Istırabın Yolu Yerine Işığın Yolu
Soru: Dünyadaki her şey manevi gelişimle meşgul insanlara bağlıysa, bu, dünyadaki tüm acılardan bizlerin sorumlu olduğu anlamına mı gelir?
Cevap: Dünyadaki ıstıraplara biz neden olmuyoruz; aksine, ışığı çekerek, ıstırabı maddi seviyeden manevi ıstırap seviyesine taşıyoruz. Yani, savaşlardan, hastalıklardan ve diğer tüm sorunlardan acı çekmek yerine, maneviyat eksikliğinden acı çekiyoruz. Kabala ilminin insana verdiği şey budur.
Ona “ıstırap” getiriyor, ama buna ıstırap bile denemez; bu, sevginin ıstırabıdır, sanki birkaç saat sonra bir yemeğe davet edilmişim gibi, iştahımı açık tutmak için şimdi yemek yemiyorum. Buna sevginin ıstırabı denir; manevi bir Kelim hazırlamam gerektiğini fark ettiğim an budur.
Ve şimdi bile, boş Kelim’de, sevdiğim insanlarla yaklaşan buluşmanın ve yemeğin ışıltısını hissediyorum. İnsanlığın ulaşması gereken nokta budur: onlara bir çözümün olduğunu göstermek ve doğanın darbelerinin sonucu olarak değil, kendi başlarının çaresine bakarak gelişmek.
Artık binlerce insanın acı çekmesine ve ölümüne neden olabilecek ekolojik sorunlar dönemine giriyoruz. Çin’de, Avrupa’da, Rusya’da ve Amerika’da dünyanın her yerinde doğal afetler görüyoruz.
Bundan kurtulmanın tek yolu, dünyevi bir biçimde değil, manevi bir Kelim hazırlamaya geçmektir; ıstırapların geçmesini on yıllarca beklemek değil, sonunda bir nedenin, bir amacın ve bu amaca giden iki yolun olduğunu fark etmektir: ışığın yolu ve ıstırabın yolu.
Neden boş yere acı çekelim? Şimdi, bize onun koşulu ile bizim koşulumuz arasındaki farkı gösterecek ışığı çekelim; böylece şu an kötü hissetmekten ziyade, daha iyi bir koşula sahip olmayı istemekten dolayı acı çekelim.
Kabala bilimi insana sunduğu şey budur: ıstırabın yolu yerine ışığın yolu.
"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

