Category Archives: Egoizm

Olumsuz Duygulardan İlerlemeyin

Soru: Egoizmle nasıl çalışırız ve birbirimize nasıl yardım ederiz? Diyelim ki dostlarımı yemeğe davet ediyorum. Lezzetli bir yemek hazırlarsam, bir araya geldiğimiz birlikteliğin değil, yemeğin tadını çıkarma riski vardır.

Cevap: Bir araya gelmemizi, birbirimize kucaklaşma isteğini hissetmemizi kolaylaştıracak en rahat koşulları yaratmalıyız. Bu nedenle asıl mesele, yemekten keyif alsanız bile aynı zamanda arkadaşlarınızla bağ kurmaya çabalamanızdır.

Her zaman olumsuz duygulardan hareket edemezsiniz. Diyelim ki itiliyorsunuz ve Yaradan’a doğru koşuyorsunuz, sonra başka bir yerden başka bir itme geliyor ve siz yine Yaradan’a koşuyorsunuz. Hayır, bu yanlış. Olumsuz niteliklerinizin nerede ortaya çıktığını görmeli ve darbeleri beklemeden onları düzeltmelisiniz.

İhsanın Gerçekliğini Nasıl Doğrulayabilirsiniz?

Soru: Alışkanlığın ikinci doğa haline gelmesi onu otomatikleştirdiğinde, ihsanın gerçekliğini nasıl doğrulayabilirsiniz?

Cevap: İhsan otomatikleştirilemez çünkü ihsan etme eylemini gerçekleştirmek için kişinin otomatik olan alma eylemini durdurması ve kendini yeniden yönlendirmesi gerekir.

Soru: İçinde bulunduğum egoizm acı görünürken ihsan etme bana çok tatlı geliyorsa, kalpteki çalışamam nedir?

Cevap: Çalışma, egoizmin size o kadar acı görünmesini sağlamaktır ki artık onun içinde olmak istemeyin.

Sevgi Seviyesine Yükselmek

Soru: Mantık içinde inançtan özgürleşmek ve sevgi seviyesine yükseltmek için ilk adımlar nelerdir?

Cevap: Egoizmi tatmin etmeyen eylemlerde bulunun; her şeyi egoizmle değil, mantık ötesi inançla yapmak için kendinizi eğitin. O zaman her şey sizin için yoluna girmeye başlayacaktır. Kendinizi bu şekilde kontrol etmeye devam ederseniz, yavaş yavaş egoizmden çıkabiliriz.

Soru: Birleşmeye duyulan nefret kişinin kötü doğasının bir hissi midir?

Cevap: Hem evet hem hayır. Eğer kişi, basitçe bağdan nefret ediyorsa, bu onun doğasıdır. O yalnızca kendini sever. Ama doğasına karşı bağ için çabalarsa, o zaman bu zaten manevi bir çalışmadır.

Dostlara Güç Vermek

Soru: Grupta, insanların bir ödül için çalışmadıklarını yani çalışmaları için ödüllendirilmediklerini hissettikleri bir atmosfer olmalı mı?

Cevap: Pek sayılmaz. Birbirimizi mümkün olduğunca anlamalı ve teşvik etmeliyiz. Bu şekilde ilerleyeceğiz.

Soru: Grup için bir şey yapamayacağımı hissedersem ve onlardan bana önem ve güç vermelerini istersem, nasıl tepki vermeliler?

Cevap: Grup normal tepki vermelidir. Sonuçta, sadece siz değil, tüm dostlar Yaradan’dan çeşitli anti-egoist güçler almayı ve kendilerini ıslah etmeyi istiyorlar. Yani her şey yolunda.

Soru: Bazen bir grup, bir dostuna güç vermeyi reddeder ve onun egoizmini doldurmak istediğini savunur. Yani, o hem grup için bir şeyler yapmak hem de bir tür ödül almak ister.

Cevap: Şimdilik koşulumuz budur. Henüz egoizmden kurtulmuş değiliz. Bu nedenle, güç istediğimde, diğer şeylerin yanı sıra beni de yükseltecek bir şey yapmak istiyorum. Yani grup yine de dostlarına güç vermeli, kimseyi esirgememeli ve herkese yardım etmelidir.

Yaradan’ın Desteğine Olan İhtiyaç

Soru: Yaradan’a, sadece bedeninizden nefret ederek gelebileceğiniz yazıyor ama beden manevi bir kabuktur. Bedenin bununla ne ilgisi var?

Cevap: Kabala’da “beden” ile kastettiğimiz egoizmdir, etten bedenimiz değil.

Soru: Yaradan yarattığı şeyden nasıl nefret edebilir?

Cevap: O egoizmden nefret eder ve ondan kurtulmamızı ister.

Yorum: Ama başka seçeneğimiz yok. Her halükarda, O bizi ya hızlandırılmış bir yolla (Achishena) ya da ızdırabın yoluyla (Beito) yaratılışın amacına ulaştıracak. Görünüşe göre O bize bir seçenek sunmuyor.

Yanıtım: Hayır. O bize küçük bir darbe verir ve eğer darbelerden kurtulma değil, egoizmin üzerine yükselme ve Yaradan gibi olma hedefine doğru koşarsak, O bize yardım eder.

Bu yüzden O’nun bizi değiştirmesi, kaldırması, itmesi ve desteklemesi için dua ederiz.

Gerçeğin İçinde Yaşamak

Soru: Rabaş, bir kişinin gerçek için çaba göstermediği sürece yaşayamayacağını yazar. Ancak etrafımızda farklı şekillerde yaşayan farklı insanlar görüyoruz. Bu durumda gerçeğin peşinde yaşamak nedir?

Cevap: Yaşam derken, Yaradan’la bağ içinde yaşamayı kastediyoruz. Bu ancak gerçeğin içinde yaşarsanız olabilir. Bu nedenle, Yaradan’ı aramak her şeyi kapsayan bir arzudur.

Duada ve talepte O’nun için çabalamalı ve O’na ulaşmak için aramalısınız. Tüm makalelerimiz sizi Yaradan’a yönlendirmelidir.

Soru: Bildiğiniz gibi, egoizmimizden ötürü herkesin kendi doğrusu var. Hakiki gerçek nasıl tespit edilebilir?

Cevap: Bunu yapmak için önce gerçek egoizmi hissetmeli ve sonra ondan hakiki gerçeğe doğru ilerlemelisiniz.

Yaradan Bizi Uçurumdan Kurtaracak

Soru: Daha zayıf arzuların üstesinden sadece daha güçlü bir egoizmin yeni bir katmanını ortaya çıkarmak için geliyormuşuz gibi geliyor. Uçuruma bu şekilde mi ulaşıyoruz?

Cevap: Evet, kim dostundan daha yüceyse, onun kötü eğiliminin daha büyük olduğu söylenir.

Soru: Bir kişi Yaradan’ın kendisini oradan kurtaracağından emin olarak bu uçuruma girmeyi isteyerek mi kabul etmelidir?

Cevap: Elbette, tüm arzularımızı Yaradan’dan alırız, bu yüzden O’na yükselirken, bunların üstesinden gelmek için O’ndan yardım istemeliyiz.

Yaradan’a dönün. Dönebileceğiniz biri var. O sizi kesinlikle duyacak ve ardından gelen eylemleri göreceksiniz.

Verme Niteliğini Geliştirin

Soru: Alma arzusunun haz vermediği ve sadece dostlar aracılığıyla Yaradan’a verme arzusunun olduğu eylemler nelerdir?

Cevap: Bunlar verme eylemleridir – egoizme zıt eylemler.

Bu eylemi dostlarımızla daha yakın bir birliğe dönüştürmek için, aramızdaki nefret yerine, en azından onluda, birbirimize yardım eden yakın dostlar olmak istediğimiz yükümlülüğünü kabul etmemiz gerekir.

Soru: Gerçek bir manevi eylem nedir? Onluda çalışarak ve çaba göstererek birbirimizde nasıl karşılıklı haz uyandırabiliriz ki birlikte karşılıklı vermenin tadını çıkarabilelim ve böylece Yaradan’a verebilelim?

Cevap: Bunu yapamayız çünkü egoizm niteliğinde doğduk ve büyüdük. Ancak yavaş yavaş, kendi üzerimizde çalışarak, egoizme karşı olumsuz bir tutum edinir ve sonunda karşıt nitelikler ediniriz: başkalarına sevgi, Yaradan’a sevgi ve özgecilik.

Kolektif Egoizm İçin Felaketler

Soru: Şu anda dünyada olan savaşlar, depremler, doğal afetler, Mısır’dan ortak çıkıştan önce kolektif egoizmimizin deneyimlemesi gereken felaketler mi?

Cevap: Hem evet hem hayır. En hafif deyimiyle, geçtiğimiz yüzyıllar boyunca yaşadığımız bu sıkıntıların egoizmimizi ıslah etmek için gerekli olduğunu düşünün.

Bu nedenle, Yaradan İsrail oğulları kabilesini geciktirdi ve tam ıslaha hemen yaklaşmalarına izin vermedi; çünkü henüz tam bir Kli’ye, yani pişmanlık ve kefarete sahip değillerdi.

Görünüşe göre biz buna zaten sahibiz. Sanırım bugün halkımız o günlerdeki gibi ayağa kalkarsa, kesinlikle kutsal Tapınağın yerine ulaşır ve onu hızla inşa ederiz.

Soru: Bizi ayağa kalkmaktan alıkoyan nedir? Birlik eksikliği mi?

Cevap: Her şeyden yoksunuz. Kesinlikle her şeyden. En önemli şey aramızdaki bağ.

 

 

İçimdeki Kötülüğün Kökünü Fark Etmek

Soru: Haman niteliğimizin bize gösterdiği kötülüğe dalmadan ıslahı istemeye başlayabilir miyiz? Yoksa tüm bunları yaşamak ve hissetmek zorunda mıyız?

Cevap: Her iki şekilde de olabilir; bu içinde bulunduğumuz koşula bağlıdır. Ama prensip olarak isteyebilirsiniz.

Soru: Kendi içimde araştırmadan ve derine dalmadan Yaradan’dan içimdeki Haman’ın niteliklerini ıslah etmesini mi istemeliyim, yoksa içimdeki kötülüğün kökünü bilinçli olarak fark edip oradan mı istemeliyim?

Cevap: İçinizdeki kötülüğün kökünü fark etmeli ve oradan istemelisiniz. Kötülüğün kökü, Yaradan’ın yarattığı şeyi kendi iyiliğiniz için alma arzusudur.