Arvut Hakkında Düşünmek
Soru: Kabala’yı uzun yıllar çalışıp da hala asıl şeyin Arvut (karşılıklı garanti) olduğunu duymayanlar hakkında konuştunuz. Bunu duyup duymadığımı nasıl bilebilirim?
Cevap: Çok basit! Yaradan’ın, üst ışığın aranızda ifşa olması için başkalarıyla bağ kurmayı ne kadar önemsediğiniz, bu endişenin içinizde ne kadar yandığı ile anlaşılır.
Dahası, sözde başarabileceğiniz şeylerin vizyonları tarafından gölgelenmez. Bağ dışında hiçbir şey elde etmenize gerek yok. Yaradan’ı bile edinmeniz gerekmez. Şöyle yazılmıştır: “Keşke Beni bırakıp Tora’ma uysalardı.” “Tora’m” ne anlama geliyor? Bu Arvut’tur.
Tora’nın tüm yasaları burada, içinizdedir.
Ve eğer dünyadaki ve gruptaki varlığınızla bu şekilde ilişki kuruyorsanız; bu normaldir. Test budur.
Soru: Duymayanlar duyanları etkiler mi?
Cevap: Sadece Arvut’a ulaşabildikleri halde tembel oldukları takdirde duyanları etkilerler. İnsanlar henüz duyamıyorlarsa ama katılıyorlarsa, müdahale etmezler. Buna yeni başlayanlar veya şu anda çeşitli karışıklıklar içinde, düşüşte olan ve bu nedenle duymayanlar da dâhildir; ne yapabilirsiniz ki. Bu bir sorun değildir. Tek sorun gerçekten duyabilen ama tembel olanlarla ilgilidir.
Peki, bu konuda ne yapmalıyız? Belki de bir tür düzen, bir sistem, denetimler ve benzeri şeyler mi kurmalıyız? Hayır, Baal HaSulam’ın dediği gibi herkesle ilişki kurmalıyız: Teknede delik açan kişi dışarı atılmalıdır. Ancak prensip olarak, ıslah hakkında daha fazla düşünmeliyiz.
Eğer yönümüz, bir takım gibi, Arvut’un gerekliliği ise, o zaman içeride fazladan kimse olamaz: ya bir kişi katılır ya da yabancı olduğu açıktır. Ve katılanlar arasındaki birlik ne kadar büyükse, onlarla içinde olmayanlar arasındaki ayrılık da o kadar büyük olur.
Ancak içeride olmayanlar bile göz ardı edilmemelidir. Bir kişinin her türlü koşulda olabileceğini anlamalıyız.
"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

