Soru: Birçok insan dünyanın en yüksek zirvelerinden biri olan Everest’i fethetmek istiyor. Everest Dağı’nın deniz seviyesinden yüksekliği 8.848 metreye ulaşıyor. Dağcılar ve bilim adamları, dağın bu yüksek bölgesine “ölüm bölgesi” adını vermişler.
İnsan neden bu ulaşılmaz zirveleri fethetmek için çabalar?
Cevap: Bu bir spor, bir oyundur; başkaları gibi, bunu yapabileceğinizi kendinize kanıtlamaktır. İnsanda, kendini doğanın üstünde konumlandırma arzusu vardır.
Soru: İnsan bir dağı fethetmek, daha yükseğe ulaşmak, daha iyi olmak ve insan gücünün sınırlarını aşabileceğini kendine ve başkalarına kanıtlamak için çabalar. İçsel manevi yükselişinde daha yükseğe çıkmak, daha iyi olmak, zorlukları aşmak ve pes etmemek için ne yapmalıdır?
Cevap: Genel olarak insan, zirveleri fethetmek, doğanın üzerinde olmak, kendi üzerine çıkmak ve en kritik noktada kendini fark etmek ister. Bu bir insan özelliğidir.
Tabii ki, bir hayvan oraya gitmeyecek. O, neyin daha iyi neyin daha kötü olduğunu mükemmel bir şekilde anlar ve her zaman maksimum konfor için çabalar.
İnsan içinse, tam tersine, en yüksek konfor alanı bile, eğer hâlâ kendini bir birey olarak kanıtlama fırsatı varsa, hiçbir şey ifade etmez. Çünkü insanın içinde cansız, bitkisel ve hayvansal doğa seviyeleri vardır; ancak bunların da üstünde, onda bir insan seviyesi bulunur.
Soru: Onu rahatsız eden ve tüm bu tehlikelere iten insan seviye nedir?
Cevap: Doğanın üzerinde olmak ister. Onun içinde insan denen ek bir nokta daha vardır. Ama bu, içindeki hayvanın içinde bulunur. Bu nedenle, içimizdeki insanı geliştirdiğimizde, hayvan acı çekmeye başlar: “Neden evrende beni, hayvanı değil de, benden üstün bir şeyi düşünüyorsun?” Sonra bir çatışmaya gireriz: insan yukarı doğru çabalar ve hayvan ölür.
Eğer insan gerçekten içindeki hayvan seviyesinin üzerine çıkmayı hedefleseydi, okyanusları geçmez, dağ zirvelerine saldırmaz veya denizin derinliklerine inmezdi. Hayatın anlamı bu yerlerde bulunmaz; o, kişinin içsel doğasını ve çevresini fethetmesinde yatar.
Soru: Kabala bakış açısından, doğa seviyesinin üzerine çıkmak ne anlama gelir?
Cevap: Doğa seviyesinin üzerine çıkmak, kişinin egoizminin üzerine yükselmesidir. Çünkü egoizmimiz içimizde üç seviyede mevcuttur: cansız, bitkisel ve onun üzerine yani egoizmin üzerine çıkmak için hayvansal seviye, bu da komşusundan nefret etme koşulundan komşusunu sevme koşuluna geçiş demektir.
Soru: Dış zirveleri veya dış derinlikleri fethetmek neden daha kolaydır?
Cevap: Bu, egoizmin daha da büyük bir yükselişidir, onu daha yükseğe çıkarma arzusudur! Bununla gurur duymak isterim: “Bana bakın! Hayvanım, hiçbir hayvanın tırmanmadığı yere tırmandı ama ben tırmandım!”
Bunda insana dair ne var? Hiçbir şey! Eğer bir araba bunu yapabiliyorsa oraya gitmemin ne anlamı var?
Soru: Büyük bir Aikido topluluğunun başkanıyla görüştünüz. Sohbet sırasında, Kabala’nın insan ile Tanrı arasındaki inanılmaz dikey bağlantıdan bahsettiğini söyledi.
Bir kişinin gelecekte ne olacağını tahmin etmesine yardımcı olan bu bağlantı nedir: bir düellonun sonucu mu, olayların sonucu mu?
Cevap: Bu, kişinin doğasının üzerine çıktığı zamandır. “Ben “imin var olduğu her yönden, bunun açıkça farkında olduğumda, onun üzerine çıkmaya çalıştığım zamandır. Ama bunu yapmak için yukarı tırmanmam ya da aşağı inmem gerekmez. Bunu yapmak için sadece içsel bir potansiyele, kendimden çıkma arzuma ihtiyacım vardır.
Bunu yapmama izin vermesi için doğadan yardım isterim. Bu şekilde, fiziksel olarak yapmaya çalışmak yerine onu aşarım.
Soru: “Ben “in ötesine geçmek ne anlama gelir?
Cevap: Egoizmin ötesine, başkalarından nefret etmekten başkalarını sevmeye geçmektir.
Soru: Birçoğu bunu memnuniyetle karşılıyor. Neden uygulamak istemiyorlar?
Cevap: Bu çok, çok zordur. Doğru bir şekilde uygulamak için sadece bir metod değil, tüm dışsal koşullar gerekir. Bu kolay değildir.
Tıpkı Everest Dağı gibi, birçok insan tırmanmak ister ama çok azı başarılı olur ve hatta birkaç metre kala ölürler.
Ancak ben, egoizm ile sevgi arasındaki potansiyel geçişi, bu engeli kelimenin tam anlamıyla aşabileceğimiz bir insanlık ve doğa koşuluna doğru ilerlediğimizi hissediyorum.
Soru: İhtiyacımız olan şansı ne getirecek?
Cevap: Bu manevi yükselişi aşmamıza ne yardım edecek? Amacın yüceliğinin ifşa olması. Bu, bize yüce ve özel olarak ifşa olacak ve o zaman biz de ona yükselebileceğiz.
Filed under: Doğa, Egoizm, Kabala, Maneviyat -
Everest’ten Daha Yükseğe Nasıl Tırmanılır? için yorumlar kapalı