Gerçeklikten Kaçış

Soru: İnsanın gelişmesi ve değişmesi gerektiğini söylüyorsunuz. Bazı insanlar dünyada neler olup bittiğini ve nedenini akıllıca açıklayabiliyor. Bazı dinler bunu şöyle açıklıyor: “İnsanlar Tanrı’ya inanmadığı için Tanrı onları cezalandırır.” Bu kadar çok zeki insan arasından nasıl öne çıkabiliyorsunuz?

Cevap: Öne çıkmayacağım.

Yorum: Ama insanların gerçeği bilmesini istiyorsunuz.

Cevabım: Söyleyeceklerimi söylerim, fakat başkalarını eleştirmek istemem. Sebep–sonuç olgularının ciddi biçimde analiz edilmesini ve sorgulanmasını arzulayan bir kişi, bende rasyonel bir tohum görecektir, diğer herkeste ise onların başarısızlıklarını görecektir.

Yorum: Birçok insan Budizm’e geçiyor. Budizm’de huzur bulacaklarını düşünebilirler.

Cevabım: Böyle düşünebilirler; birkaç yıl orada otururlar ve sonra akılları başlarına gelir, çünkü bir çözüm bulamayacaklardır. Onların çözümü bu dünyadan kopmak, nirvanaya ulaşmak ve her şeyden elini eteğini çekmektir.

Budistlerin mutlu olduğu bir örneği nerede görüyoruz? Hindistan’da (kast sistemi ve bölünmüşlükle, insanların sefalet içinde yaşadığı ve herkesin ekmek parası için savaştığı ve sokaklarda dolaşan kutsal ineklere taptığı bir ülkede) böyle yaşamamız gerektiğine dair bir örnek nerede görüyoruz? En azından bu hayattan bir kaçış yolu bulup illüzyonlara kapılmaları mı? Yoksa ruhları yakıp ardından Ganj Nehri’nde mumlarla aydınlatılmış tekneler salma inanışları mı?

Bunda hiçbir şey görmüyorum, ne devlet yapılarında ne de “sevgi” diye bağırırlarken birbirleriyle olan ilişkilerinde. Kast sistemlerinde başkasına elini bile uzatamayacağın, başka bir kasttan biriyle evlenmenin mümkün olmadığı; bu kadar yoksulluğun, sınıflar arasında böyle bir ayrımın olduğu bir yerde nasıl bir sevgiden söz edilebilir?

Hangi konularda örnek olabilirler? Gerçeklikten kaçış konusunda.

Ne yazık ki, bu ögeye yorum yapma özelliği kapatılmış.

"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

Önceki yazı: