Yaradan’dan Özel Bir Armağan

Soru: Bir kişi, ancak onsuz yapamayacağını anladığında hayatın anlamını kavrayabilir, onu ifşa edebilir ve hissedebilir. Yani bu, hayatın ve ölümün üzerinde olmalıdır. Böyle aşırı bir koşula kişi mi kendisini getirir, yoksa bu koşula getirilir mi?

Cevap: Hayır, bu ruh tarafından yapılır. Bu, bu hayattan kurtulmak, bu hayatın bağlarından özgürleşmeyi isteyen ruhtur.

Soru: Öyleyse bunlar özel ruhlar mıdır ve bunun bize ne zaman olacağını bilmiyor muyuz?

Cevap: Evet, ama giderek daha fazla ruh bu duruma yaklaşıyor.

Soru: Buna ağlama, dua mı diyoruz?

Cevap: Evet.

Soru: Bu yukarıdan gelen bir armağan mı?

Cevap: Bütün bunlar bir armağan. Kesinlikle her şey Yaradan’ın bir armağanıdır.

Soru: Öyleyse bunu başarmak için gösterdiğim çabalar da bir armağan mı?

Cevap: Evet.

Soru: Bunların bir insana kendiliğinden gelmesinin hiçbir yolu yok mu?

Cevap: Hiç kimseye, hiçbir zaman, hiçbir şekilde gelmez. Bu sadece Yaradan’dan gelir ve sadece O’nun bunun için belirlediği kişilere gelir.

Soru: Lütfen söyleyin, gerçeğin ifşa olması çalışmanın sonu mu yoksa başlangıcı mı?

Cevap: Gerçeğin ifşa olması başlangıçtır.

Soru: Ve sonra yine nefes alamadığımızı hissederiz ve yine ifşa mı olur?

Cevap: Ama bu sefer farklıdır.

Soru: Gerçek nedir?

Cevap: Yaradan’ı edinmek, Yaradan aracılığıyla tüm evrene edinmektir. Bu, Yaradan’ın eylemlerinin mükemmelliğinin farkına varmaktır.

Soru: Edinmemiz gereken şey bu mu?

Cevap: Evet.

Soru: Herkes er ya da geç, bunu bir şekilde edinmek zorunda mı?

Cevap: Evet.

Soru: Herkes bu “Nefes alamıyorum, ta ki…” durumundan geçmek zorunda mı kalacak?

Cevap: O kadar büyük ölçüde değil. Böylesine büyük bir süreçten kendileri geçmek zorunda kalan özel ruhlar vardır. Ve onların ardından, onların izinden, toplu halde bu süreçten geçenler de var.

Ne yazık ki, bu ögeye yorum yapma özelliği kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed