Duyguların Gücü
Yorum: Sosyal medyada dolaşan bir hikâye, kanserin son (terminal) evresinde olan çocuklarla çalışan psikologların, her çocuğun en çok istediği dileği yerine getirmeye karar verdiklerini ve bir hayalin gerçekleşmesinin onların iyileşmesini nasıl etkileyeceğini görmek istediklerini anlatıyor.
Bir köyde yaşayan dört yaşındaki bir kız tramvaya binmek istiyordu. On bir yaşındaki bir erkek çocuk at binmeyi hayal ediyordu ve on üç yaşındaki bir kız prenses olmayı; hizmetçileri olması ve prenses gibi elinin öpülmesini hayal ediyordu.
Psikologlar bir tramvay kiraladılar ve yaklaşık iki saat boyunca küçük kızı şehirde gezdirdiler. Ona ilginç manzaralar gösterdiler, çay ve tatlı ikram ettiler. Oğlan ve babası için birkaç at buldular ve baba ile oğul deniz kıyısında ata bindiler.
Eski bir kale ve güzel antika kıyafetler kiraladılar. Doktorlar saray görevlileri gibi giyindiler ve kıza prenses elbisesi giydirdiler. Küçük prenses salonlarda dolaştı, herkes ona hizmet etti ve tıpkı hayal ettiği gibi elini öptüler.
Sonraki tıbbi muayene sonuçları şaşırtıcıydı. Bir çocukta kanser tamamen kayboldu, diğerlerinde ise hastalık ya geriledi ya da en azından ilerlemesi durdu!
Bu deney, eski hekimlerin bildiği ancak modern hekimlerin sıklıkla unuttuğu bir gerçeği doğruladı: duygular, iyi halimiz ve sağlığımız üzerinde en güçlü ve en doğrudan etkiye sahiptir. Olumlu duygular ve iyi düşünceler, yalnızca neşe ve mutluluk duygusu getirmekle kalmaz, aynı zamanda en korkunç hastalıkların üstesinden de gelebilir.
Cevabım: Genel olarak her kötü ve zararlı şeyi iyi ve faydalı hale dönüştüren bütünsel eylemlerdeki saran ışığın (Ohr Makif) etkisine ek olarak, bütünsel iletişim çemberi içinde ortaya çıkan olumlu duygular da iyileştirici bir etki yaratır.
"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

