Neden Planlarımız Yaradan’ı Güldürür?
Soru: Bir adamın Tanrı’ya sormasıyla ilgili bir fıkra vardır: “Tanrım, seni güldürmenin en iyi yolu nedir?” Tanrı cevap verir: “Bana planlarından bahset.”
Neden planlarımız Yaradan’ı güldürür?
Cevap: Çünkü kişi plan yaptığında, sanki geleceği planlayabilecekmiş gibi, kendisini olup bitenlerin üzerinde görür. Bu hiç de haklı bir düşünce değildir. Bu nedenle, elbette O’nu güldürür.
Soru: Gerçekçi olalım. Kişi yaz için, tatil için planlar yapıyor. Ben de o gün için bir plan yapıyorum, bugün ne yapmam gerektiğini yazıyorum vs. Buna plan yapmak denir mi?
Cevap: Woland’ın ne dediğini hatırlıyor musunuz? Bir kişi kendini gelecek için programlayamaz. Bunu yapabilmesi için en az 1000 yıl önceden ne olacağını bilmesi gerekir.
Ben herhangi bir şeyi programlayabileceğimizi söyleyemem.
Soru: Plansız yaşamak mümkün mü?
Cevap: Planlarınızı bir kenara bırakır ve bir sonraki, daha yüksek seviyenin planlarını kabul ederseniz, plansız yaşamak mümkündür.
Soru: Bunlar ne tür planlar? O zaman hangi plana göre yaşayacağım?
Cevap: Üst doğanın, Yaradan’ın planına göre yaşarsınız.
Soru: Peki bu ne tür bir plandır?
Cevap: Bu, hayal edebileceğiniz her şeyin tek bir şey olduğu anlamına gelir: O’nunla yakın temas içinde olmak.
Soru: Ve bu artık O’nu güldürmüyor mu?
Cevap: Bu O’nu güldürmez. Siz sadece bunu başarmak istiyorsunuz ve ne olacağı sizin için önemsiz. Önemli olan sadece bu planların sizde gerçekleşmesini istemenizdir.
Soru: Yaradan’ın planlarının ne olduğunu bilmekle bile ilgilenmiyor musunuz? Sadece kendinizi tamamen adıyor musunuz?
Cevap: Evet.
Soru: Bir insan böyle yaşayabilir mi?
Cevap: O’nun planlarını gerçekten kontrol edecek misiniz?
Soru: Ben gerçekten yapamam. Ancak yine de, bunu telaffuz etmek bile birileri için korkutucu olabilir. Ya O’nun şöyle planları varsa…
Cevap: Her neyse, bunlar zaten üst planlar.
Soru: Yani bir üst planın önünde benim tamamen iptal olmamla mı ilgili?
Cevap: Evet.
Soru: Bu Yaradan’ı güldürüyor mu?
Cevap: Yaradan sevinir.
Soru: Beni neden böyle “büktüğünü” söyleyebilir misiniz?
Cevap: Planlarınızı bilinçli olarak değiştirmek isteyesiniz diye.
Soru: Yani ruhumu alıp bastırıyor muyum?
Cevap: Evet.
Soru: Tüm bunların benim gururum olduğunu, şu anda genel olarak gururdan bahsettiğimizi söyleyebilir miyim?
Cevap: Elbette.
Yorum: Ve Yaradan ondan şunu istiyor…
Cevabım: Kendi başına çıkarmasını istiyor.
Yorum: O’nun üzerimizde gerçekleştirdiği operasyon pratikte anestezisizdir.
Cevabım: Kişi kendisinde kötü olan ve kendisine müdahale eden şeyin bu olduğunun farkına varmalıdır.
Soru: Peki burada ağrı kesici yok mu? Acıya katlanmak gerekli mi?
Cevap: Evet.
Soru: Hangisi daha önemli: sonucun kendisi mi yoksa planlama süreci mi?
Cevap: Elbette her ikisi de diyebilirim. Ancak asıl önemli olan hala sonuçtur.
Soru: Örneğin planlar suya düştüğünde. Pek çok insanın planları suya düşer ve bugün bunların pek çoğu suya düşmüş durumda. Bir kişi buna verdiği tepkiden daha farklı bir tepki verebilir mi? Bir şekilde daha sakince.
Cevap: Bu onun hazırlığına bağlıdır. Eğer tüm planlarının gerçekleşmeyeceği ve onları Yaradan’ın planlarıyla değiştirmek zorunda kalacağı gerçeğine önceden hazırlanmışsa, o zaman bunu sakince atlatacaktır.
Soru: Yani, ben planlıyorum ama olacak olan Yaradan’ın istediği şey mi?
Cevap: Evet.
Soru: “Planlıyorum” cümlesinin doğru başlangıcı bu mudur?
Cevap: Bir kişinin plan yapması gereklidir. Ancak her halükarda gerçekleşecek olanın kendisinin değil Yaradan’ın planları olduğuna kendini ikna etmelidir.
Soru: Yani ben istediğimi yapacağım ve Yaradan’ın karar verdiği gibi mi olacak?
Cevap: Evet.
Soru: Bu şekilde mi yaşamalıyız? Bu doğru bir mesaj mı?
Cevap: Evet. Her zaman şunu eklersiniz: “Eğer Yaradan isterse.”
"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

