Kendimizi Geliştirmek
Yukarıdan yönetildiğimizi ve bunun bir oyun gibi olduğunu anlamamız gerekiyor. Şu anda, gerçeklikte en önemli unsur olduğumu hissediyorum. Ama bu his, önceden belirlenmiş bir programdan başka bir şey değildir.
Aslında bende özel ya da önemli bir şey yoktur. Bu şekilde yaratıldım ki, “içimde” çok önemli bir şey gibi hissettiren şeye doğal olarak özen göstereyim, oysa bu içsel algı bana dışarıdan göründüğünden daha yabancıdır.
İçimde sürekli kendime odaklanmamı sağlayan yerleşik bir program var. Otomatik olarak sadece kendimle ilgilenerek çalışıyorum, neredeyse bir robot gibi. Bu nedenle görev, bu iç programı ayırt etmek, gerçeğe ne kadar zıt olduğunu görmek ve ardından bilinçli olarak çaba yoluyla inşa ettiğimiz dış bir programa geçmeye çalışmaktır.
Bu, yaratılış eylemine geri döndüğümüz ve Yaradan yerine, O’nun ışığının gücüyle, tıpkı Yaradan’ın bizi mevcut arzularımızla ilgili olarak programladığı gibi, kendimizi dışsal arzularımızla (Kelim) ilgili olarak yeniden programlamaya başladığımız anlamına gelir.
Bu şekilde, Yaradan’la aynı eylemi gerçekleştiririz. Yaradan’ın çalışmasını inceler, gerçeklik üzerinde kontrol elde eder, bilgelik kazanır ve gerçekliği Yaradan’ın algıladığı biçimde görmeye başlarız.
Bu çalışma “mantık ötesi” olarak adlandırılsa da aklı reddetmez. Aksine, Yaradan’ın içimde oluşturduğu şeyi sürekli kontrol ederim ve sonra aynı formu dışa doğru uygularım. Ama önce egomu adım adım dikkatlice incelemeliyim çünkü tam olarak aklın içinden mantık ötesine geçebilirim.
Yaradan beni sürekli kendimi düşünmem için programladı. Ama şimdi kontrol ediyorum ve bunun ne kadar yapay ve temelsiz olduğunu, hiçbir fayda sağlamadığını, hatta zarar verdiğini ifşa ediyorum.
Buradan programın yönünü tersine çevirmeyi; içe dönük alımdan dışa dönük ihsan etmeye geçmeyi öğreniyorum.
"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

