Merdivenin Basamakları Hakkında Sohbetler, Kısım 22
Entelektüel Veya Fiziksel Bir Eylemin Gerçek Bir İçsel Arzuya Yol Açması Mümkün Mü?
Kalbimizin en derin arzusunun farkında değilizdir ve onu hissetmeyiz. Genellikle utandığımız çeşitli şeylere karşı bir arzu olarak tezahür eden bir orta arzu hissederiz. Ayrıca bir de dışsal arzu hissederiz ki bu arzudan Yaradan’a yakarışımız doğar ve bizi Kabalistik kitaplarda anlatılan koşullara getirmesi ve ihsan etmek için güç isteriz.
Fakat neden sadece dünyevi ve maddi zevkleri arayan orta arzuya kıyasla sadece dalkavukluk ve sahtelik olan dışsal arzuya odaklanalım? Çünkü kalbimizin maddiyat aradığını bildiğimiz bu sahtelikte bile, yine de bizi maneviyat ve ihsan etme yeteneği için ağladığı ve istediği konusunda kandırır, bu yine de bir dua olarak kabul edilir. Bu dua, tam olarak anlamasak da yazarın sözlerine inandığımız “bilgelere inanç” temeline dayanır ve bu inanç etkisini sürdürür. Neden mi? Çünkü bu kişinin tek gerçek özgür seçimidir.
Dışsal dua nedir? Görünüşte olmak istediğimiz şeydir. Dostlarımızı sevmek, onlarla arzuda, kucaklayıcı bir birliktelikte birleşmek istediğimize inanırız vs. Eğer buna “görünüşte” farklı bir perspektiften bakarsak, yavaş yavaş, en içten, gerçek arzumuz olmasa bile, bunu kendimiz için almak istediğimizi fark etmeye başlarız.
İçimizdeki kalp Yaradan tarafından yaratıldı, ancak biz dışsal, yapay ve yanlış arzuyu özümsemek, almak ve bir şekilde kabul etmek istiyoruz. Öyle olmasını diliyoruz. Burada, gelecekteki içsel benliğimizde, kendimizi görmek istediğimiz şekilde özgür seçimimiz yatmaktadır. Bu arzu şu anda yapay ve yanlış olsa da yukarıdan gelen gerçek bir arzu olarak değerlendirilir. İçsel, hayvani kalp ve hatta daha derin, bilinçdışı arzular Yaradan’a aittir. Kişi bunlardan tamamen kopuktur ve bunlar üzerinde hiçbir kontrole sahip değildir.
Bu nedenle, dışsal, gurur okşayıcı ve ikiyüzlü arzuyu değerlendirirken bile, yukarıdan bir ıslah alırız, bu da bizi doğru imaj ve forma ilerletir. Yaradan her zaman yukarıdan yanıt verir ve olmak istediğimiz iyi kavramı ile içimizde filizlenmesi gereken gerçek iyilik arasındaki boşluğu yansıtır. Bu, ifade edilen dışsal dua ile onun kalbimizde açığa çıkan sahteliği arasındaki uçurumdur.
Orta ve dışsal dualar arasındaki, gerçekte kim olduğumuz ve kim olmak istediğimiz arasındaki uçurumun farkındalığını kazandıkça, Yaradan’ın yanıtını daha iyi anlayabilir, onu bir ıslah olarak kabul edebilir ve onunla hizalanabiliriz.
"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

