Hayali Bir Gerçeklikten, Gerçek Olana
Dünya, bir sonraki dereceye yükselmesi gerektiği için kendini istikrarsızlaştırmaya başladığı bir koşula girmiştir. En yüksek derecesi “Adem” (insan) olarak adlandırılır çünkü tüm doğa dört seviyeye ayrılmıştır: cansız, bitkisel, hayvan ve insan.
İnsanlık tarihinin sonu olan 6.000 yıla yaklaşıyoruz. Dünyanın döndüğünü ve dönmeye devam edeceğini düşünüyoruz. Hayır, Dünya sonsuza dek dönmeyecektir, çünkü dünya yalnızca bizim kendimize ve çevremize ilişkin algımızdır. Kendi içinde ve kendi başına var değildir. Biz olmadan dünya da olmaz. Tüm bu gerçeklik bizim hayal gücümüzde var olur.
Bu gerçeklikten bir sonraki seviyeye, manevi olana geçme zamanımızın geldiğini anlamalıyız. Yani, egoist güçleri birbirine bağlama metodolojisine dayalı olarak var olan bir dünyadan, ihsan etme niteliği metodolojisine göre var olan bir dünyaya geçmeliyiz.
Bu geçiş ancak birbirimize yaklaşmaya çalıştığımızda ve Yaradan’dan bize birlik gücü vermesini istediğimizde, insanların birbirine bağlanmasıyla sağlanır. Ama buna ihtiyacımız olduğunu hissetmeliyiz; yani grup içinde öyle bir negatif potansiyel yaratmalıyız ki, bu güce öyle bir ihtiyaç duymalıyız ki, Yaradan aramızda gerçekten ifşa olsun ve birlik gücü bizi yönetmeye başlasın. O zaman, Partzuf’un başı olarak bizim aracılığımızla, bu güç insanlığın diğer tüm parçalarına akacaktır.
"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

