Merdivenin Basamakları Hakkında Sohbetler, Kısım 18
Tora’nın Kabulü İle Mısır’dan Çıkış Arasındaki Fark Nedir?
Mısır’dan Çıkış, kapların hazırlanmasıdır. Mısır’dan kapları alırız ve kalpteki noktanın karşısında, içimizdeki kötülüğü algılamaya başlarız. “İsrail oğulları çalışmadan dolayı iç çektiler.” Geçirdiğimiz tüm süreç Firavun’un kontrolünden, yani bu tür kapların ve arzuların kontrolünden özgürleşmekle sonuçlanır. Böylece Sina Dağı’na ulaşmak olarak kabul edilen şüphelerle yüzleşmeye hazır hale geliriz.
Mısır’dan Çıkış olmadan, Tora’yı almaktan söz etmek mümkün değildir. Mısır’daki kaplara sahip olmamız gerekir ve sonra Mısır’dan ayrılabilir ve bu kaplarla Sina Dağı’na ulaşabiliriz. Dahası, Sina Dağı’nda Tora’yı alsak bile, Keter noktası -Musa- Tora’yı aldığında, Malhut noktası bir put oluşturur, bu da dağın eteklerinde bekleyen insanların manevi çalışma hakkında şüphelere kapıldığını, bunların üstesinden gelemediğini ve sonuçta bir put yarattığını sembolize eder.
Bu oldukça karmaşık bir durumdur. Tora’yı alma süreci çok uzun bir yolculuktur ve sonrasında daha fazla ıslah yapılması gerekir. Bunun nedeni Tora’nın biri diğerini takip eden iki safhada gelmesidir:
- İlk safha: kapların ıslah edilmesi.
- İkinci safha: kapların doldurulması.
Dolayısıyla süreç Mısır’dan ayrılmak ve Tora’nın kabulü ile sona ermez. Tora’yı aldığımızda, sadece kaplarımızı arıtmaya başlarız. İsrail Toprakları’na ulaşana kadar çölde geçirdiğimiz kırk yıl boyunca onları ıslah etmeye başlarız. Son ıslaha ulaşmadan önce yüzleşmemiz gereken pek çok zorluk vardır ve bunların amacı zaten içimizde olan gerçek, ebedi ve mükemmel koşula dair bir his geliştirmektir.
Özünde, tüm bu süreç kaplarımızı açmanın bir yoludur, böylece yerimizi giderek daha fazla hissedebiliriz. Süreç yalnızca içimizdeki algı kaplarını etkiler. Dışsal hiçbir şey değişmez, sadece bizim algımız değişir.
Tanrısallığın kabulünün nihayetinde nasıl içsel bir keşif ve ifşaat olduğu hayret vericidir; gerçekten nerede olduğumuzu ve içimizde ne olduğunu öğreniriz. Bunu bilinçsiz birinin yavaş yavaş uyanarak nerede olduğunu bilmesine benzetebiliriz. Dışsal olarak hiçbir şey değişmez, sadece farkındalığımız ve hislerimiz değişir.
Farkındalık ve uyanış safhaları olan içimizdeki kapların duyarlılığının safhalarına “Mısır’dan Çıkış”, “Sina Dağı”, “Tora’nın Kabulü” ve diğer isimler verilir. Bunlar manevi yolculuğumuzda geçirdiğimiz safhalardır. Değişim yalnızca içimizde, içsel kaplarımızda gerçekleşir. Dışarıdan bakıldığında hiçbir şey değişmez. Değişen bizleriz.
"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

