Category Archives: Yaradan

Dostların Rızası İçin Mi, Yaradan Rızası İçin Mi?

Soru: Benimle dostlarım arasında ve benimle Yaradan arasında emirler vardır. Lişma koşulunda, niyetim dostlarıma mı yoksa Yaradan’a mı yönelik olmalıdır?

Cevap: Hem dostlara hem de Yaradan’a.

Soru: Diyelim ki ben herkesi seviyorum ama başkalarının beni sevmesini sağlayamıyorum. Lişma herkese mi bağlıdır ve pek de bana bağlı değil midir?

Cevap: Herkese ve sana bağlıdır; sadece çalışmaya devam etmelisin.

Üst Olan İle Bağ Kurmayı Talep Edin

Soru: Başlangıçtaki durumumuz ile şu anki durumumuz arasındaki farkı görmemiz gerektiğini söylediniz. Bu farkı gördüğümü hissediyorum. Ancak bunun sadece benim yanılsamam olmadığından ve gerçek ilerlemenin olduğundan nasıl emin olabilirim?

Cevap: Kendisini içinizde kıyafetlendiren ve sizi ileriye götüren üst Partzuf ile bağ kurmayı ısrarla talep etmelisiniz.

Soru: Kişi düşüncelerini doğru bir şekilde Yaradan’a nasıl yönlendirebilir?

Cevap: Bence bunun hakkında çok fazla düşünmeye gerek yok. Sadece Yaradan’a nasıl bağlı kalacağınızı anlamanız gerekir. Ve eğer bunu yapabilirseniz, başka hiçbir şeye ihtiyacınız olmaz.

Yaradan’ın Niteliklerini Edinmek

Soru: Yaradan Kendisini iki kısma ayırdı: algılayan ve algılanan. Bu durum her zaman devam edecek mi?

Cevap: Algımız bu şekilde yapılandırılmıştır; algılayan ve algıladığı şeyden oluşur.

Ancak gerçek şu ki, bizim durumumuzda, Yaradan’ın ifşasıyla uğraşırken, ilginç bir niteliğe sahibiz. Kişi, Yaradan’ın niteliklerini edinmeye başlar. Onun ediniminin sınırı yoktur, ta ki sonsuzluk dünyasının hissine kadar.

Soru: Nihayetinde, edindiğimiz Yaradan, aynı anda her yerde, en uzak parçalarda bile var olabilen Yaradan mıdır?

Cevap: Kesinlikle!

Yaradan Her Zaman Hazırdır

Soru: Kişi Yaradan ile nasıl konuşabilir ki bu konuşma insanlar arasındaki iletişim gibi sürekli hale gelsin?

Cevap: Bu size bağlıdır. Yaradan her zaman hazırdır. O’nun sabah ya da akşam, gece ya da gündüz diye ayrılmış bir programı yoktur. O her zaman açık ve aktif bir durumdadır.

Birbirinizle birleşmeyi amaçlayan egzersizlere ne kadar sık katılır ve bu birlik içinde kendinizi Yaradan’a doğru yönlendirirseniz, O’nun koşulunu ve sizi nasıl algıladığını hissetme arzusuyla, O’nunla yakın ve doğrudan bir bağ kurmanız o kadar hızlı olacaktır.

Taşları Dağıtma Zamanı Ve Taşları Toplama Zamanı

Soru: Gruptaki rolümün dostlarımın Yaradan’ı ifşa etmelerine yardımcı olmak olduğunu söylediniz. Dostlarımın içinde erimek için ne yapmalıyım?

Cevap: Bir yandan dostlarımın içinde eriyorum, diğer yandan da sanki onların üstündeyim, onların hareketlerini, kaderlerini belirlemeye çalışıyorum.

Soru: Hangisi tercih edilir?

Cevap: Burada bir tercih söz konusu değildir, zira her ikisi için de bir zaman vardır. Taşları dağıtmak için bir zaman ve taşları toplamak için bir zaman vardır.

Bu iki taraf, sağ ve sol, çalışmalarımızda her zaman mevcut olmalıdır. İkisini de ihmal etmemeliyiz. Eksi olmadan artı olmaz. Bu şekilde hareket etmeliyiz.

Arzuyu Yaradan’a Odaklayın

Eğer kişi Yaradan’la sohbet ettiği gerçeğini takdir ederse… Yaradan’la konuşmanın bağı ona hayat verir. (Rabaş, Makale 3, 1988, “Yaradan’ın Adının ‘Hakikat’ Olması Ne Demektir”).

Soru: Yaradan’ın değerini yükseltmek ve Yaradan’la bağı güçlendirmek için ne eklemeliyiz?

Cevap: Sadece birleştiğinizde Yaradan’la olan bağınızın daha güçlü, daha derin hale geldiği ve başka hiçbir şeye ihtiyacınız olmadığı gerçeğini düşünün.

Gruptaki her bir kişi, kendini bununla ilişkili olarak ifade ettiğinde, hepiniz birleşip arzunuzu Yaradan’a odaklayabildiğinizde, böylelikle O’nun yanıtını alacağınız kabı (Kli) oluşturursunuz.

Yaradan’ı Tüm Yaratılışa İfşa Edin

Soru: Yaradan’ın tüm yaratılışa kendiniz aracılığınızla ifşa edilmesi gerektiğini söylediniz. “Kendiniz aracılığıyla” ne anlama geliyor? Bu nasıl uygulanabilir?

Cevap: Sevgi aracılığıyla diğer yaratılanlarla bağ kurarsınız ve Yaradan’da ifşa ettiğiniz şeyi, kendiniz aracılığıyla tüm yaratılışa aktarmak istersiniz.

Bu, sizin aracılığınızla tüm yaratılışla arasında bir bağ yaratır. Bu şekilde tüm yaratılışı ıslah eder, Yaradan’a yardım eder ve O’nun ortağı olursunuz.

Dostlarınızla Paylaşın

Soru: Yaradan ile bağ koşulu harika bir koşuldur. Bunu dostlarımızla paylaşabilir miyiz ve bu ilerlememizi nasıl etkileyebilir?

Cevap: Sürekli olarak Yaradan’ın daha büyük bir ifşasına doğru ilerleyebiliriz. Bu ana emirdir, varoluşumuzun ana edinimidir.

Bunu yaptığımızda, doğadan edinmeye başladığımız izlenimlerimizi paylaşmak için de çaba göstereceğiz.

Aşağıdan Uyanış, Nereden Gelir?

Soru: Aşağıdan uyanış, nereden gelir?

Cevap: Aşağıdan uyanış, Kli’den, parçalanmış koşulundan yavaş yavaş uyanan aynı sistemden gelir. Bu nedenle içimizde giderek daha fazla parçalanmış koşullar ortaya çıkar; bunları ıslah etmemiz için küçükten büyüğe doğru ilerlerler.

Tüm uyanmış koşullar bize parçalanmışlığımızı, birbirimizden ve Yaradan’dan ayrılığımızı ifşa eder. Bu koşulların ötesinde, onları silerek ya da düzelterek değil, onlara rağmen aramızda bağ köprüleri kurarak, aramızda bir bağ yaratmalıyız. Islahın özü budur.

Bu süreçte, sol çizgiye (yukarıdan uyandırılan koşullar), sağ çizgiye (üst ışığın yardımıyla bizim tarafımızdan uyandırılan ıslahlar) ve bu iki çizginin birleştiği ve ortak bir sonuç ürettiği orta çizgiye yani Yaradan’a olan tutunmamıza sahip olacağız.

Duyularımızın Sınırlarını Genişletin

Soru: Yaradan hissinin bizlere bilgi, edinim ve bağlanmaktan sonra geldiğini ve daha sonra bize bağlı olan bu gücü doğal olarak ifşa ettiğimizi söylediniz. Bu duyguya ulaşmak için ne tür bir çalışma yapmalıyız?

Cevap: Algımızın sınırlarını genişletmeye çalışırız ki daha büyük bir Yaradan hissiyle dolsunlar. Başarabileceğimiz şey budur ve Yaradan bu süreçte bize yardımcı olur.

Soru: Kişi Yaradan’ı hissetmenin sınırlarını nasıl genişletebilir?

Cevap: Deneyin. Tıpkı dünyamızda tüm duyularınızı kullanarak bir şeyi anlamaya, duymaya veya görmeye çalıştığınızda olduğu gibi, Yaradan’ın içinizdeki tezahürünü her seferinde daha geniş bir şekilde algılamaya başlarsınız.