir yana, bir başkası için canlarını bile verebildiklerini görüyoruz.

Yanıtım: Evet, ama bunlar hala egoizmden çıkmanın ilk aşamalarıdır.

Soru: Doğamızdaki kötülüğü fark etmek yeterli değil midir? Daha yüksek bir hedef ve daha yüksek değerler olması gerektiğini de anlamamız gerekir mi? Bunlar ne olabilir? Sonuçta, her zaman iki nokta olmalıdır.

Cevap: En yüksek değer, bir insanın yaptığı her şeyi kendisi için değil başkaları için yaptığı zaman, egoizmden mutlak çıkışında yatar. Bu bir derecedir.

İkinci derece ise Yaradan gibi olma arzusudur. Yaradan, kişinin yükselmesi, tutunması, onun içinde birleşmesi ve böylece amacına ulaşması gereken mutlak anti-egoist bir sistemdir: Yaradan’a ile birleşme.

Manevi Yoldan Ayrılmayın

Soru: Manevi yoldan ayrılmadığımızı sürekli olarak nasıl kontrol edebiliriz?

Cevap: Sadece bir grup içinde birleştiğinizde ve hepinizin tek bir noktada, tek bir arzuda olduğunuzu hissettiğinizde, herkes “ben” ini terk eder, diğerleriyle birleşir ve Yaradan’la birleşmeye gelir.

Umutsuz Durumlar Yoktur

Çıkış yolunu beğenmediğimiz bir duruma umutsuz deriz (Jerzy Stanisław Lec).

Soru: Yani Jerzy Stanislaw Lec, her zaman bir çözüm olduğunu söylüyor. Biz sadece hoşumuza gitmediği için oraya gitmiyoruz. Gerçekten umutsuz durum diye bir şey yok mu?

Cevap: Bence yoktur. Her zaman bir çözüm vardır. Prensip olarak, kişinin her zaman bir çözümü vardır. Durumun umutsuz görünmesinin nedeni egoizminin onu kendi içine hapsetmesidir.

Soru: Yani çıkış yolunu tıkar ve kişi bir şekilde egoizmini kandırmalı, bir şeyler yapmalıdır. Söyler misiniz lütfen, evrensel bir çözüm var mı?

Cevap: Sadece sevgi.

Gurur Ve Korku

Soru: Nasıl manevi yolda ilerlememizle düzgünce gurur duyarız ve aynı zamanda Yaradan’a karşı nefret dolu gurura düşmekten korkmayız? Çıkış yolu nedir?

Cevap: Sadece sürekli çalışmaya devam etmeli ve gurura kapılmaktan korkmamalısınız. İnsanlar Yaradan’a yaklaştıklarını hissetmelidirler ve Yaradan onları her zaman destekleyecek ve onlara yardım edecektir. Bunu yapmaya hakkınız var. Bu yüzden korkmadan ilerleyin.

Yorum: Kötü bir eğilimle yaratıldık ve bu durumda bile O’nun sonsuz sevgisini hissediyoruz. Yani hem gururumuz hem de korkumuz var.

Yanıtım: Tüm olumlu ve olumsuz niteliklerinizi Yaradan’a duyduğunuz sevgi aracılığıyla keşfetmeye çalışın.

Başkalarına Zarar Vermeyin

Bir bireyin egoist doğasından kurtulmak istemesi için, bir yandan bunun kendisine ne gibi kötülükler getirdiğini, kaliteli bir yaşam sürmesine izin vermeyen bir hastalık gibi olduğunu anlaması gerekir. Öte yandan, kendisine sonsuz yaşamı veren üst güç gibi olma arzusuna sahip olmalıdır.

Başka bir deyişle, bir şekilde egoizmiyle savaşmanın kazancını görmeli ve Yaradan’ın sistemi içinde olmamakla ne kaybettiğini anlamalıdır. Aksi takdirde, sadece kötülüğün farkına varmak hiçbir şey kazandırmaz.

“Başkalarına zarar vermeyin” ilkesine dayanarak kendini durdurduktan sonra, bir sonraki aşama açılmalı ve iyilik yaymaya başlamalı, iyiliğin kaynağı haline gelmelidir. Bu noktada, Yaradan’a, O’nun niteliğine ve başkalarına zaten bir yakınlık vardır çünkü Yaradan’ın niteliği başkalarına yakınlık yoluyla edinilir.

İçsel Doğamı Nasıl Tanıyabilirim?

Soru: Baal HaSulam, ilkel bir insanın egoist doğasını hiçbir şeyden utanmadan kullandığını yazar. Daha gelişmiş bir kişi zaten bir tür utanç hissediyor ve başkalarını örtülü bir şekilde kullanmaya çalışıyor.

Ancak yavaş yavaş bunun farkına varmaya başlıyor ve kendi doğasından utanıyor. İçinde özgecilik kıvılcımları belirene kadar bunu bir şekilde nerede ıslah edeceğini araştırıyor.

Sizce ülkemizde, insanların doğalarındaki kötülüğün farkına vardıkları ve bunun bizi ayırdığını anladıkları bir aşamada mıyız?

Cevap: Asla! Bu farkındalık ancak Kabalistik kaynakların çalışılmasıyla ulaşılabilir ve onların yardımıyla kişi kendini bu kaynaklarda bulunan üst ışığın etkisine, yani özel bir niteliğin – ihsan etme, sevgi ve tüm insanlıkla bağ kurma niteliğinin – etkisine maruz bırakabilir.

Eğer bir kişi içinde bu değişiklikleri elde etmek için çalışırsa, o zaman bunlar kendisinde meydana gelir. O zaman mevcut doğasına katlanamadığını ve geleceğe koşmaya hazır olduğunu görmeye başlar.

Öfkenin Özü

Soru: Öfkenin özü nedir? Bu görünür olan şey nedir?

Cevap: Öfke kontrolsüz egoizmdir. Özdenetim kaybıyla sonuçlanan birçok olumsuz eylem ve duyguyu içinde barındırır.

Soru: Bu koşulu onlu içinde paylaşmanın ve pratik çalışmalarda yardım istemenin bir anlamı olur mu?

Cevap: Evet, bu çok faydalıdır.

Amaçtan Sapmayın

Soru: Makaleleri okuduğumuzda egoizmin sınırlarının ötesine geçemediğim için giderek artan bir pişmanlık duyuyorum. Metin sizi yukarı çekiyor çünkü orada bambaşka bir varoluş niteliği var. Pişmanlık doğru bir duanın başlangıcı mıdır?

Cevap: Evet, bu hâlihazırda bir başlangıçtır. Bu nedenle kişi en küçük uyanışı dahi bırakmamalı, onu her zaman geliştirmeye çalışmalıdır.

Küçük makaleler günde birçok kez okunabilir. Ve bu şekilde kendinize hedeften uzaklaşmak için izin vermeyeceksiniz.

“Mısır” Koşulu

Kabalistik grup Mısır’dan ayrıldıktan sonra, ciddi gelişimi başlamıştır. Bundan önce neredeyse hiçbir manevi gelişim yoktu çünkü hepimizin içinden geçtiği bu dönemde tezahür eden en temel şey egoizmin büyümesidir.

Bundan sonra ıslahlardan bahsetmeye başlayabiliriz. Yani, egoizmi edinmişizdir ve dostlarımızla bağ kurmanın bizim için kolay olmadığını hissetmeye başlarız. Onlarla aynı koşum takımında olmaya hazır değilizdir.

Dolayısıyla bizi egoizm üzerinde birleştirecek bir üst güce ihtiyacımız vardır. Bu üst güç “Yaradan”, “Firavun” ya da “Mısır” olarak adlandırılabilir; ne olduğu önemli değil. Ve işte çalışmamız burada başlıyor.

Baal HaSulam, “Arvut (Karşılıklı Garanti)” adlı makalesinde şöyle yazar: Bununla beraber, Mısırlılar ile beraberlerken ihtiyaçlarının bir kısmı zorunlu olarak kişisel-sevgi ile dolu zalimlerin eline verilmişti.

Ne söylemeye çalışıyor? Biz egoizm içindeyken tam bir bağ kuramayız çünkü aramızda egoist arzularımız yani Mısırlılar vardır.

Talep Et Ve Eyleme Geç

Soru: Onlumla birlikte bir derse girdiğimde, kafamdan birbiriyle ilgisiz birçok düşünce geçiyor. Ders sırasında dostlarıma ihsan edebilmek için dua etmem gerektiğini anlıyorum. Bunu nasıl başarabilirim?

Cevap: Her şeyden önce, ders sırasında öncelikle herkesin birleşmesine nasıl yardımcı olabileceğimizi düşünmeliyiz. Ben buraya çeşitli egoist hedefler ve ödüller için getirildim. Ancak şimdi burada olduğuma göre, başkalarının yararına olacak şeyleri nasıl yapacağımı düşünmeliyim ve herhangi bir kişisel kazanca ihtiyacım yok. Benim faydam yalnızca başkalarına ihsanda bulunmak olacaktır. O zaman manevi alanda gerçekten var olacağım.

Soru: Ama sürecin kendisi nedir? Yaradan’dan dostlarım için istemem gerektiğini anlıyorum. Bunu nasıl yapacağım? İsteyip istemediğimi nasıl kontrol edebilirim?

Cevap: Bu, jestlerde, sözcüklerde, düşüncelerde – içinizdeki her şeyde – tezahür edecektir. Eğer bunu kendiniz için değil de sadece başkaları için yaparsanız, bu hissedilir. Bir kişi havada süzülür gibi olur; o zaman melek olarak kabul edilir. Melek doğal bir özgecil güçtür.

Soru: Artan dirençle ne yapmalıyım?

Cevap: Üzerinde çalışın. Perdeyi bu şekilde edinirsiniz, yani Yaradan’dan size doğru şekilde eylem yapma yeteneği vermesini talep edersiniz.

Yorum: Ama direnç beni durduruyor.

Yanıtım: Hayır, talep etmelisiniz. Talep edin ve eyleme geçin. Eyleme geçin ve talep edin.

Soru: Bunu sadece hatırlamak yeterli mi?

Cevap: Bu koşuldan ayrılmamaya çalışın. Eğer çıkarsanız, hemen geri dönün! Bu arada Yaradan’dan sizi tekrar bu durumdan çıkarmamasını isteyin. Ne de olsa size dostlarınızla ilgili düşünceyi unutturan ve bıraktıran O’dur.

Çalışmaya başlayın ve içinizde yavaş yavaş nasıl farklı bir düşünce düzeni oluşacağını göreceksiniz; kendinizin dışında var olmaya başlayacaksınız. Bu yavaş yavaş kendinizi “beninizden”, egoizminizden uzaklaştırmanızı sağlayacaktır.