Daily Archives: Aralık 14, 2025

Anlamla Yaşamak – Bölüm 2

Soru: Hayatın herkes için ortak olan tek bir anlamı olduğunu kabul etmek zor. Her insan kendi anlamını aramıyor mu?

Cevap: Görünen o ki, herkes her gün yeni bir anlam arıyor; yani bugünden haz alacak bir şey. Ama hayatın gerçek anlamı geçici olamaz: Eğer anlam tükenmişse, o zaman hiçbir anlam yoktur. Bir gün benim hayatım sona erecek ve başkalarını önemsesem bile, onların hayatı da sonsuz değil.

Hayatın anlamı ancak sonsuz olabilir. Eğer bu mevcut değilse ve yaşam süremizle sınırlıysa, o zaman ya kendimizi bazı hobilerde hayalî bir anlam bularak kandırırız ya da hiç anlam aramadan, sadece şimdiki anı yaşarız.

Soru: İnsan, hayatın sonsuz anlamını bulma gerekliliğine ne zaman gelir?

Cevap: Bu, içsel gelişime ve acının ölçüsüne bağlıdır. İnsan, hayatının anlamsız geçmesi gerçeğinden acı duymalıdır. Hayatı çok refah içinde, adeta krallar gibi olabilir; tek bir şey dışında hiçbir eksiği olmayabilir: “Peki ben ne için yaşıyorum?” Bu dünyada her şeye sahip olabilir ama bu onu tatmin etmez. Bu, insanın içsel ihtiyaçlarına bağlıdır.

Eğer kendimizi hayatın sonsuz, gerçek anlamı ile doldurmazsak, o zaman bu, beden ölene kadar bedensel seviyedeki yaşamdır. Ancak gerçek anlama yükselmek istiyorsak, bu soruya cevap veren amaçla her zaman bağda olmalıyız. Tüm evreni yöneten doğanın üst gücüyle bağ kurmalıyız. Ona ulaştığımızda, hayatın anlamını ifşa edeceğiz.

Üst güçle bağ kurun kişi, her şeyin özel bir amaç için yaratıldığını anlamaya başlar. Ve bir hedefle bağ kuran biri bu dünyada bir köke dokunursa, onu eylemlerine anlam katmak için doğru şekilde nasıl kullanacağını bilir. Bu dünyadaki her detayı doğru şekilde kullanarak, onun aracılığıyla daha yüksek anlamla bağ kurabilir.

Böylece kişi, tüm bu dünyayı kutsar ve onu bir zamanlar bu dünyanın genişlediği üst köke geri döndürür. Görünüşe göre dünyayı doğru şekilde kullanmayı öğrenir. Gerçi bu eylemler dışarıdan fark edilmeyebilir çünkü her şey kişinin niyetine bağlıdır.

Çocuklarımız İçin Daha İnsancıl Bir Dünya

Soru: Bütün ebeveynler çocuklarını iyi, başarılı, eğitimli bireyler olarak yetiştirmek ister. Ancak siz eski yetiştirme yönteminin artık işlemediğini ve yeni araçlara ihtiyaç duyduğumuzu söylüyorsunuz. Bu “yeni yetiştirme” nedir?

Cevap: Öncelikle bize “yeni” bir yetiştirme değil, sadece “yetiştirme” gerekir, çünkü eski yetiştirme yöntemi artık yok. Şu anda hiçbir yetiştirme yöntemine sahip değiliz; bir insan şekillendirmiyoruz. Bu nedenle bugün İsrail’de ve tüm dünyada var olan eğitimi, bir yetiştirme sistemi olarak adlandıramayız.

Çocuklarımızı okula göndererek onları yetiştirdiğimizi düşünerek kendimizi kandırıyoruz. Okul onları yetiştirmiyor. Okulda çocuklar zararlı örnekler edinir ve okul sadece notlarla ilgilenir; bir çocuğun nasıl davranacağı öğretmenlerin umurunda değildir.

Herkes kabul eder ki, en sorunlu aileler gibi nadir istisnalar dışında, evde çocuklar genellikle kötü örnekler almazlar. Peki gençler kötü alışkanlıkları nereden edinirler? Ya internet’ten ya da okuldan, yani dış etkilerden. Bu nedenle dış etkilerin olumsuz değil, olumlu olması için özen göstermemiz gerekir.

Okul, çocukların yetiştirilmesi ile hiçbir şekilde ilgilenmiyor. Okulu, yalnızca bilgi veren bir yer olmaktan çıkarıp, kişinin terbiye ve karakter gelişimi aldığı bir yere dönüştürmek için yeni yetiştirme araçlarına ihtiyacımız var. O zaman çocuklarımızın nasıl olumlu yönde değiştiğini, birbirleriyle bağ kurabildiğini ve daha iyi, daha insancıl bir dünya inşa edebildiğini göreceğiz.

Aile kurabilecekler ve internetteki her türlü bilgiye erişebilecekler. Onlara insan, insan bedeni, cinsiyetler hakkında daha fazla bilgi vermeliyiz ama doğru ve açık bir biçimde.

Aynı zamanda, çocuk dışarıdan bilgi alırken, açıklamalar da eklemek gerekir ki böylece neden bu tür arzulara ve düşüncelere sahip olduğunu anlayabilsin.

Onları utandırmamalıyız, konuları utanmadan, doğru ve açık bir şekilde, rahat bir dille konuşmalıyız ki çocuk kendi içine kapanmasın ve doğasını nasıl kontrol edeceğini bilemez hâle gelmesin. Burada ebeveynlerin, psikologların ve uzmanların ortak çalışması gereklidir.

Soru: Eğitim Bakanlığı’nın psikologları, öğretmenleri, ebeveyn desteği ve büyük bir bütçesi var. Öyleyse neden iyi sonuçlar yok?

Cevap: Bugün okullarda, günümüz nesilden iyi insanlar yetiştirebilecek uzmanlar görmüyorum. Okul eğitiminin sonuçlarını nerede görebiliriz?

Yorum: Kızım 11. sınıfta ve her gün onu saat 16.00’ya kadar, bazen 18.00’e kadar okulda tutuyorlar. Bu hükümete çok paraya mal oluyor.

Cevabım: Ancak bunların hiçbirine gerek yok. 11. sınıftaki kızımın, okulda geçirdiği zamanın yarısını, kendi içinde bir insanı nasıl inşa edeceğini, çevresini ve ailesini nasıl kuracağını, iyi bir dünyada iyi hisseden bir insan olmayı öğrenmeye ayırmasını isterim.

Okul bununla hiç ilgilenmez. Sadece matematik, fizik, biyoloji öğretir; yani çocuğu üniversiteye hazırlar, başka bir deyişle nasıl para kazanılacağını öğretir. Bu nedenle bu tür sonuçlar elde ederiz.