Mutluluk Tüm Hastalıklara Çaredir
Soru: Bir insanın temas ettiği kişi sayısı arttıkça, bir hastalığa yakalanma ve hastalanma riskinin de artması beklenir. Ancak araştırmalar, diğer insanlardan izole bir şekilde yaşayan bir kişinin hastalıktan ölme ihtimalinin çok daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bu çelişki neden ortaya çıkar?
Cevap: İnsanlık tarihinde, Avrupa’da korkunç salgınların yaşandığı dönemler olmuştur. İnsanlar şehirlerde çok yoğun yaşadıkları için bu salgınlar gerçek felaketlere yol açmış ve milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine neden olmuştur. Eğer bir kişi uzak bir köyde yaşıyorsa, bir salgından kaçma şansı daha yüksek olurdu.
Ancak günümüzde insanlık bu büyük salgınlar çağını çoktan geride bırakmıştır. Son araştırmalar, günümüzde bağ ve mutluluk duygusunun tüm sorunların ve hastalıkların üstesinden gelebilecek kadar güçlü olduğunu göstermektedir. Sonuçta artık farklı bir çağda yaşıyoruz.
Bir üniversitede yapılan bir araştırma hakkında okumuştum. Araştırmaya, son derece ağır kanser türlerinden mustarip üç ergen katılmıştı. Onlara hayatta ne istedikleri soruldu ve istedikleri her şeyin gerçekleştirileceği söylendi. Çocuklardan biri bir uçağın pilot kabininde uçmak istedi, kızlardan biri ise kraliçe olmak istedi. Bu dileklerin hepsi yerine getirildi.
Kız için üniversitede kraliyet tarzında bir karşılama düzenlendi. Tarihî kostümler giymiş öğrenciler ona kraliçeye yakışır şekilde saygı gösterdiler. Bunun ardından hastaların durumlarının %80 oranında iyileştiği tespit edildi.
Elbette tüm hastalıkları yalnızca bu yöntemle tedavi etmek mümkün değildir. Hastalıklar, vücutta hangi sistemlerin etkilendiğine bağlı olarak farklı seviyelerde ortaya çıkar: cansız, bitkisel, hayvansal ve insan seviyesinde. Ancak özellikle kanser, bu tür etkilere oldukça duyarlıdır ve mutluluk duygusu karşısında geri çekilir. Mutluluk, en umutsuz koşullarda bile iyileştirici bir etkiye sahiptir.
Bu tür durumlarda doktorlar hastalara, hoşlandıkları şeyleri yapmalarını tavsiye eder: seyahat etmek, şarap içmek, hayatın tadını çıkarmak. En iyileştirici olan şey ise kişinin çevresinden gördüğü destektir—sevgi, yardım ve korunma duygusu. Sorun şu ki, insanlar çoğu zaman tam tersini yapar; hastaya acımaya başlar ve onunla ağlarlar. Bunu yaptıklarında, onu adeta hemen toprağa gömmüş olurlar.
Ne kadar çok gelişir ve tüm yaşamımızı, tüm evreni ve varoluşumuzun bütün seviyelerini ayakta tutan güçle bağ kurarsak, mutluluk duygusu aracılığıyla tüm sorunları iyileştirmeyi o kadar iyi öğreniriz. Ve mutluluğun yalnızca bağ kurma içinde elde edildiğini anlayacağız.
Yani her şeyden önce birliğe ihtiyacımız vardır. Birleşerek aramızdaki bağı ortaya çıkarırız; bu bağın içinde bizi birleştiren ve bize mutluluk duygusu veren gücü hissederiz. Ve bu mutluluk duygusu aracılığıyla tüm sorunları iyileştiririz.


