Bu Mutluluktur
Soru: Sürekli iyi bağlardan, insanların birbirine daha yakınlaşması gerektiğinden bahsediyorsunuz. Peki ya herkes şöyle dese: “İşte, elimde bir parça kil var.” Ve her biri şunu söylese: “Benim de var, bende de bir tane. Hadi kendimize küçük bir ev yapalım.” Bu işe yarar mı, yaramaz mı?
Cevap: Hayır.
Soru: Yaramaz mı?
Cevap: Bu kil parçasında neyin eksik olduğunu anlamalısınız. Eksik olan, tüm parçaların, herkesin, herkesin içsel bağıdır. Ve sonra, kalplerimizin birleşmesinde, Yaradan’a benzer olan, Adem denilen koşula geri döneriz.
Soru: Ne konuda benzerdi?
Cevap: Parçalanmadan önce, milyarlarca parçaya bölünmeden önce, bu bir melekti. Yani, Yaradan ile birlikte mükemmel bir dünya için gerekli her şeyi gerçekleştiren, mutlak anlamda iyi, mutlak anlamda doğru, erdemli bir niyet.
Soru: Bu herkes için tek bir niyet miydi? Tek bir ruh gibi mi? Bunu söyleyebilir miyiz? Tüm ruhlar tek bir ruha mı karıştı?
Cevap: Evet.
Soru: Başlangıçta var olan şeyden bahsediyorsunuz, sonra her şey parçalara ayrıldı ve ruhun parçaları, dedikleri gibi, bu dünyamıza düştü. Ve o koşula geri dönmeliyiz, değil mi?
Cevap: Evet. Parçalanmış bir koşulda olduğumuzu ve birleşik bir koşula geri dönmemiz gerektiğini anlamalıyız. İşte buna her birimizin sahip olduğu kil parçalarını bir araya getirmek denir.
Soru: “Kil parçalarını bir araya getirmek” derken neyi kastediyorsunuz?
Cevap: Birleşme, bağ, kalplerin birleşmesi.
Soru: Öyleyse mutluluğu şekillendirmemiz gereken malzeme bu mu?
Cevap: Evet.
Soru: Ve ancak o zaman mı mutluluk olacak?
Cevap: Ve sonra Yaradan’ın amaçladığı şey gerçekleşecektir.
Soru: Peki O, bizim mutlu olmamızı mı amaçladı?
Cevap: Elbette!
Soru: Sizce, Yaradan’ın anlayışına göre mutluluk nedir?
Cevap: Yaradan’ın anlayışına göre mutluluk, herkesin tek bir arzuya, tek bir eyleme bağlanmasıdır; aramızda hiçbir kopukluk hissetmediğimiz zamandır. İşte o zaman deneyimlediğimiz şeye mutluluk denir. Mutluluğun tanımı budur.
"Kabala ve Hayatın Anlamı" Yorumlar RSS Feed

