Bu Yaradan’ın Planıdır

Soru: Her şeyin niyete bağlı olduğunu söylüyorlar. Eylemleri görüyoruz ve bunlar oldukça yardımsever olabilir, ancak niyetler görünür değil. Kişinin niyetini görebilseydik, ne görürdük?

Cevap: Bugün, eğer niyetlerimiz dünyada gerçekleşmiş olsaydı, o zaman dünya var olmazdı.

Soru: Bunlar niyetlerimiz mi?

Cevap: Evet, elbette.

Soru: Yani bugün niyetlerimiz yok etmek için mi?

Cevap: Kesinlikle!

Soru: Bencilce, korkunç mu?

Cevap: Başkalarının, herkesin ve her şeyin yok edilmesi.

Soru: Bu yüzden mi gerçekleşmiyorlar?

Cevap: Evet, bize güç verilmiyor.

Soru: Onlara mutlak yıkıcı olacakları için mi güç verilmiyor?

Cevap: Tabii ki.

Soru: Öyleyse bize hangi noktada güç verilecek? Ve sonra ne göreceğiz?

Cevap: Doğanın planına uygun olarak doğru niyetlere sahip olduğumuzda, bunu gerçekleştirmek için güç almaya başlayacağız.

Soru: Söyleyin bana, hangi niyetlere sahip olmalıyız?

Cevap: Yakınlaşmak, birlik olmak, bağ kurmak, doğanın en yüksek seviyesini kavramak, karşılıklı bağı, sevgiyi ifşa etmek.

Soru: Eğer bu niyet ortaya çıksaydı, bize ne açıklanırdı, ne görürdük?

Cevap: Her şeyden önce tek bir sistemin içindeyiz ve şimdiye kadar var olmak için yaptığımız çabalarımızın hepsi ters yönde, yani bu sistemi yıkma yönünde oldu.

Soru: Peki bu niyetlerimizi ortaya çıkarmak için ne yapılmalı?

Cevap: Fark etmemize, herhangi bir harekette bulunmamıza, bir şekilde bağ kurmamıza ve bunu talep etmemize fırsat vermeyen bu egoizm duvarını, tüm gücümüzle aşmaya çalışmak.

Soru: Talep etmek önemli mi?

Cevap: Evet.

Soru: Peki hangi noktada talep edeceğim?

Cevap: Gerçekten istediğinizi gördüğünüzde ama yapamadığınızda.

Soru: Yaradan’ın bunu bize doğrudan vermesini engelleyen nedir? Neden bizim çalışmamıza ihtiyacı var?

Cevap: Eğer sen talep etmiyorsan, sana bunu nasıl verebilirim? Bu zorlamak olurdu. Manevi dünyada böyle bir şey yoktur.

Soru: Öyleyse sonuç şu: Bizi “Bize bencilliğimizden çıkma fırsatını ver” diye talep edeceğimiz bir koşula mı getirmesi gerekiyor?

Cevap: Evet.

Yorum: Öyleyse sonuç şu: O bize bencilliğimizin yıkıcı, öldürücü olduğunu göstermek zorunda.

Cevabım: Ama eğer O bize gösterirse, o zaman biz basitçe var olamayız. Bunun için kendimiz çaba göstermeliyiz ve sonra çabaladıkça tam tersi koşulda olduğumuzu fark edeceğiz ve talep edeceğiz.

Soru: Yani bizim tüm görevimiz, sizin dediğiniz gibi, iyi düşünceler için, bağ için, birlik için çaba sarf etmek mi?

Cevap: Evet.

Soru: Hep böyle basit kelimeler kullanıyorsunuz. İyi düşünceler? Sonra bunu yapamayacağımızı görüp “Bize bu fırsatı ver!” diye isteyeceğiz. Plan bu mu?

Cevap: Evet.

Ne yazık ki, bu ögeye yorum yapma özelliği kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed